I. ÜNİTE: GİRİŞ

Edebiyat Kavramı: Çoğunlukla ‘’olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı’’ şeklinde tanımlanan edebiyatın kökeni Arapça ‘’edep’’ kelimesidir. Bundan dolayı edebiyatla ahlaki değer arasında ilişki kurulmuştur. Ayrıca günümüzdeki anlamıyla ilk Şinasi kullanmış olup 4 farklı şekilde de açıklanabilir. Fakat bu tanımlarda edebiyatı tanımlamakta yeterli değildir.

  1. Düşünce, duygu, olay ve imgeleri, etkili ve güzel bir biçimde anlatan söz sanatı. ( Bu tanım aynı zamanda edebiyatın konusunu, kullandığı aracı ve bunun kullanış biçimini vermektedir.)
  2. Bu sanatın ilkelerini, kurallarını ve bu yolda oluşturulmuş ürünleri inceleyen bilgi dalı.
  3. Bir çağda bir dilde yaratılmış sözlü veya yazılı, sanat değeri taşıyan yapıtların bütünüdür.
  4. Herhangi bir bilim dalı ile ilgili yazı veya yapıtların tümü.
Edebiyat kuramları ve anlayışları:
  • Sanatı bir yansıtma olarak görenlere göre edebiyat, dünyaya tutulmuş bir aynadır; toplumu gerçekliği yansıtır. Dolayısıyla da insanı yaşamı açıklar. Bu görüşe göre edebiyat yapıtının değerlendirilmesinde 2 ölçüt vardır: Gerçekliğin yansıtılışındaki başarı ve okur ya da toplum düzenindeki etkinliği.
  • Anlatımcılar ise sanatçının duygularının dile getirilmesinin, aktarılmasının önemli olduğunu öne sürerler. Burada okuru eğitme söz konusudur ama bu duygusal bir eğitimdir. Aktarılan duygunun ahlaki açıdan değeri ölçüt olarak kullanılır.
  • Duygusal etkiyi savunanlar, edebiyatın estetik zevk vermesi gerektiğini savunurlar. İşlevi bu olan sanat, başka amaçlara hizmet etmemeli. Güzellik ölçütü özneldir.
  • Biçimciler ise edebiyatın asıl işlevinin estetik yaşam uyandırmak olduğunu savunurlar. Ama bunu doğuran yapıtın yapısındaki biçimsel özelliktir.

Türk Edebiyatının Dönemleri:

1. İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı (…-XI. yüzyıl)

  • Sözlü Edebiyat
  • Yazılı Edebiyat

2. İslamiyet Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı (XI.-XIX. yüzyıl)

  • Divan Edebiyatı
  • Halk Edebiyatı

– Anonim Halk Edebiyatı

– Dini-Tasavvufi Halk Edebiyatı (Tekke Edebiyatı)

– Aşık Edebiyatı

3. Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı (1860-…)

  • Tanzimat Dönemi Edebiyatı (1860-1896)
  • Servet-i Fünun Dönemi Edebiyatı (1896-1901)
  • Fecriati Topluluğu (1909-1912)
  • Milli Edebiyat Dönemi (1911-1923)
  • Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1923-…)

Edebiyat ve Bilim Arasındaki İlişki:

  • Bu ikisi arasında ilişkiler vardır ve bu ilişkilerin temel nedeni edebiyatın insana ait hiçbir şeye kayıtsız kalmaması ve dilin hem edebiyatın hem de bilimin ortak ögesi olmasıdır.
  • Edebi metinlerde yazar bazen psikoloji, sosyoloji, tarih, coğrafya gibi sosyal bilimlerden yararlandığı gibi deneysel bilimlerden de yararlanabilir.
  • Edebiyatla bilim birbirinden faklı yöntemler kullanılır. Edebiyat kendi alanındaki üretiminde öznel bir bakışla güzelliğe ulaşmayı, kişiye estetik zevk kazandırmayı amaçlar. Bilim ise, deney, gözlem, araştırma vb. yöntemlerle gerçeğe ulaşmaya çalışır.

Edebiyatın Güzel Sanatlara İlişkisi:

  • Edebiyat diğer güzel sanat dallarından, kullanılan malzeme ve kendisini ifade ediş tarzı bakımından ayrılır.
  • Bütün güzel sanatlar gibi güzeli, estetik haz uyandıracak şekilde anlatma ve kalıcı kılma çabası içinde olan edebiyat; aynı zamanda müzik, sinema, tiyatro vb. sanat dallarına da kaynaklık edebilir.
  • Güzel Sanatlar:
  • İşitsel (Fonetik) Sanatlar: Edebiyat, Müzik.
  • Görsel (Plastik) Sanatlar: Resim, Heykel, Mimari.
  • Dramatik (Ritmik) Sanatlar: Tiyatro, Sinema, Dans, Bale, Opera.

Metinlerin Sınıflandırılması:

  • Metinler, sanat metinleri (edebi metinler) ve öğretici (bilgilendirici) metinler olmak üzere ikiye ayrılır. Ayrıca sanat metinleri ve öğretici metinler de kendi içinde gruplandırılır.
  • Sanatsal Metinler; edebi bir heyecan uyandırmak, estetik zevk ve anlayış kazandırmak amacıyla yazılır. Coşku ve heyecanı dile getiren metinler (şiir), öyküleyici (anlatmaya bağlı) metinler (masal, fabl, destan, hikaye, roman), göstermeye bağlı  metinler sanat metinleridir.
  • Öğretici Metinler; tanıtmak, bilgi ve haber vermek, uyarmak, düşündürmek, kanıları değiştirmek, yönlendirmek gibi amaçlarla yazılır. Tarihi metinler, felsefi metinler, bilimsel metinler, gazete çerçevesinde gelişen metin türleri öğretici metinlerdir.

Dilin Kullanımından Doğan Türleri:

  • Ağız: Bir dilin bir ülke sınırları içindeki farklı yerleşim bölgelerinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılaşan konuşma biçimidir: Kayseri ağzı, Erzurum ağzı, Trakya ağzı..
  • Şive: Bir dilin, yazılı kaynaklarla izlenebilen tarihi gelişimi içinde ayrılmış kollardır. Şiveler bir milletin tarihi, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle farklı yurt coğrafyalarına dağılmasıyla ortaya çıkar: Azeri Türkçesi, Özbek Türkçesi..
  • Lehçe: Bir dilin, tarihi gelişimi içinde yazılı kaynaklarla izlenemeyen dönemlerde ayrılmış kollardır. Türk dilinin Çavuş Lehçesi ve Yakut Lehçesi gibi. Lehçeler arasındaki ses, şekil ve kelime farklılıkları anlaşmayı güçleştirecek kadar derindir. Bu durum daha çok tarihi, siyasi ve coğrafi nedenlerden kaynaklıdır.
  • Argo: Ortak dilden ayrı olarak belirli toplulukların ses, yapı, söz dizilimi ve anlam bakımından farklılık gösteren dili veya kelime dağarcığıdır. Farklı bir anlaşma biçimi sağlamak üzere ortak dildeki kelimeye farklı bir anlam verilerek oluşturulur. Kaba bir söyleyiş özelliği gösterir.
  • Jargon: Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığıdır.
  • Standart Dil: Bir dili toplum olarak konuşan ve yazanların hep birlikte uydukları, ağız özelliklerinden arındırılmış, belirli bir ölçüt ve kurala bağlı olan dildir. Standart Türkçe, İstanbul Türkçesi esas alınarak biçimlendirilmiş olan konuşma ve yazı dilidir.

YAZMA TÜRÜ

Yazma; önceden belirlenen bir konuda duygu, düşünce ya da hayallerin belli bir düzen ve bütünlük içinde özgün olarak yazıya geçirilmesidir. Yazma; hazırlık, planlama, taslak metin oluşturma, düzenleme ve geliştirme, yazıları metni paylaşma gibi aşamaları olan bir süreçtir. Öğretici metinlerdeki yazma aşamaları aşağıda açıklanmıştır.

Hazırlık

– Yazılacak metnin temasını, konusunu, amacını, hedef kitlesini ve türünü belirleme

– Metinde kullanılacak düşünce, bilgi ve olayları belirleme

2. Planlama

– Metnin ana düşüncesini/iletisini belirleme

– Ana düşünceyle/iletiyle bağlantılı yardımcı düşünceleri belirleme ve sıralama

– Yardımcı düşünceleri destekleyen düşünceyi geliştirme yollarını belirleme

3. Taslak Metin Oluşturma

– Seçilen türe özgü yapı, dil ve anlatım özelliklerine uygun bir taslak metin oluşturulur

4. Düzeltme ve Geliştirme

– Taslak metin; paragraflar arası ilişki ve tutarlılık, yazım, noktalama, sayfa düzeni, tür özellikler, iyi bir anlatımda bulunması gereken özellikler (akıcılık, açıklık, yalnızlık, duruluk) vb. açısından gözden geçirilir.

5. Yazılan Metini Paylaşma:

– Yazılan metin çeşitli yollarla paylaşılır. Metne yönelik eleştirilere açık olunur, gerekirse metin çerçevesinde eleştiriler cevaplanır.

SÖZLÜ İLETİŞİM:

İletişim duygu, düşünce ve bilgilerin türlü yollarla başkalarına aktarılmasıdır.

İletişim Ögeleri:

  • Gönderici (Kaynak): İletişimi başlatan ögelerdir. Amacına uygun bir bilgiyi, isteği, düşünceyi alıcıya gönderir.
  • Alıcı: Kodlanmış iletiyi alan, ona anlam verip kodu çözen iletişim ögesidir.
  • İleti: Göndericinin düşüncelerinin, isteklerinin, duygularının, görsel ya da işitsel hale dönüşmüş şeklidir. İleti konuşma, yazma, resim vb. şekilde gönderilebilir.
  • Kanal: İletinin alıcıya ulaşmasında kullanılan yol ve araçtır.
  • Geri Bildirim (Dönüt): Göndericinin iletisine alıcının verdiği karşılıktır.
  • Kod (Şifre): İletinin özel bir tarzda düzenlenmiş halidir. İletişimin gerçekleşebilmesi için göndericinin ve alıcının aynı kodu bilmesi gerekir.
  • Bağlam: İletişime katılan ögelerin birlikte oluşturdukları ortamdır. Bağlamsız bir iletişim düşünülmez.