VII. Ünite: Tiyatro

Tiyatro

Bir sahnede, belli bir seyirci topluluğunun önünde oyuncular tarafından canlandırılan ve bunun için yazılmış edebi türdür. Bu eserlerde örgü, zaman, yer, çatışma ve kişiler temel unsurlardır.

  • Anlatım genellikle diyalog şeklindedir.
  • Olayların gelişimine gire ana bölümler yani perde ve bu ana bölümlerin içindeki küçük bölümler yani sahne denir.
  • Oyuncular metindeki yazıları kendi tarzlarına ve kabiliyetlerine göre canlarıdırlar.
  • Modern tiyatroda efekt, ışık vb. Uygulamalar; metin çerçevesinde yazar, yönetmen, yapımcı, oyuncu, tasarımcı ve teknik ekibin iş birliğiyle gerçekleştirilir ve yorumlanır.

1. CUMHURİYET DÖNEMİ

  • Bu dönemde diğer yıllarda gelişen tiyatro bu dönemde de açılan devlet konservatuvarları , devlet tiyatroları, şehir tiyatroları ile güçlenerek devam etmiştir.

a. 1923-1950 arası

  • Bu dönemde tiyatro daha çok, Cumhuriyet değerlerinin halka aktarılmasında araç olarak kullanılmıştır.
  • Batı alanında gelişmek istenilen konular halka tiyatro yardımı ile iletilmiştir.
  • Konu: Batılılaşma, Türk tarihi, Kurtuluş Savaşı, eski ve yeni yaşam biçimlerinin çatışması…

Musahipzade Celal, Fermanlı Deli Hazretleri; İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci, Hisse-i Şayia; Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu, İnanmak; Reşat Nuri Güntekin, Taş Parçası; Nahid Sırrı Örik, Sönmeyen Ateş; Faruk Nafiz Çamlıbel, Akın…

b. 1950-1980 arası:

  • Bu dönemde tiyatro teknik acıdan ilerleyip, işlenen konu bakımındansa çeşitlenmiştir.
  • Bu dönemde sadece yerli oyunların aksine hem çeviri oyunlar hem de uyarlama olan müzikli oyun türünde eserler verilmiştir.
  • Dil yalındır.
  • Konular genellikle, yurt sorunları, kadının toplum yaşamındaki yeri, köy, töre, kuşak çatışması vb.
  • Bu dönemde yazılan bazı tiyatrolar: Ahmet Kutsi Tecer, Koçyiğit Köroğlu; Cevat Fehmi Başkurt, Buzlar Çözülmeden; Adalet Ağaoğlu, Çatıdaki Çatlak: Orhan Asena, Hürrem Sultan…

2. DÜNYA EDEBİYATI

  • İlk tiyatro örneği, Eski Yunanda görülmüştür. Bunlar: Aiskhylos, Zincire Vurulmuş Prometheus; Sophokles, Kral Oidipus.
  • İngiliz Edebiyatında: Shakespeare, Romeo ve Juliet; George Bernard Shaw, Kırgınlar Evi; Samuel Beckett, Mutlu Günler.
  • Fransız Edebiyatında: Racine, Andromaque; Corneille, Le Cid; Moliere, Cimri; Victor Hugo, Herani.
  • Alman Edebiyatında: Schiller, Wilhelm Tell; Goethe, Faust.
  • Rus Edebiyatında: Gogol, Müfettiş; Çehov, Üç Kız Kardeş.

DİL BİLGİSİ

ANLATIM BOZUKLUĞU

BÖLÜM -2-

1. Yüklem Eksikliği

  • Genellikle sıralı cümlelerde olur. Bir yüklemin iki cümleyi de karşılayamıyor durumunda olur.

ör. Yaptıklarıyla bize zarar mı veriyor yarar mı anlamadık.

– Yaptıklarıyla bize zarar mı veriyor yarar mı sağlıyor anlamadık.

ör. Tiyatroyu az, sinemayı hiç sevmez.

– Tiyatroyu az sever, sinemayı hiç sevmez.

2. Özne Eksikliği

ör. Sınıfta kargaşa yok, bugün oldukça sakin.

– Sınıfta kargaşa yok, sınıf bugün oldukça sakindir.

ör. Vatandaşın en büyük güvencesi basındır ve ondan çok şey beklemektedir.

– Vatandaşın en büyük güvencesi basındır ve vatandaş ondan çok şey beklemektedir.

3. Nesne Eksikliği:

ör. Ne zaman buradan uzak kalsam hemen özlüyorum.

– Ne zaman buradan uzak kalsam burayı hemen özlüyorum.

4. Tümleç Eksikliği

  • Dolaylı, Zarf, Edat tümleci söylenmediğinde meydana gelir.

5. Ek Eylem Eksikliği

  • -dır, -dir ek eyleminin düştüğü sıralı veya bağlı cümleler de meydana gelir.

ör. Becerikli bir insan fakat yaptığı işi yarım bıraktı.

– Becerikli bir insandır fakat yaptığı işi yarım bıraktı.

ör. Pizza çok lezzetli ama sıcak değildi.

– Pizza çok lezzetliydi ama sıcak değildi.

6. Zaman ve Kişi Uyumsuzluğu

ör. Abim müzik dinliyor, biz televizyon izliyorduk.

* Burada “dinliyor” basit zamanlı fakat “ izliyorduk” birleşik zamanlıdır. Bir zaman uyumsuzluğu söz konusudur.

7. Eklerin Yanlış Kullanımı

ör. Fabrika, yıkanılabilir duvar kağıtları üretiyor.

* “Yıkanılabilir” değil de “yıkanabilir” denmeli.

ör. Koca çocuk konuşmasını bilmiyor.

Eğer “- ması, -mesi” yerine “-meyi” getirilebiliyorsa, anlatım bozukluğu vardır.

8. Çatı Uyuşmazlıkları

ör. ehrimiz iyi tanıtılmasıyla turist sayısında artış sağladı.

* Yüklem ve yan cümlecikteki yüklemler etken – edilgenlik bakımından bir olmalı.

– Şehrimizin iyi tanıtılmasıyla turist sayısında artış sağlandı.

9. Tamlama Yanlışları
  • Belirtili isim tamlamalarının arasına sıfat girebilir fakat belirtisiz isim tamlamalarının arasına sıfat giremez.

ör. Sağlık Eski Bakanı

Eski Maliye Bakanı

ör. O binayı ne gördüm ne de yerini bilirim.

– O binayı ne gördüm ne de o binanın yerini bilim.

* Burada tamlayan eksikliğinde kaynaklı bir anlatım bozukluğu söz konusudur.

10. Özne-Yüklem Uyuşmazlığı

Ben -> Sen , Ben -> O , Ben -> Onlar: BİZ

Sen -> O , Sen -> Onlar: SİZ

ör. Annem ve ben seni burada bekleyeceğim.

– Annem ve ben seni burada bekleyeceğiz.

11. Tekillik- Çoğulluk

  • Hangi durumlarda tekil hangi durumlarda çoğul kullanılacağına oluşan anlatım bozukluğudur.

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı