6. Ünite: Tiyatro

TİYATRO

  • Bir sahnenin üstünde ve belli bir seyircinin önünde gerçekleşen, oyuncular tarafından canlandırılan karakterlerle ortaya çıkan oyundur.
  • Konusu bakımından günümüzden, tarihten, mitolojiden alabilir.
  • Karşılıklı konuşma şeklinde gerçekleşir.
  • Tarihi açısından Eski Yunan da ortaya çıkan tiyatronun ilk amacı Dionysos adlı tanrıları adına yaptıkları dini törenlerdir.
  • Türkiye’de 1969 Tanzimat’a kadar Anadolu’da köy seyirlik oyunları, Karagöz, Meddah gibi oyunlar vardır fakat dediğimiz gibi Batılı anlamda tiyatro Tanzimat ile gelmiştir ve ilk yazılan tiyatro Şinasi taraşından yazılan Şair Evlenmesi olup, ilk oynanan tiyatro ise Namık Kemal’in yazdığı Vatan Yahut Slistre’dir.

Tiyatro Türleri

1. Trajedi (Tragedya)

  •  Eski Yunanda ortaya çıkmıştır ve konusu yine tarih ve mitolojiden alır; seyircilerde korku, heyecan ve acıma hissi uyandıran modern tiyatro türüdür.
  • Genellikle üst tabakaya hitap eden yani eğitimli ve soylu insanlarla hitap eder.
  • Yaralama, öldürme gibi sahneler seyirci önünde gerçekleştirilmez; çirkin ve kaba sözlere yer verilmez.
  • 5 perdeden oluşur ve bu perdeler aralıksız oynanır.
  • Üç birlik kuralına uyar. (Eserin tek olay, tek gün ve tek mekanda gerçekleşmesidir.)
  • Koro ve diyalog bölümleri vardır.
  • Bu türün en önemli temsilcileri şu kişilerdir: Yunan edebiyatında Euripides, Aiskhylos, Sophokles Fransız edebiyatında; Racine, Corneille’dir.

2. Komedi (Komedya)

  • Genellikle kişilerin ve toplumun aksayan yönlerini güldürü yolu ile yansıtan eserlerdir.
  • Bu tür eserlerde korkaklık, cimrilik gibi davranış tarzları seyirciye abartılarak gösterilir, burada amaç seyirciyi güldürürken düşündürmektir. Burada öldürme yaralama gibi sahneler seyirci önünde gerçekleşirken, kaba ve argo sözlere de yer verilir.
  • Koro ve diyalog bölümlerinden oluşup, manzum bir eserdir.
  • Üç birlik kuralına uyulur.
  • 5 perdeden oluşur ve bu perdeler aralıksız olarak oynanır.
  • Yunan edebiyatında Aristophanes Fransız edebiyatında; Moliere’dir.

3. Dram

  • Acıklı ve gülünç yönleri bir bütün olarak yansıtan edebiyat türüdür.
  • Romantizm akımının 18. yüzyılda Klasisizm akımının akla ve sağ duyuya verdiği öneme tepki olarak duygu ve hayale önem vermesiyle oluşmuştur.
  • Öldürme ve yaralama gibi olaylar seyirci önünde canlandırılıp, argo ve kaba sözlere yer verilir.
  • Bu tür eserlerde kişiler tek yönlüdür ya bütünüyle iyi ya da bütünüyle kötüdür.
  • Üç birlik kuralına uyulmaz
  • Nazım ve nesir şeklinde yazılabilir ve perde sayısı yazara bırakılmıştır.
  • İlk örneğini William Shakespeare’in verdiği daha sonra Fransız sanatçı Victor Hugo dramın ilkelerini belirlemiştir.
Tiyatronun Yapı Unsurları: 5 adet unsuru vardır
  • Dramatik Örgü: Olay örgüsü de denebilir. Tiyatroda her olay, seyirciye ulaştırılmak istenen bir bütünün parçasıdır.  Bu bütün farklı farklı olayların birbiri arasında neden-sonuç ilişkisi ile birbirine bağlanması ile oluşur. Dramatik örgü perde, sahne vb. bölümlemeler etrafında düzenlenir.
  • Yer (Mekan): Tiyatroda gerçekleşen olayların geçtiği çevredir. Tiyatroda mekan dekorlar yolu ile gösterilir yani tiyatroda mekan işlevsiz değildir. Oyunun en iyi şekilde anlaşılması için mekan-zaman-olay ilişkisi göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Zaman: Tiyatroda oynanan oyunun başlangıcından bitişine kadar geçen süredir.
  • Çatışma: Olay örgüsünün gelişmesi sırasında ortaya çıkan, kişiler arasındaki iç ve dış mücadeleler, anlaşmazlıklardır. Bu çatışmanın oluşmasında bazı etkenler söz konusudur bunlar: Sosyal statü, ekonomik durum, psikolojik yapı, eğitim ve kültürdür.
  • Kişiler: Tiyatroda olayların oluşmasını sağlayan ve çatışmaları gerçekleştiren insanlardır. Eserde aktarılmak istenen iletinin izleyiciye ulaşmasındaki temel etken kişilerdir. Tiyatrodaki kişilerin kimi birinci derece önemli kişi olurken kimi ikinci derece kişi olur.
Temel Tiyatro Terimleri
  • Adaptasyon: Eski bir yapıtı, çevrilen dilin konuşulduğu çevrenin yaşayışına, inançlarına uydurma, uyarma.
  • Aksesuar: Tiyatro ve sinemada konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan çeşitli eşya.
  • Dekor: Herhangi bir sahneyi ve özellikle tiyatro sahnesini oluşturan eşyaların topu.
  • Diyalog: Bir oyunda iki ya da daha çok kimsenin karşılıklı olarak konuşmasına denir.
  • Figüran: Tiyatrolarda, konuşması olmayan ya da çok az olan rolle çıkan kimseye denir.
  • Jest: Rol gereği konuşurken ya da hareket eden el, kol ve baş ile yapılan belirli anlamlı davranış.
  • Kostüm: Oyun gereği giyilen kıyafetlere denir.
  • Kulis: Tiyatroda sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm.
  • Makyaj: Oyuncuya rolüne uygun bir yüz şekli vermek amacıyla yapılır.
  • Mimik: Oyuncunun duygu ve düşüncelerinin yüz ifadeleriyle yansıtma şeklidir.
  • Monolog: Oyunda tek bir kişinin kendi kendine yaptığı, dışa verilen iç sese denir.
  • Perde: Tiyatro eserinin büyük bölümlerinden her biri.
  • Piyes: Oyun.
  • Replik: Tiyatro eserinde her oyuncu tarafından canlandırılacak ayrı konuşmalar, söyleyecekleri sözlerdir.
  • Rol: Tiyatroda canlandırılan kişiliğin gerçekleştirdiği davranışlar ve sözleridir.
  • Sahne: Bir tiyatroda metinde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim.
  • Suflör: Perde gerisinde oyunu metinden takip eden ve unutulan sözleri fısıldama yoluyla oyunculara hatırlatan kişilerdir.
  • Tirat: Oyunda kişilerin birbirlerine karşı söylediği  uzun soluklu ve coşkulu olan sözlerdir.
  • Tuluat: Metin dışı, o an akla geldiği gibi hareket edilmesi, söz söylenmesidir. Doğaçlamadır.
Kısa Oyun Yazma Aşamaları: 5 adet aşaması vardır.
  1. Hazırlık, bu aşamada konu ve temanın belirlenmesinin yanı sıra kişi ve bu kişilerin özellikleri de belirlenmelidir.
  2. Planlama, bu aşamada sahne belirlenmeli ve buna bağlı olarak dramatik örgü ve çatışma da belirlenmelidir.
  3. Taslak metin oluşturma, bu aşamada dekor ve kostüm ile ilgili ayrıntılar netleştirilmeli, hareketlere ait betimlemeler tamamlanmalı ve diyalog-monolog bölümleri oluşturulmalıdır.
  4. Taslak metnin geliştirilmesi ve düzenlenmesi aşamasında metnin kendi içindeki tutarlılığının yanın sıra yazım ve noktalama hataları düzeltilmelidir.
  5. Yazılan metini paylaşma.
DİL BİLGİSİ

Zarflar: Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların ve görevce kendine benzeyen sözcüklerin anlamlarını çeşitli yönlerden kuvvetlendiren ya da sınırlayan sözcüklere denir.

  • Zor geçinen ailelere yardım etti.
  • Onun için pek güzel sözler sarf etmedi.

a. Durum Zarfı: ‘’Nasıl?’’ sorusunun sorulması ile bulunur. Fakat bazı sözcüklere bu soruya cevap vermeden de durum zarfıdır: elbet, mutlaka, belki, galiba, sanırım, herhalde, keşke, umarım, bari, asla, mutlaka..

  • Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma.
  • Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım.

b. Zaman Zarfı: ‘’Ne zaman?’’ sorusunun cevabı olan sözcüklerdir.

  • Geçen ay sokağımıza taşınan gençler, bu akşam bize yemeğe geliyor.
  • Kuzenim bize gelince oyunlar oynadık.

c. Yer-Yön Zarfı: ‘’Nereye?’’ sorusunun sorulmasıyla bulunur ve çekim eki almazlar.

  • Yağmur başlayınca içeri girdiler.
  • Kahvaltıdan sonra sokağa çıktı.

d. Nicelik Zarfı: ‘’Ne kadar?’’ sorusunun cevabı olan sözcüktür.

  • Bu tabloyu çok beğendim.
  • Çok ağır sözler söyledi.

e. Soru Zarfı: Fiili soru yoluyla belirtir.

  • Beni durakta ne kadar beklediniz?
  • Neden daha önce anlatmadın bana?
9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı

6. Ünite: Tiyatro