V. Ünite: Tiyatro

CUMHURİYET DÖNEMİ

** 1950’li yıllardan sonra, sanat ve edebiyatta yenilikler oluşmaya başlamıştır.

  • Bu dönemde tiyatro türünde artış görülmüştür.
  • Bireyin iç dünyasını esas olan konulardansa toplumsal konulara yöneliş görülür ve tiyatronun konusunda genişlemiştir.
  • Kahramanlar her kesimden olabilir; tüccar, asker, kadın, erkek, memur, politikacı ve köylü tiplerine yer verirler.
  • Yaşamın somut gerçeklerine dayandırılmaktadır; dil bakımından sade, yalın ve somut bir anlatım vardır.
  • Bu dönemdeki bazı tiyatro yazarları şunlardır:  Orhan Asena, Güngör Dilmen, Vedat Nedim Tör, Cevat Fehmi Başkut, A. Turan Oflazoğlu, Turgut Özakman, Refik Erduran, Necati Cumalı, Recep Bilginer, Sabahattin Kudret Aksal…

** 1960’lı yıllardan sonra, absürt tiyatro anlayışı görülmektedir.

  • Bu anlayışta konular umutsuzluk, korku, anlamsızlık, topluma ve kendine yabancılaşan insanlardır.
  • Geleneksel tiyatro ile absürt tiyatro arasındaki farklar şunlardır: Gerçekçi zaman ve mekan unsurlarının bazen terk edilmesi, neden-sonuç ilişkisinin arka plana itilmesi, kronolojik zamanın kırılması ve soyutlamalara başvurulması.
  • Eserlerde mizahi ögelere yer verilir.
  • Şiirsel bir dil kullanıldığı da olur.
  • Bu anlayış çerçevesinde tiyatro yazanlar: Güngör Dilmen, Melih Cevdet Anday, Aziz Nesin, Sermet Çağan, Ferhan Şensoy.

Temel Tiyatro Terimleri

– Adaptasyon: Eski bir yapıtı, çevrilen dilin konuşulduğu çevrenin yaşayışına, inançlarına uydurma, uyarma.

– Aksesuar: Tiyatro ve sinemada konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan çeşitli eşya.

– Dekor: Herhangi bir sahneyi ve özellikle tiyatro sahnesini oluşturan eşyaların topu.

– Diyalog: Bir oyunda iki ya da daha çok kimsenin karşılıklı olarak konuşmasına denir.

– Figüran: Tiyatrolarda, konuşması olmayan ya da çok az olan rolle çıkan kimseye denir.

– Jest: Rol gereği konuşurken ya da hareket eden el, kol ve baş ile yapılan belirli anlamlı davranış.

– Kostüm: Oyun gereği giyilen kıyafetlere denir.

– Kulis: Tiyatroda sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm.

– Makyaj: Oyuncuya rolüne uygun bir yüz şekli vermek amacıyla yapılır.

– Mimik: Oyuncunun duygu ve düşüncelerinin yüz ifadeleriyle yansıtma şeklidir.

– Monolog: Oyunda tek bir kişinin kendi kendine yaptığı, dışa verilen iç sese denir.

– Perde: Tiyatro eserinin büyük bölümlerinden her biri.

– Piyes: Oyun.

– Replik: Tiyatro eserinde her oyuncu tarafından canlandırılacak ayrı konuşmalar, söyleyecekleri sözlerdir.

– Rol: Tiyatroda canlandırılan kişiliğin gerçekleştirdiği davranışlar ve sözleridir.

– Sahne: Bir tiyatroda metinde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim.

– Suflör: Perde gerisinde oyunu metinden takip eden ve unutulan sözleri fısıldama yoluyla oyunculara hatırlatan kişilerdir.

– Tirat: Oyunda kişilerin birbirlerine karşı söylediği  uzun soluklu ve coşkulu olan sözlerdir.

– Tuluat: Metin dışı, o an akla geldiği gibi hareket edilmesi, söz söylenmesidir. Doğaçlamadır.

Kısa Oyun Yazma Aşamaları

5 adet aşaması vardır;

1. Hazırlık, bu aşamada konu ve temanın belirlenmesinin yanı sıra kişi ve bu kişilerin özellikleri de belirlenmelidir.

2. Planlama, bu aşamada sahne belirlenmeli ve buna bağlı olarak dramatik örgü ve çatışma da belirlenmelidir.

3. Taslak metin oluşturma, bu aşamada dekor ve kostüm ile ilgili ayrıntılar netleştirilmeli, hareketlere ait betimlemeler tamamlanmalı ve diyalogmonolog bölümleri oluşturulmalıdır.

4. Taslak metnin geliştirilmesi ve düzenlenmesi aşamasında metnin kendi içindeki tutarlılığının yanın sıra yazım ve noktalama hataları düzeltilmelidir.

5. Yazılan metini paylaşma.

12. Türk Dili ve Edebiyatı