29 Ekim Cumhuriyet'in İlanı Konuşması

ÇANAKKALEDEN CUMHURİYETE

Bugün; Türk’ün ulusal savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin …. yıldönümünü kutlamanın ve mukaddes şehitlerimizin Şehitler Günü’nü idrak etmenin onurunu ve gururunu yaşamaktayız. Çanakkale Zaferi; dünya literatüründe bir dönüm noktasının yaşandığı, güç dengelerinin tamamen değiştiği, olayların akışı üzerinde Türk Milletinin belirleyici ve aktif bir rol oynadığı ve de Kurtuluş Savaşımızın ilk meşalesinin tutuşturulduğu, yüce Türk Milletinin Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kahramanlık ve fedakarlıklarının doruk noktasına ulaştığı bir prestij ve azmin mücadelesi olmuştur.

Zaferler, olumlu, yararlı ve onur verici bir sonuç olmanın yanında bir başlangıç da sayılır. Çanakkale’de yapılan çetin savaşlar sonunda kazanılan zafer ayrıca incelenmesi gereken mutlu bir sonun başlangıcıdır. Çağın en modern ve ileri teknolojisiyle donatılmış olan güçlü düşman donanmasının kıyıya ateşlediği top mermilerinin düştüğü yerden bir Mustafa Kemal fışkırmıştır. Evet, bu büyük asker rütbesinin çok çok üstündeki birliklere başarıyla komuta ederek, bir anlamda Çanakkale’de doğmuştur. Milletimiz bu büyük insanı ilk kez Anafartalar’daki başarısıyla, güvenilirliği ile tanıma şansını yakalamıştır. Çanakkale Savaşları, Mustafa Kemal’e de büyük yararlık sağlamış, birliklerinde çarpışan Mehmetçiklerin yiğitliğine, cesaretine, başarı ve inancına çok yakından tanık olmuştur. Bu savaşlar Mustafa Kemal’in Anadolu insanıyla kucaklaştığı, kaynaştığı yerdir.

Birinci Dünya Savaşını galip bitirmek isteyen ve gemileriyle Çanakkale Boğazını geçip İstanbul’u almak isteyen düşman kuvvetlerine karşı kahraman ordumuz, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar boyunca devam eden bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlarda, düşman donanmaları çok ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili kısmı, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle Türk topçusu karşısında ağır kayıplar vermesiyle sonuçlanmıştır.

Çanakkalede yenilen düşman, Mondros Mütarekesi’nden sonra kovulduğu bu topraklara yine işgalci zihniyetle dönmüştür. İşgal kuvvetleri Anadolu’da Çanakkale’de kurmay yarbay olarak tanıdıkları Mustafa Kemal’i bu kez karşılarında, halkıyla bütünleşmiş, kaynaşmış bir başkomutan olarak buldular. Çanakkale Savaşları’nın Türkiye’nin geleceği açısından doğurduğu sonuç Mustafa Kemal gerçeğidir.

Ulusumuzun bağrından yetişen bu büyük önder, ilk kez Çanakkale siperlerinde parlamış, ulusun güvenini kazanmış, ümidi olmuştur. Adım adım ilerleyerek milletimizi önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birliğinde toplamış, düşmanı İzmir’de denize dökünce tek kurtarıcı olarak kendini kanıtlamıştır. Türk Milleti Çanakkale’den Mustafa Kemal’le birlikte çıktığı yolu, sonuna kadar O’nun izinden giderek bütünlemiş, sonuçta lâyık olduğu Cumhuriyet yönetimine ulaşmıştır. Çanakkale’de askerlerine: “Ben size taarruz emretmiyorum! Ölmeyi emrediyorum!” diyen güçlü ses, 29 Ekim 1923te TBMM kürsüsünden şöyle yankılanmıştır: “Türkiye Devletinin yönetim şekli Cumhuriyettir!”

Bu duygularla, bizlere bu büyük zaferin gururunu armağan eden, başta Ebedi Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun silah arkadaşları olmak üzere; bu mücadeleye iştirak eden büyük Türk ordusunun kahraman mensuplarını, onu her şeyiyle destekleyen aziz Türk Milletini ve vatanları uğruna hayatlarını feda eden bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor, ruhlarınız şad olsun diyorum…

29  Ekim 1923 Cumhuriyetin İlanı