Divan Edebiyatı

DİVAN EDEBİYATI

Divan Edebiyatı Genel Özellikleri

  • Arap, Fars edebiyatı örnek alınıp İslami unsurlarla şekillendirilen bir edebiyattır.
  • Kaynakları şunlardır: Kur’an, hadisler, kelam, fıkıh, peygamber hikayeleri, menkıbeler, tasavvuf, mitoloji, astronomi, musiki, tıp…
  • Bu edebiyat türü genellikle yüksek zümre ve seçkin insanların yaptığı edebiyatıdır.
  • Dil bakımından; Farsça, Arapça ve Türkçenin birlikte kullanıldığı Osmanlıcadır.
  • Kullanılan dil ağır ve süslüdür.
  • Soyut ve kurmaca bir edebiyattır. Konu çok da önemsenmeyip, konunun nasıl ifade edildiği önemsenmiştir.
  • Konuları genellikle şunlardır: Aşk, sevgili, şarap, tasavvuf ve din…
  • İmge ve söz sanatlarından sıkça yararlanılmıştır.
  • Nesir biçiminden yazılan eserler azdır, bunlar genellikle nazım ağırlıklıdır.

Divan Şiirinin Genel Özellikleri

  • Ölçü aruzudur.
  • Anlatım bakımından süslü ve sanatlıdır.
  • Uyak bakımından ise genellikle tam ve zengin uyak kullanılmış ve göz için kafiye ilkesi benimsenmiştir.
  • Şiirlerin son kısmında mahlas adı verilen takma isim kullanmışlardır.
  • Parça güzelliğindense, bütün güzelliği önemsenmiştir.
  • Şiirlerde başlık kullanılmamışlardır ve şiirler rediflerinin ya da nazım biçimlerinin adıyla anılmıştır.
  • Konular: Aşk, şarap, sevgili, ölüm, övgü, yergi…
  • Aşk acısından duyulan mutluluk çokça dile getirilmiştir.
  • Bu şiirde genellikle “âşık, ağyar, maşuk” üçgeni işlenir.
  • Mazmun: Divan şiirinde kullanılan kalıplaşmış sözlerdir.

Servi-boy         ok-kirpik          yay-kaş        inci-diş         mah-yüz

Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

Beyitlerle kurulan nazım biçimleri:

Gazel

  • Divan şiirinde en çok kullanılan nazım biçimidir.
  • Beyit sayısı 5-15 arasındadır eğer beyit sayısı 15’i geçerse bu gazellere gazel-i mutavvel denir. Uzun gazalleri olan şairlerimiz Ahmedi ve Nesimi’dir.
  • Gazelin ilk beyti kendi arasında kafiyeli olur, buna musarra ya da mukaffa beyit denir.
  • İlk beytine matla, son beytine makta denir.
  • Matladan sonra gelen beyte hüsn-i matla, maktadan önce gelen beyte hüsn-i makta denir.
  • Şairlerin şiirlerde kullandıkları takma ada mahlas denir.
  • Gazelin en güzel beytine şah beyit veya beytü’l gazel denir.

Yek-ahenk gazel; beyitleri arasında konu bütünlüğü olan gazellerdir.

Yek-avaz gazel; bütün beyitleri aynı güzellikte olan gazellerdir.

Musammat gazel; dize ortalarında iç kafiye bulunan gazellerdir.

Müşterek gazel; iki şairin birlikte yazdıkları gazellerdir.

Müraca’a gazel; dedim-dedi biçiminde yazılan gazellerdir.

Âşıkâne gazel; genellikle aşk konusunu işleyen gazellerdir. Burada aşkın verdiği acı ya da mutluluk anlatılır. Bu gazelin en önemli temsilcisi Fuzuli’dir.

Rindâne gazel; içki zevkini, içkiyi, hayata karşı umursamazlığı, yaşamaktan zevk almayı anlatan gazellerdir. Bu türün en başarılı şairi Baki’dir.

Şuhâne gazel; kadını ve aşkı konu alır, zarif ve çapkın bir anlatımla söylenen gazellerdir. Şuhane gazelleriyle tanınan kişi Nedim’dir ve bu tür gazellere Nedimane tarz gazel de denmektedir.

Hâkimane (hikemî) gazel; burada genellikle didaktik konuları işlenir, ahlaki öğütler veren, özdeyiş niteliğindeki sözlerin sıkça yer verildiği gazellerdir. Bu tür gazellerde Nâbî ünlüdür ve Nâbîyane gazel de denmektedir.

Sofiyâne gazel; işlenen konu din ve tasavvuf gazellerdir.

Kaside

  • Bir amaç için yazılmış şiirlerdir bunlar özellikle din ve devlet büyüklerini övmek için yazılır.
  • Beyit sayısı 33-99 arasında değişir.
  • *Gazeldeki gibi aa/ba/ca/da…şeklinde kafiyeye sahiptir.
  • *ilk beytine matla, son beytine makta, en güzel beytine şah beyit ya da beytü’l kasid, şairin mahlasının geçtiği beyte taç beyit denir.
  • *Beyitlerinde iç kafiye bulunan kasidelere musammat kaside adı verilir.

Kasidenin Bölümleri:

Nesib – Teşbib: Kasidenin giriş bölümüdür. Genellikle 15-20 beyitten oluşur ve bu bölümde asıl konuyla ilgisi olmayan kış, yaz, aşk, bahar, bayram gibi konulardan söz edilir. Aşkla ilgili duydular anlatılırsa nesib; diğer konular (bahar, tabiat, bayram vb. ) işlenmişse teşbib adını alır.

Girizgâh: Nesib bölümünden methiyeye geçerken söylenen beyitlerdir. Şair bu bölümde asıl konuya geçeceğini haber verir.

Methiye: Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü ve asıl konunun işlendiği bölümdür.

Tegazzül: Şair bu bölümde aşk ve eğlence duygularını dile getirir, gazel söyler. Nesib ile methiye arasında ya da methiye ile fahriye arasında yer alır. Her kasidede bulunmaz.

Fahriye: Şairin kendisini ve sanatını övdüğü bölümdür. Beyit sayısı değişkendir. Şair kendisini överken şiir yeteneğini de gösterir.

Dua: Kasidenin son bölümüdür. Birkaç beyitten oluşur. Kasidenin sunulduğu kişiye dua edilen bölümdür. Aynı zamanda Allah’a şükredilir, Allah’ın övülen kişiye uzun ömür vermesi dilenir.

Konularına Göre Kasideler

Methiye bölümünde:

Tevhit, Allah’ın yüceliği ve birliği konu alınan kasidelere denir.

Münacat, Allah’a yalvarışta bulunan kasidelerdir.

Naat, Hz. Muhammed’i ve onun dört halifesini öven kasidelere denir.

Mersiye, bu tür kasidelerde ölüm konusunu işlenir.

Hicviye, bir kimseyi yermek amacıyla yazılan kasidelere denmektedir.

Nesib-teşbib bölümüne göre,

Bahariye, baharın gelişini ve baharı anlatan kasidelerdir.

Şitaiye, kışın güzelliğini ve kış mevsimini anlatan kasidelere denmektedir.

Hazaniye, sonbaharı anlatan kasidelerdir.

Temmuziye, yaz mevsimini anlatan kasidelerdir.

Sûriye kasideleri düğünleri anlatan kasidelerdir.

Nevruziye, nevruzu anlatan kasidelere denmektedir.

Rahşiye, atların övüldüğü ve anlatıldığı kasidelerdir.

Dariye, devlet büyüklerinin yaptırdıkları köşkleri anlatan kasidelere denmektedir.

Cülusiye, tahta çıkışı yani padişahın tahta çıkışını anlatan kasidelerdir.

Bayramiye, bayramların anlatıldığı kasidelerdir.

Mesnevi

  • En az iki beyitten binlerce beyte kadar uzayabilen bir türdür.
  • Her beyti kendi içinde kafiyelidir. Kafiye düzeni aa/bb/cc/dd… şeklindedir.
  • Konu bütünlüğüne sahiptir.
  • Konuları; dini-tasavvufi mesneviler, sosyal konulu mesneviler, savaş konulu mesneviler, ahlaki ve didaktik mesneviler, aşk ve macera mesnevileri olarak ayrılır.
  • Mesnevilerde anlatılan olaylar abartılı olarak anlatılır. Gerçek dışı ve masalsı varlıklar da kullanılır.
  • Başkahramanlar genellikle padişah kızları ve şehzadelerdir.
  • Olayların geçtiği zaman belirtilmez.
  • Mekanlar oldukça değişkendir ve bu mekanlar genellikle saraylar, şehirler ya da hayali yerlerdir.
  • Düş görme, çocuğu olmayan padişah, mektuplaşma, kılık değiştirme, resimde görüp aşık olma gibi motifler kullanılmıştır.
  • Aruz ile yazılan bu tür genellikle kısa kalıplarıyla yazılmıştır.

Dibâce: Mesnevinin ön sözü niteliğindedir bunlar manzum veya mensur olabilir.

Tevhid: Allah’ın birliği ve bütünlüğü anlatılır.

Münacaat: Burada Allah’a yalvarış ve yakarışlarda bulunulur.

Naat: Hz. Muhammed övüldüğü türdür.

Miraciye: Miraç olayı anlatılır.

Medh-i Çehar-yâr-i Güzîn: Dört halife övülür ancak dört halife dışında devrin büyükleri de övülebilir.

Medhiye: Yapıtın sunulacağı kişiye övgüler bulunur.

Sebeb-i Telif: Mesnevinin yazılış nedeni söylenmektedir.

Âğâz-ı Dâstan: Mesnevinin asıl konusunun bulunduğu bölümdür.

Hatime: Mesnevinin bittiğini belirten bölümdür.

Hamse: Aynı şairin yazdığı beş mesneviye hamse denir.

Kıt’a

  • Beyit sayısı 2-12 arasında değişmektedir.
  • İki beyitten fazla olanlara kıta-i kebire (büyük kıta) denmektedir.
  • Çoğunlukla mahlas kullanılmaz.
  • Kafiye düzeni aa/cb şeklindedir a ncak ab/ab şeklinde olanlar da vardır.
  • Aruzun her kalıbıyla yazılabilir.
  • Mısralar arasında anlam bütünlüğü bulunmaktadır.
  • Konular: Felsefi, tasavvuf, yergi, övgü, hayat görüşü, bir olayın tarihi…
  • Kıta nazım biçimiyle muamma, tarih, lügaz ve hicviye yazılır.

Müstezat

  • Bir uzun-kısa dize ile kurulu beyitlerle yazılan nazım biçimine denmektedir. Bir gazelin her dizesine bir kısa dize eklenerek oluşturulur.
  • Ziyade kısa dizelere denir.
  • Uzun ve kısa dizeler arasında anlam bütünlüğü vardır ve ziyadeler okunmasa bile anlam bütünlüğü bozulmamaktadır.
  • Tek bir aruzun kalıbıyla yazılır.

Bentlerle kurulan nazım biçimleri:

Rubai

  • Dörtlük şeklinde ve tek bentten oluşan bir nazım biçimidir.
  • Kendine özgü kalıpları vardır, her bir dizesi farklı bir kalıpla yazılabilir.
  • Az sözle çok anlamlar ifade edilir.
  • Konular genellikle şunlardır: Hayat felsefesi, dünya görüşü, tasavvuf, aşk , ölüm…
  • Uyak düzeni ise aaxa şeklindedir.
  • İlk iki dize hazırlık niteliğindedir, asıl söylenmek istenen son iki dizede verilir.
  • Bu türde genellikle mahlas kullanılmaz.

Tuyuğ

  • Türklerin divan şiirine kazandırdığı bir nazım biçimidir.
  • Tek bentten ve dizelik oluşur.
  • Konu, mısra sayısı, uyak örgüsü olarak rubaiye benzemektedir.
  • Rubaiden farkı olarak aruzun 11 heceye denk gelen “fâilâtün/ fâilâtün/ fâilâtün/ fâilün” kalıbıyla yazılmaktadır. Rubai ise 24 çeşit kalıpla yazılabilir.
  • Halk edebiyatındaki maninin divan edebiyatına yansımış biçimidir.
  • Manilerde olduğu gibi uyakları genellikle cinas kafiye olur.
  • Burada genellikle mahlas kullanılmaz.
  • Tuyuğ nazım şeklini ilk kullanan şairimiz Kadı Burhaneddin’dir.

Şarkı

  • Yine Türkler tarafından divan şiirine kazandırdığı bir nazım şeklidir.
  • Bestelenmek amacıyla yazılır.
  • Dil bakımından yalındır
  • Konular: Aşk, sevgili, güzellik, ayrılık, içki, eğlence…
  • Dörder dizelik bentlerden oluşmakta ve bent sayısı 3-5 arasındadır.
  • Uyak düzeni aaaa/bbba/ccca… biçimindedir.
  • Nakarat: Bazı şarkılarda ilk bendin ikinci ve dördüncü dizesi diğer bentlerin son dizesi olarak tekrarlanmasıdır.
  • Şarkıların miyan adı verilen bentlerin üçüncü dizesi, anlam bakımından güçlü ve dokunaklı olur.

Murabba

  • Burada bent sayısı 3 ila 7 arasında değişmektedir ve dörder dizelik bentlerden oluşmaktadır.
  • Uyak düzeni aaaa/bbba/ccca… şeklindedir.
  • Konuları genellikle şunlardır: Din,ahlak, öğreticilik, aşk, övgü, yergi, ölüm…
  • Dili oldukça ağır kullanılmıştır.
  • Son dizeleri sadece kafiye ile bağlıysa murabba-ı müzdeviç, son mısraları aynen tekrarlanırsa murabba-ı mütekerrir adını alır.

Terkib-i Bent

  • Aynı vezinde 8 ila 20 dizelik bentlerin birleşmesi sonucu oluşur.
  • Çoğunlukla 5-7 bent olarak yazılır.
  • Bentlere terkib-hane, birleştiren beyitlere vasıta ya da bendiyye denir.
  • afiye düzeni, aa/xa/xa…..bb , cc/xc/xc/…dd… şeklinde devam eder.
  • Her bendin sonundaki vasıta beyit değişir. Şairin mahlası ise yine son terkibhanede söylenir.
  • Terkib-i bendden farkı;Her bendin sonunda aynen tekrarlanan vasıta beytinin olmasıdır.

Üç Dizelik Bentler

Müselles: Üç mısradan oluşmaktadır.

Dört Dizelik Bentler

Terbi: Başka bir şair tarafından aynı konu, ölçü ve uyakta ikişer dize bir gazelin beyitlerinin önüne eklenerek oluşur.

Beş Dizelik Bentler

Muhammes: Aynı ölçüde olan ve beş dizelik bentlerden oluşur.

Tahmis: Bir gazelin beyitlerinin önüne başka bir şair tarafından aynı konu, ölçü ve uyakta üç dize eklenerek oluşur.

Taştir: Bir gazelin beyitlerinin arasına başka bir şair tarafından aynı konu, ölçü ve uyakta üç dize eklenerek oluşur.

Altı Dizelik Bentler

Müseddes: Aynı ölçüde olan ve altışar dizelik bentlerden oluşur.

Tesdis: Başka bir şair tarafından aynı konu, ölçü ve uyakta dört dize bir gazelin beyitlerinin önüne eklenerek oluşur.

Yedi Dizelik Bentler

Müsebba: Yedi dizelik bentlerden oluşan ve aynı ölçüde olan.

Tesbi: Bir gazelin beyitlerinin önüne başka bir şair tarafından aynı konu,ölçü ve uyakta beş dize eklenerek oluşur.

Divan Edebiyatında Görülen Akımlar

Sebk-i Hindi Akımı
  • Anlamı ‘’Hint tarzı ya da Hint yolu’’ demektir.
  • 17. ve 18. yüzyıllarda Türk edebiyatında etkili olmuş bir akımdır.
  • Şiirde anlam derinleştirilmiş yani şiirde daha kapalı bir anlam benimsenmiştir.
  • Az sözle derin anlatım önemlidir.
  • Herkesçe bilinmeyen mazmunlar ve yeni mecazlar kullanılmıştır.
  • Ana konusu: İnsan ruhunun çektiği acılar dolayısıyla da tasavvuf bu tarz şiirleri oluşturur.
  • Söz ahengini önemsemek ve şiirde musiki oluşturmak amaçlanmıştır.
  • Bu akımın temsilcileri: Neşati, Naili, Şeyh Galip

Türkî-i Basit Akımı

  • 15. yüzyılda divan şairi Necati tarafından başlatılan bir akımdır.
  • Mahalli konular yani daha çok günlük yaşayış şiire girmiştir.
  • Somut olan güzeller ve güzellikler işlenmiştir.
  • Dil bakımından, günlük konuşma dili, deyim ve atasözleri şiirde bolca kullanılmıştır.
  • Nedim, “şarkı” türünde en çok örnek veren şair olarak bu akımın en önemli temsilcisi olmuştur.
  • Nedim şiirlerinde İstanbul’un somut güzelliklerini, eğlence ve gezinti yerlerini divan şiirine sokmuş; Baki gibi İstanbul Türkçesini şiir dili olarak kullanmıştır.
  • Temsilcileri ise; Necati, Baki, Nedim, Şeyhülislam Yahya ve Enderunlu Vasıf’tır.

Hikemi (Hakimane) Şiir

  • Düşünceye ağırlık verilmiştir ve okura yol göstermek için yazılmış şiirlerdir.
  • Konular: İnsanı, dünyayı, olayları değerlendiren çeşitli konular işlenmiştir.
  • Kısa ve özlü bir anlatım vardır.
  • 17. yüzyılda, daha öncesinde böyle şiirler yazılmakla birlikte akım olarak ortaya çıkması
  • En önemli temsilcisi Nabi’dir. “Nabi Ekolü” olarak da bilinen hikemi şiirlerin önemli diğer temsilcisi 18. yüzyıl divan şairlerinden Koca Ragıp Paşa’dır.

DİVAN EDEBİYATI ŞAİRLERİ

13. Yüzyıl Şairleri

Hoca Dehhani
  • Anadolu’da din dışıkonularda divan edebiyatının kurucusudur.
  • Daha çok aşk, şarap, tabiat konularını işlemiştir.
  • Dil olarak Oğuz Türkçesini kullanmıştır.
  • Bu şairin eserlerinden günümüze bir kasidesi ve yedi gazeli ulaşmıştır.
  • Selçuklu Şehnamesi isimli Farsça mesnevisi olduğu düşünülmektedir ancak eser günümüze ulaşamamıştır.
Mevlana Celaledin-i Rumi
  • Sevgi ve hoşgörü çağrısı ile tüm insanlara kucak açmış, düşünür, mutasavvıf ve şairdir.
  • Hocası Şems-i Tebrizi ile tanıştıktan sonra tasavvuf yoluna girmiştir.
  • Eserlerinde tasavvufi düşüncelere yer vermiştir.
  • Genellikle eserlerini Farsça olarak yazmıştır.
  • 2007 yılı, UNESCO tarafından Dünya Mevlana Yılı ilan edilmiştir.

Mesnevi: Asıl adı Mesnevi-i Manevi’dir. 6 ciltten oluşur. Din, ahlak, tasavvuf konularını içeren 26 bin beyitlik didaktik bir mesnevidir.

Divan-ı Kebir: Tasavvufi aşkı konu edinen şiirlerinden oluşan eseridir. “Şemsu’l-Hakayık” olarak da bilinir.

Mektubat: Selçuklu devletinin hükümdarlarına, devrin ileri gelenlerine ve dostlarına yazdığı 145 mektubun bir araya getirilmesiyle oluşmuş mensur bir eserdir.

Fih-i Mafih: Tasavvufi sohbetlerinden oluşan eseridir.

Mecalis-i Seba: Mevlana’nın yedi vaazının bir araya getirilmesiyle oluşan eseridir.

Sultan Veled
  • Mevlevilik tarikatının kurucusu olan bu kişi aynı zamanda Mevlana’nın oğludur.
  • Katkı olarak yaptığı şeyler; Anadolu’da aruz vezniyle Türkçe şiir yazma geleneğinin oluşmasıdır.

Eserleri

Divan: Dini, tasavvufi, ahlaki şiirlerden oluşan bir eserdir. Gazeller bölümünde Türkçe, Farsça ve Rumca şiirler vardır.

Mesnevileri: İbtidaname(Farsça), İntihaname(Farsça), Rebabname (Farsça)

Maarif: Farsça mensur bir eserdir. Dini-ahlaki öğütler içerir.

Ahmet Fakih

  • Mevlana’nın babasından fıkıh dersleri aldığı için “fakih” olarak anılmıştır.
  • Kendisi bir mutasavvıftır.
  • Eski Anadolu Türkçesinin en eski şairi olarak bilinmektedir.

Eserleri:

Çarhname: Dini-tasavvufi konuları işleyen, kaside biçiminde yazılmış bir eserdir.

Kitab-ı Evsaf-ı Mesacidi’ş-Şerife: Mesnevidir. Hac yolculuğu sırasında gördüğü yerleri ve camileri anlatmıştır. İlk manzum seyahatname özelliği taşır.

Şeyyad Hamza

  • Yazdığı şiirler genellikler dini-tasavvufidir. Din dışı konuları işlediği şiirleri de vardır.
  • Bu şair gezgin bir derviş olarak Anadolu’yu dolaşmıştır.
  • Hem aruz hem heceyi şiirlerinde kullanmıştır.

Eserleri

Yusuf u Züleyha: Konusunu Kur’an’dan aldığı mesnevisidir. Türk edebiyatında yazılmış olan ilk Yusuf u Züleyha mesnevisidir. Aynı zamanda Türk edebiyatında aşk konulu ilk mesnevidir.

Dastan-ı Sultan Mahmud: Mesnevidir.

14. Yüzyıl Temsilcileri

Gülşehri

  • Kendisi bir mutasavvıf şairdir.
  • Sade bir Türkçeyle yazmış ve Türkçeyi sanat dili haline getirmeye çalışmıştır.

Eserleri:

Mantıkut Tayr: Feridüddin Attar’ın aynı isimli eserini esas alarak yazmıştır. Vahdet-i vücud inancını işlediği alegorik bir mesnevidir. Gülşenname olarak da anılır.

Felek-name: Farsça, tasavvufi bir mesnevidir.

Aruz Risalesi: Farsça yazılmıştır.

Keramet-i Ahi Evran: Türkçe mesnevidir.

Aşık Paşa

  • Bu şair mutasavvıftır.
  • Dili sade bir Türkçeyle yazmış ve Türkçenin edebiyat dili olmasında önemli katkıları olmuştur.
  • Şiirlerinde hem arzu hem de hece ölçüsü kullanmıştır.

Eserleri

Garibname: Dini tasavvufi bir mesnevidir. Halka tasavvufu öğretmek amacıyla sade bir Türkçeyle yazılmıştır.

Fakrname: Tasavvufi bir mesnevidir.

Kimya Risalesi: Nazım-nesir karışık bir eserdir.

 Ahmedî

  • Konular genellikle aşk, şarap, eğlence, tarih ve tabiattır.
  • Şair olmasının yanında; tıp, astronomi, geometri, resim, hattatlıkla da ilgilenmiştir.
  • Türkçeyi ustalıkla kullanan, şiir tekniği iyi olan bir sanatçıdır.
  • İskendername: On bin beyitlik bir mesnevidir. Büyük iskender’in savaşlarını ve hayatını anlatır. Eserin sonunda ilk manzum Osmanlı tarihi sayılabilecek bir Osmanlı vakayinamesi yer almaktadır.
  • Cemşid u Hurşid: Mesnevidir. Çin hükümdarı Cemşid ile Rum kayserinin kızı Hurşid’in aşkını anlatır.
  • Tervihu’l Ervah: Tıpla ilgili bir mesnevidir.
  • Mirkatü’l Edeb: Arapça-Farsça manzum lügattir.

Kadı Burhaneddin

  • Kendisi hem bir şairdir hem bir bilgin hem de devlet adamıdır.
  • Şiirlerde aruz ve hece de kullanmıştır.
  • Şiirlerinde dil olarak Azeri Türkçesini kullanmış.
  • Gazel ve tuyuğlarıyla ünlenmiştir kazanmıştır.
  • Konular genellikle; aşk, tabiat, yiğitlik ve tasavvuftur.

Eserleri

Divan

Tercihü’t Tavzih: Fıkıhla ilgili Arapça bir eserdir.

Seyyit Nesimî

  • Azeri sahasında yetişmiş mutasavvıf bir şairdir.
  • Vahdet-i vücud düşüncesini Hurufilik inancı çerçevesinde cesur ve taşkın bir şekilde anlatmıştır.
  • Alevi-Bektaşi şairler arasında yedi ulu ozandan biri kabul edilir.
  • Coşkun bir lirizm şiirlere hakimdir.
  • Arapça, Farsça, Türkçe olmak üzere üç divanı vardır.
  • Bu kişi edebiyatımızda, Tuyuğlarıyla ünlüdür.
  • Şiirlerinde şive kullanmıştır ve genellikle Azeri şivesini kullanmıştır.

Hoca Mesud

  • Hayatı hakkında yeteri derecede bilgi yoktur.
  • Türkçeyi oldukça iyi kullanır.

Eserleri

Süheyl ü Nevbahar: Diğer adı Kenzül Bedayi’dir. Aşk konulu mesnevidir. Yemen padişahının oğlu Süheyl ile Çin imparatorunun kızı Nevbahar’ın aşkı anlatılmıştır.

Ferhengname-i Sadi: İranlı Sadi’nin Bostan adlı eserinden çeviridir. Tasavvufi bir mesnevidir.

15. Yüzyıl Temsilcileri

Ali Şir Nevaî

  • Çağatay edebiyatındaki en ünlü şairidir.
  • Çağatay Türkçesi onun sayesinde büyük bir edebiyat dili haline gelmiştir.
  • Hamse sahibi olan ilk Türk şairidir.

Divanları (Hazâ’inü’l-Me’ân’i): Türkçe şiirlerini topladığı dört divanı vardır.Şairin çocukluk, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemlerinde yazdığı şiirleri ihtiva eder. Garâ’ibü’s-Sıgâr, Nevâdirü’ş-Şebâb, Bedâyi’ü’l-Vasat ve Fevâ’idü’l-Kiber olarak düzenlenmiştir.

Mecâlisü’n- Nefâis: Tür edebiyatının ilk şairler tezkiresidir.

Muhakemetü’l- Lugateyn:
Nevâyî’nin bu eseri onun dil alanındaki milli duruşunu sergilemesi bakımından önemlidir. Farsça ile Türkçeyi mukayese eden bu eserde Türkçenin Farsçaya üstünlüğü gözler önüne serilmek istenmiştir.

Mizanü’l- Evzân:
Aruz vezni hakkında bilgi vermeyi amaçlayan bir kitaptır.

Hamse:
Hayretü’l- ebrar

Leylâ ile Mecnûn
Ferhâd ile Şirin
Seba-yi Seyyâre

Sedd-i İskenderi
Lisânü’t- tayr

Şeyhî

  • Tıp ve tasavvuf eğitimi almıştır.
  • Tasavvufi ve din dışı şiirlerinin yanında hiciv üslubuyla yazdığı sosyal içerikli eserleri de vardır.
  • O dönemde kullanılan Türkçeyi başarıyla yansıtmıştır.

Eserleri

Divan

Harname: Edebiyatımızın hiciv ve fabl türündeki ilk eseridir. Olaylar bir eşeğin başından geçmiş gibi anlatıldığı için alegorik bir eserdir.Didaktiktir.

Hüsrev ü Şirin: Genceli Nizami’nin aynı adlı eserinin çevirisidir. İran hükümdarı Hürmüz’ün oğlu Hüsrev ile Ermeni melikinin yeğeni Şirin arasındaki aşk hikayesi anlatılır.

Süleyman Çelebi

  • Kendisi şairliğin yanında imamlıkta yapmıştır.
  • Mevlit yazma geleneğini başlatmıştır yani Hz. Muhammed’in doğumunu anlatan türdür.

Vesiletü’n-Necat (Mevlit): Hz. Muhammed’in doğumunu ve hayatını anlatan bir mesnevidir. Altı bölümden oluşur.

Münacat: Allah’a yakarış demektir.

Veladet: Peygamberin doğumu anlatılır.

Risalet: Hz. Muhammed’in peygamber oluşu konu edilir.

Miraç: Hz. Muhammed’in göğe yükselişi söz konusudur.

Rıhlet: Hz. Muhammed’in vefatı hakkında yazılan şiirlerdir.

Dua

Ahmet Paşa

  • Şairliğin yanında hem kadılık hem de vezirlik yapmıştır.
  • Döneminde şu şekilde anılmıştır: “sultanu’ş-şuara”.
  • İdama mahkum edilmiştir (Fatih tarafından) ancak Kerem Kaside’sini yazarak idamdan kurtulmuştur.
  • Fatih için yazdığı Güneş Kasidesi de ünlüdür.
  • Din dışı gazelleri ve murabbalarıyla tanınmıştır.
  • Nazire yazma ve tarih düşürme ve  önde gelen isimlerdendir.
  • Divanı vardır.

Necati Bey

  • Hem şair hem de hattattır.
  • Aşk konulu gazelleriyle ünlüdür.
  • Şiirlerinde dili sadedir; atasözlerine, deyimlere ve halk söyleyişlerine şiirlerinde sıkça yer vermiştir.
  • Türkçe divanı vardır.

16. Yüzyıl Temsilcileri

Fuzulî
  • Aşk şairidir ve bu aşk: Beşeri aşktan ilahi aşka dönüşen platonik aşktır.
  • Kendisi mutasavvıf değildir fakat anlattığı aşk Allah aşkıdır.
  • Istırap şairi olarak da anılır. Genel olarak mutluluğu istemez, derdi, kederi, aşk acısını, üzüntüyü arar.
  • En lirik şairlerinden biridir.
  • Mazmun bulma ve kullanmada oldukça ustadır.
  • Gazelleriyle ünlü bir kişiliktir.
  • Azeri Türkçesinin özellikleri şiirlerinde görülür görülür.
  • Şiirlerinin söyleniş tarzı kolay gibi görünür ancak derin anlamlar içerir.

 ‘’İlimsiz şiir, temelsiz duvara benzer.” demiştir.

  • Türkçe Divan: Divan’da yer alan Su Kasidesi , edebiyatımızın en ünlü naat örneklerindendir.
  • Farsça Divan
  • Leyla vü Mecnun: Bu konuda yazılmış olan en güzel eserdir. Mesnevidir.Asıl olarak, Arap hikâyesi olan Leyla ve Mecnun arasındaki aşkı anlatır. Kademe kademe maddi aşktan geçerek, ilahi aşka ulaşan Mecnun’un hikâyesidir.
  • Beng ü Bade: 444 beyitten oluşmuştur, Türkçedir ve Şah İsmail’e sunulmuştur. Şarap ile afyon arasında karşılaştırma yapılarak şarabın üstünlüğü ortaya konmuştur. Hikâye’de bade, Şah İsmail’i, beng ise II. Bayezid’i simgelemektedir. Sonunda bade kazanır ve Şah İsmail’e sunulan bu eserde onun ihsanına kavuşma amacı vardır.
  • Heft-cam/Saki-name: Farsça yazılmış olan bu eser, 327 beyitten oluşmaktadır. Meyhanenin övgüsü yapılmıştır ve yedi kadehten ilahi şarabı içerek kendinden geçer. Tamamıyla tasavvufi bir anlam taşıyan mistik bir eserdir.
  • Hadis-i Erbain Tercümesi: Manzum kırk hadis tercümesidir. Nevayi’nin de tercüme etmiş olduğu, Molla Cami’nin Hadis-i Erbain eserinin tercümesidir.
  • Hadikatü’s-Süeda: Fuzuli’nin tanınmış eserlerindendir ve Kerbela olayını anlatmaktadır. Mensur olarak tertip edilmiş, yer yer manzum parçalarla süslenmiştir.
  • Rind ü Zahid: Fuzuli’nin Farsça mensur eseridir, içinde yer yer manzum parçalar da vardır. Rind ve Zahid arasındaki tartışmadan bahsetmektedir.
  • Sıhhat ü Maraz: Farsça mensur bir risaledir. Ruhun beden ülkesine seyahatini, o günün tıp bilimine dayanarak açıklamış ve ruh-beden ilişkisini tasavvufi bir görüşle anlatmıştır.
  • Muamma Risalesi: Farsça yazılmıştır ve Fuzuli’nin bir çeşit manzum bilmece olarak bilinen muamma yazmadaki hünerini gösteren eserdir.
  • Şikayetname: Edebiyatımızda ilk edebi mektuptur. Kendisine bağlanan maaşı alamayınca yazmıştır.
  • Enisü’l Kalb: Kasidedir.
Bâkî
  • Döneminde kendisi “sultanu’ş şuara” olarak anılmıştır.
  • Aruzda olan kusurlarını en aza indirgemiştir.
  • Söz sanatlarını ve mazmun kullanmada oldukça başarılıdır.
  • Şiirlerinde konular genellikle din dışıdır ve rint bir şairdir. Kendisi zevke, eğlenceye düşkün olan şair dünyayı kısa, geçici bir hayal alemi olarak görmüştür ve eserlerinde bunu da yansıtmıştır.
  • Şiirlerinde zevke yer verdiği gibi İstanbul’a ve tabiata da yer verir.
  • Şiirlerinde kullandığı dil sade İstanbul Türkçesidir.
  • Baki’nin Kanuni’nin ölümü üzerine, terkibi bent biçiminde yazdığı Kanuni Mersiyesi ünlüdür.
  • Divanı vardır.
  • Fezail-i Mekke ve Feza’ilü’l Cihad Arapçadan çevrilmiş mensur eserleridir.

Bağdatlı Ruhi

  • Toplumsal ve düşünce konulu şiirler yazmıştır.
  • Bu şair Hicivleriyle ünlüdür.
  • Toplumsal şiirlerin yanında lirik ve tasavvufi şiirler de yazmıştır fakat bu şiirleri nazım tekniği bakımından zayıftır.
  • Divan’ında bulunan 17 bentten oluşan sosyal hiciv içerikli terkib-i bendi ünlüdür. Tanzimat şairlerinden Ziya Paşa bu esere nazire yazmıştır.

Zâtî

  • Ayakkabıcı dükkanı olarak açtığı yerde remilcilik yapmıştır. Daha sonra para karşılığı şiir yazmaya başlamış. Burası Baki’nin de geldiği ve genç şairlerin yetiştiği bir edebi okul haline gelmiştir.
  • Zati’nin yaklaşık üç bin gazeli bulunmakta ve kendisi Türk edebiyatında en çok gazel yazan şair olmuştur.
  • Divan
  • Şem ü Pervane: Mesnevidir.
  • Ahmed ü Mahmud: Mesnevidir.

Ferruhname: Mesnevidir.

Letaif: Manzum latifedir.

Edirne Şehrengizi

Siyer-i Nebi

Mevlid

Taşlıcalı Yahya

  • Şehzade Mustafa Mersiyesi ile ünlüdür. Bu mersiye Şehzade Mustafa’nın ölümü üzerine yazılmıştır.
  • Mahallileşme akımı içindedir çünkü mesnevilerinde mahalli çizgilere ve deyimlere yer vermiştir
  • Hamse sahibidir:

Gencine-i Raz

Kitab-ı Usul

Gülşen-i Envar

Yusuf u Züleyha

Şah u Geda

Divan

Hayalî

  • Şiirlerinde hem mahalli çizgilere ve deyimlere yer vermiş hem de mahallileşme akımının içinde olmuştur.
  • Şiirlerinden rindane tarzında yazılmış olanlar davardır.
  • Şiirlerinde tasavvufu işlemiştir ancak kendisi tasavvuf şairi değildir.

17. Yüzyıl Temsilcileri

Nef’î
  • En büyük ve en bilinen yergi ve övgü şairidir.
  • Aşıkane gazellerinin yanı sıra hicivleri ile de ün kazanmıştır.
  • Sağlam bir teknik, ahenk ve abartmalarla kaside tarzında bir ekol olmuştur.
  • Kendisi din dışı konularda yazmıştır.
  • Kasidelerinde kullandığı dil ağır ve sanatlı olup; gazellerinde ise yalın bir dil kullanmıştır.

Divan

Siham-ı Kaza (Kader okları): Kaside nazım biçimiyle yazılmış olan eser, Türk edebiyatında hiciv türünün en önemli örneklerindendir.

Tuhfetü’l Uşak: Kasidedir.

Nâbî

  • Şiirleri didaktik niteliktedir.
  • Nabi Ekolu olarak bilinen; düşünceyi ön planda tutan Hikemi Şiir’in kurucusu ve en büyük temsilcisidir.
  • Nazım tekniği neredeyse kusursuzdur, sade, akıcı ve şiirlerinde söz sanatlarını çok kullanmadan yazmıştır.
  • Halk arasına bazı hikmetli sözleri atasözü gibi yerleşmiştir.
  • Öğüt veren ve bununla birlikte çözüm üreten bir şiir anlayışı vardır.
  • Manzum eserlerde sade bir dil kullanmış fakat mensur eserlerinde ise daha süslü bir dili tercih etmiştir.
  • Türkçe ve Farsça Divan
  • Tercüme-i Hadis-i Erbain: Kırk hadis tercümesi
  • Hayriyye: Oğluna yazdığı öğütleri içeren didaktik bir mesnevidir. Pendname tarzındaki eser aynı zamanda sosyal hicviye örneğidir.
  • Hayrabad: Feridüttin Attar’ın İlahiname adlı eserinden çeviridir. Aşıkane bir mesnevidir.
  • Surname: IV. Mehmet’in oğullarının sünnet törenini anlatan bir mesnevidir.
  • Fetihname-i Kamaniçe: IV. Mehmet’in Lehistan seferini ve Kamaniçe kalesinin alınışını anlatan mensur bir eserdir.
  • Tuhfetü’l Harameyn: Hac yolculuğunu anlatan seyahatname tarzında mensur bir eserdir.
  • Zeyl-i Siyer-i Veysi: Veysi’nin Siyer’ine ek yazdığı mensur eserdir.
  • Münşeat: Özel ve resmi mektuplarının toplandığı mensur eseridir.

Nâîlî

  • Kendisi divan katipliği yapmıştır.
  • İlk temsilcilerinden olduğu Sebk-i Hindi akımı vardır.
  • Kelime seçimine çok özen göstermiştir.
  • Kasidelerden ziyade daha çok gazelleriyle tanınmıştır.
  • Genelde aşıkane gazeller yazmıştır ancak rindane, arifane bazen de hikemi tarzda şiirlere de yer vermiştir.
  • Divan

Neşatî

  • Mevlevi şeyhidir.
  • Sebk-i Hindi akımının etkisinde şiirler yazmıştır.
  • Dil bakımından sade, doğaldır ve aynı zamanda zarif bir üslubu vardır.
  • Divan
  • Hilye-i Enbiya: Peygamberlerin mucizelerini anlatan mesnevi
  • Şehrengiz: Edirne’yi anlatan eseri

Şeyhülislam Yahya

  • Gazel türünün üstatlarından olup, gazelleri rindane ve aşıkanedir.
  • Hayatın zevk ve eğlencelerini, duygusal özlemlerini, şarap ve meyhaneyi şiirlerinde işlemiştir.
  • Konular genellikle beşeri aşktır fakat az da olsa tasavvufi şiirler de yazmıştır.
  • Dili bakımından sade bir İstanbul T ürkçesi kullanmıştır.
  • Dini, tarihi, edebi risale ve çevirileri vardır.

18. Yüzyıl Temsilcileri

Nedim

*Kendisi Lale Devri şairidir.

  • Şiirlerinde çoğunlukla İstanbul’un köşk ve bahçelerini, şenlikleri, eğlencelerini anlatmıştır.
  • Hayatı hep güzel yanlarıyla gördüğünden şiirlerinde de zevk ve eğlence içinde yaşayışını ve bu neşesini yansıtmıştır.
  • İstanbul Türkçesi kullanmıştır.
  • Mahallileşme akımının bilinen bir temsilcisidir.
  • Nedimane denilen bir tarz yaratmıştır ve bu tarzda şiiri soyut dünyadan çıkarıp somut dünyayı anlatmıştır.
  • Şiirlerinde konu olarak aşk, şarap ve sevgiliyi anlatmıştır.
  • Gazel ve şarkılarında sade bir dil kullanırken;  kasidelerinde ağır bir dil kullanmıştır.
  • Tanındığı türler şunlardır: Şarkıları ve şuhane gazeller.

Şeyh Galip

  • Mevlevi şeyhidir.
  • Divan edebiyatının son büyük şairi kabul edilir.
  • İlahi ve tasavvuf aşkı işlemiştir.
  • Sebk-i Hindi akımının önemli bir temsilcisidir.
  • Divan

Hüsn ü Aşk: Mesnevidir. İlahi aşkı anlatan, tasavvufi, alegorik bir aşk hikayesidir.  Hüsn,Allah’ın kusursuz güzelliğini,Aşk ise Allah sevgisine ulaşmak isteyen dervişi temsil eder.

DİVAN EDEBİYATINDA NESİR

15. Yüzyıl Temsilcileri

Sinan Paşa

Tazarruname: Tasavvufi, ahlaki konularda olan  didaktik bir eserdir ve münacat türünde yazılmıştır.

Tezkiretü’l Evliya: Evliyaların yaşamını anlatan biyografik eseridir. Eserde 28 evliyanın menkıbeleri vardır.

Maarifname: Din ve ahlak konularında yazılmış olan ahlak kitabıdır.

Mercimek Ahmet

Kabusname: İran hükümdarı Keykavus’un oğlu için yazdığı Farsça öğüt kitabının çevirisidir. Eserdeki konular: tıp, şiir, musiki, ahlak, astronomi, ticaret, hayat görüşü…

16. Yüzyıl Temsilcileri

Latifi

Latifi Tezkiresi: İlk alfabetik bir düzenle yazılan tezkiredir.

Sehi Bey

Heşt Behişt: Anadolu (Osmanlı) sahasında yazılmış ilk tezkire örneği özelliğini taşır ve bu neticede eser Anadolu’da tezkire yazma geleneğini başlatmıştır.

Seydi Ali Reis

Miratü’l Memalik: Edebiyatımızın ilk gezi yazısı örneğidir. Hindistan’dan dönüş yolunu anlatır.

Babür Şah

Babürname: Anı türünde yazılmış bir eserdir. Yaşadığı askeri, siyasi, ahlaki, dini konularda birçok olayı anlatmıştır.

Piri Reis

Kitab-ı Bahriye: Tarih, coğrafya, denizcilik ile ilgili bir eserdir. Baş tarafı manzum daha sonra mensur olmak üzere iki bölümden oluşur.

17. Yüzyıl Temsilcileri

Evliya Çelebi

Seyahatname: On ciltten oluşan ve50 yıl boyunca gezip incelediği Osmanlı coğrafyasını ve birçok yabancı ülkeyi anlatan eserdir.

Katip Çelebi

Fezleke: Tarih kitabıdır.

Takvimü’t Tevarih: Hz. Adem’den 1648 yılına kadar geçen olayları kronolojik olarak anlattığı eser ancak eser Arapça yazılmıştır.

Keşfü’z Zünun: On bin İslam yazarının eserlerini incelendiği bir bibliyografyadır.

Cihannüma: Türkçe yazılmış bir coğrafya kitabıdır.

Tuhfetü’l Kibar: Denizcilik, deniz savaşları alanında yazdığı bir kitaptır.

Mizanü’l Hak: Konu olarak toplum, din ve ahlakını ele alan kitabıdır.

Dusturu’l Amel: İmparatorluktaki bozulmuş kurumların düzeltilmesini bilimsel yollardan anlattığı eseridir.

Naima

Naima Tarihi: Altı ciltlik bir tarih kitabıdır.

Veysi

Habname: I. Ahmet’le Büyük İskender’i rüyasında karşı karşıya konuşturuyormuş gibi hikaye ettiği eseridir.

Siyer-i Veysi: Hz. Muhammed’in hayatını anlattığı eseridir.

AYT Edebiyat Ana Sayfa