Dolaşım Sistemleri

4. Bölüm: Dolaşım Sistemleri

Dolaşım sistemleri kan ve lenf dolaşımının her ikisini de kapsar. Kalp; dıştan içe perikart, miyokard ve endokard olmak üzere üç tabakadan oluşur. Perikart kalbi çevreleyen bağ dokudan oluşmuş koruyucu bir kesedir. Miyokard istemsiz kasılarak kanı odacıklarda sıkıştıran ve pompa görevi yapan kalp kasıdır.

Endokard ince tabaka hâlinde kalp boşluğunu saran kısımdır. Kalp, üstte iki kulakçık ve altta iki karıncık olmak üzere dört odacıktan oluşur. Kalpte kulakçık (atrium) kasları, karıncık (ventrikül) kaslarından daha incedir. Kulakçıklar ile karıncıklar arasında kanın pompalanması sırasında karıncıklardan kulakçıklara dönmesini önleyen tek yönlü kapakçıklar vardır. Sağ karıncık ile sağ kulakçık arasında triküspit kapakçık (üçlü kapakçık) bulunur. Sol karıncık ile sol kulakçık arasında ise biküspit kapakçık (ikili kapakçık; mitral kapakçık) vardır. Kalpte impulsu oluşturan iki düğüm ve impulsu taşıyan özel iletim demetleri vardır. Kalp atışının atardamarlardan hissedilmesine nabız denir. Sağlıklı bir insanda dakikada 60-70 kez hissedilen nabız, kalbin çalışması sırasında kendi ürettiği uyartılar dışında otonom sinirlerin ve bazı hormonların etkisi altındadır. Karıncıklardaki kasılmaların ve gevşemelerin yarattığı basıncın atardamarlarda hissedilmesine tansiyon adı verilir.

Damarların görevi kanı taşımaktır. Vücutta toplardamar, atardamar ve kılcal damar olmak üzere üç çeşit kan damarı vardır. Kanı kalbe getiren damarlara toplardamar, kalpten kanı götüren damarlara atardamar denir. Genellikle toplardamarda oksijen bakımından fakir kan bulunur ancak akciğer toplardamarı oksijen bakımından zengin kan taşır. Genellikle atardamarlarda oksijen bakımında zengin kan bulunurken akciğer atardamarı oksijence fakir kanı akciğerlere taşır.

Atardamar ve toplardamar üç katmanlı bir duvar yapısına sahiptir. En dışta kollajen ve elastik liflerden oluşmuş bir bağ doku bulunur. Ortada elastik lifler ve düz kaslar içeren orta tabaka vardır. En içte ise yassı epitel hücrelerinden oluşan endotel bulunur. Atardamarlarda kan basıncı diğer damarlara göre daha yüksektir. Yüksek basınçtan zarar görmemesi için düz kas tabakasında fazlaca elastik lif bulunur. Kılcal damarlar diğer damarlardan daha fazla yüzey alanına sahiptir. Toplardamarlarda elastiki lifler ve düz kas miktarı atardamarlardan daha azdır. Toplardamarın çapı atardamarlardan daha büyüktür. Kan akış hızı yavaştır.

Kan doku, vücutta damar içinde dolaşan hücrelerden ve kan adı verilen tek yönlü akan sıvıdan oluşur. Kan doku, kan hücreleri ve plazma olmak üzere iki bölümde incelenir. Kan plazmasının yaklaşık %90’ını su, geri kalan kısmını kan plazması proteinleri, aminoasitler, vitaminler, hormonlar gibi organik bileşikler ve inorganik tuzlar oluşturur. Kan pıhtılaşırsa kan plazmasındaki pıhtılaşma faktörleri denen proteinler plazmadan ayrılır. Oluşan pıhtının üstündeki sarı renkli berrak sıvıya kan serumu denir. Kanda alyuvarlar (eritrosit), akyuvarlar (lökosit) ve kan pulcuğu (trombosit) olmak üzere üç hücresel eleman vardır. Kanın hücresel elemanları solunum gazlarının taşınmasında, bağışıklıkta ve kanın pıhtılaşmasında rol alır.

Lenf sistemi; lenf sıvısı, lenf damarları ve lenf düğümlerinden oluşur. Lenf dolaşımında lenf toplarları ve lenf kılcalları bulunur. Ancak lenf atardamarları yoktur. Lenf damarlarının bir ucu kapalıdır ve damar duvarları kan damarlarına göre daha incedir. Lenf sistemi; doku sıvısındaki fazla proteini ve sıvıyı, sindirim sisteminde emilen yağı, yağda eriyen vitaminleri toplayıp kan dolaşımına ulaştırır. Ayrıca vücuda giren yabancı maddelere ya da mikroorganizmalara karşı savunma görevi yapar.

Kalp krizi, damar tıkanıklığı, tansiyon, varis, kangren gibi rahatsızlıklar en sık rastlanılan dolaşım sistemi rahatsızlıklarıdır. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı vücut için gerekli organik ve inorganik maddelerin vücuda alınmasını sağlar. Kandaki kolesterolü ve yağ düzeyini azaltıcı diyet; damarlarda sertleşmeyi, tıkanmayı ve kalp krizi riskini azaltır. Hipertansiyondan korunmak için tuzu fazla tüketmemek gerekir. Aşırı şekerli besinleri tüketmek diyabet riskini artırır. Hareketsiz yaşam tarzı dolaşım rahatsızlıklarının birçoğunu tetikler. Düzenli spor ve egzersiz yapmak dolaşım sisteminin çalışmasına yardımcı olur.

Doğal bağışıklık, daha önce patojenlerle karşılaşılıp karşılaşılmadığına bakılmaksızın bu etmenlere karşı vücudun ilk savunma hattıdır. B ve T lenfositleri tarafından oluşturulan bağışıklığa kazanılmış bağışıklık denir. Kemik iliğinde olgunlaşan B lenfositleri ve timusta olgunlaşan T lenfositleri; lenf düğümlerine, dalağa ve bademcik gibi lenf dokularına yerleşir. B lenfositleri antijenlere karşı antikor adı verilen özel proteinler üretir ve bunları plazmaya verir. Bu olaya humoral bağışıklık denir. T lenfositlerin rol aldığı bağışıklığa hücresel bağışıklık denir. Aktif bağışıklama, aşılamayla veya mikrobik bir hastalık geçirerek kazanılır. Daha önceden antijenlerle karşılaşmış ve antikor üretmiş kişiden antikorlar alınarak kişiye verilirse kişi korunmuş olur. Bu hazır antikor çözeltisine serum denir. Antikorlar ömürlerini tamamlayıncaya kadar kişi hasta olmaz. Bu şekilde hastalıklara karşı korunma biçimi pasif bağışıklama olarak adlandırılır.

11. Sınıf 1. Ünite: İnsan Fizyolojisi

Biyoloji 4. Bölüm: Dolaşım Sistemleri
Kalbin, Damarların ve Kanın Yapısı