Edebiyat Akımları

EDEBİYAT AKIMLARI

Hümanizm (İnsancılık)

*Anlamı: İnsan sevgisi demek olup, insanı geliştirme, yüceltme amacı taşır.

  • Latin ve Eski Yunan edebiyatı örnek alınmış, sanatçılar kendilerine ait eser vermek yerine antik çağın konularını yeniden işlemişlerdir.
  • Hümanist sanatçılar üslup ve biçim özelliklerine önem verir. Ve eserlerini halkın değil aristokrat kesimin beğenisine uygun hazırlamışlardır.
  • Cumhuriyet Dönemi’nde bu akıma bağlı olanlar: Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol…

Klasisizm (Kuralcılık)

  • Latin ve Eski Yunan edebiyatı örnek alınmıştır.
  • Duygu ve hayal ikinci plana bırakılmıştır; akıl ve sağduyuya önem verilmiş,
  • Kuralcılık söz konusudur.
  • Özel ve yerel olan değil, evrensel ve kalıcı olan işlenmiştir.
  • Konular; mitolojiden ve tarihten seçilmiştir.
  • Burada amaç; bireyin erdemli ve ahlaklı olmasıdır.
  • Sanatçılar yazdıkları eserlerinde kişiliklerini gizlemişlerdir.
  • Kahramanlar üst tabakadan seçilmiş; hasta, sakat, yaşlı, çocuk tiplerine yer verilmemiştir. Ölüm, yaralama gibi olaylar eserlere yansıtılmamıştır.
  • Eserin dilinde; seçkin ve soylu bir konuşma söz konusudur ayrıca; açık, yalın bir dil kullanılmıştır.
  • Tiyatrolarda üç birlik kuralına uyulmuştur.
  • Şinasi –tiyatro-Tanzim
  • Ahmet Vefik Paşa-tiyatro-Tanzimat
  • Direktör Ali Bey-tiyatro-Tiyatro

Romantizm (Coşumculuk)

  • Hayale ve duyguya önem vermiştir.
  • Konular genellikle şunlardır: Hüzün, karamsarlık, aşk, ölüm, intihar, acı, tabiat, özgürlük…
  • Sanatçılar eserlerini yazarken kişiliklerini gizlememiştir.
  • Konular işlenirken zıtlıklardan çokça yararlanılmıştır.
  • oplumun sadece bir sınıfı değil her kesiminden insana yer verilmiştir.
  • İyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür.
  • Amaç bireyin düzeltilmesi değil; toplumun düzeltilmesi esas alınmıştır.
  • Doğa ve betimlemelere yer verilmiştir.
  • Kullanılan dil: Günlük konuşma dilidir.
  • Namık Kemal-roman,şiir,tiyatroTanzimat

Ahmet Mithat Efendi-roman, öykü, Tanzimat

Şemsettin Sami-roman-Tanzimat

Realizm (Gerçekçilik)

  • Eserler bir gerçeklik üzerine kurulmuştur.
  • Olağanüstülüklere yer verilmemiştir aksine konular günlük yaşamdan seçilmiş, insan ve toplum gerçekleri ele alınmıştır.
  • Sanat bir araç olarak görülmemiştir fakat yine de sanatçılar toplumsal konuları işlemiştir.
  • Klasikler insanı “olması gerektiği gibi” , romantikler “kendi istediği gibi” anlatmış; realistler ise “ olduğu gibi” aktarmıştır.
  • Sanatçılar, eserlerinde kendilerini gizlerler ve ele aldıkları gerçeği objektif bir şekilde yansıtırlar.
  • Gözlem, anket metodu, bilimsel veriler, araştırma ve belgeler kullanılmıştır.
  • Betimleme ölçülü bir şekilde kullanılmıştır fakat çevre tasvirine yine de önem vermişlerdir.
  • Dil bakımından; sade ve açıktır.

Recaizade Mahmut Ekrem

Samipaşazade Sezai

Nabizade Nazım

Halit Ziya Uşaklıgil

Mehmet Rauf

Yakup Kadri

Reşat Nuri Güntekin

Refik Halit Karay

Halide Edip Adıvar

Memduh Şevket Esendal

Sait Faik Abasıyanık

Yaşar Kemal

Kemal Tahir

Naturalizm (Doğalcılık)

  • Realizmden daha da ileri giderek gerçekçiliğin bilimsel deneye dayanması gerektiğini savunmuşlardır. Zaten realizme tepki olarak oluşmuştur.
  • Eserlerinde sıklıkla soyaçekim ve deneysel roman kavramlarına yer vermişlerdir.
  • Toplumu laboratuvar, insan deney konusu, sanatçı bilim insanı olarak görülmüştür. Hayatı bilimsel gerçeklik çerçevesinde ele almışlardır.
  • Yazar sadece gözlem yapar ve bu gözlemlerini hiç kendi görüşünü esere yansıtmadan romana aktarır.
  • Uzun mekan tasvirlerine önem vermişlerdir çünkü amaç çevrenin insan üzerindeki etkisini göstermektir.
  • Daha çok sokak dilini edebiyatta kullanmışlardır.
  • Yaşamda var olan iğrenç ve çirkin sahneleri yansıtmışlardır.
  • Eserlerde çoğu zaman kötümserlik hakimdir.
  • Yazarlar eserlerinde kişiliklerini gizlemişlerdir.
  • Nabizade Nazım-roman-Tanzimat

  Hüseyin Rahmi Gürpınar –roman,öykü- Servet-i Fünun Bağımsız

Parnasizm (Şiirde Gerçekçilik)

  • Realizm ve natüralizm akımının şiire yansımış şeklidir.
  • Sanatçılar şiirlerinde dış dünyayı gerçeğe uygun biçimde eserlerine aktarmışlardır.
  • Hayat karşısında duygusal düşünmemişlerdir aksine objektif davranmışlardır.
  • Tabiat tasvirlerine ve gözleme yer vermişlerdir.
  • Resim gibi şiir yazmaya önem vermişlerdir ve resim altına şiir yazma tekniğine de sıkça başvurmuşlardır.
  • İçeriktense, biçim güzelliğine önem vermişlerdir.
  • Latin ve Eski Yunan mitolojisinden yararlanmışlardır.
  • Şiirlerinde karamsarlık havası vardır.
  • Sone nazım şeklini sıklıkla kullanmışlardır.

Tevfik Fikret-şiir-Servet-i Fünun

Cenap Şahabettin-şiir-Servet-i Fünun

Yahya Kemal Beyatlı-şiir-Milli Edebiyat

Sembolizm (Simgecilik)
  • Sembolistlere göre duyularımız bize dış dünyayı olduğu gibi değil, değiştirerek ulaştırır. Şiir gerçeği değil, gerçeğin bize ulaştırdığı izlenimi yansıtır.
  • Duygu ve hayal etkilidir.
  • Şiir anlaşılmak için değil, duyulmak ve hissedilmek içindir.
  • Anlam kapalıdır.
  • Şiirlerde mecaz, imge ve semboller kullanılmıştır.
  • Kızıl akşamlar, mehtap, alaca karanlık, sararan yapraklar, hüzün veren renkler şiirde dekor olarak kullanılmıştır.
  • İçe kapanık, bezgin, bireysel bir şiir ortaya koymuşlardır.
  • Sone, terzarima,müstezat,mensur şiir,serbest nazım biçimlerini kullanmışlardır.
  • Ağır bir dil kullanmışlardır.

Cenap Şahabettin

Ahmet Haşim

Ahmet Muhip Dıranas

Cahit Sıtkı Tarancı

Ahmet Hamdi Tanpınar

Empresyonizm (İzlenimcilik)
  • Önce resimde sonra edebiyatta etkili olmuştur.
  • Sembolizmin uzantısı sayılabilir.
  • Sembolizmdeki imgeler ve nesnelere farklı anlamlar yükleme empresyonizmde yoktur.
  • Dış dünyanın, sanatçının iç dünyasında bıraktığı izlenim anlatılır.
  • ”Güzellik kapalılıktadır.” ve “Sanat sanat içindir.” anlayışı benimsenmiştir.
  • Anlatımda duygu ve yorum ön plana çıkarılmıştır.
  • Şiirde biçim ve kafiyeye önem verilmiştir.
  • Mizaha yöneliş söz konusudur.

Ahmet Haşim-şiir

Cenap Şahabettin-şiir

Ahmet Muhip Dıranas -şiir

Ekspresyonizm (Dışa Vurumculuk)
  • Önce resim sonra edebiyatta etkili olmuştur.
  • Dış dünya değil, insanın iç dünyasındaki gerçekler önemsenmiş ve bu gerçeklerin dışa vurulması gerektiği savunulmuştur.
  • Dış gerçek, asıl gerçeğe ulaşmada bir engel olarak görülmüş; gerçeğin sanatçının ruhunda gizli olduğu belirtilmiştir.
  • Bireyselliği ve ben duygusunu önemseyen, iç gözlem üzerinde duran bir akımdır.
  • Ruhun isyanının sembolü saydıkları çığlığa önem vermişlerdir.
Kübizm
  • Resimde ortaya çıkmış, edebiyata yansımış, en çok şiirde etkili olmuştur.
  • Dış dünyadaki nesnelerin sadece görünen yanlarını değil, görünmeyen yanlarını da ; o nesnelerin yalnız şimdiki zamandaki hallerini değil, geçmişi ve geleceğini de yansıtmaya çalıştılar.
  • Eşyayı üç boyutlu ve geometrik şekillerde göstermeye çalışırlar. İnsanın dış görünüşüyle birlikte duygu, hayal ve isteklerini de yansıtmak isterler.
  • Şiirde anlaşılmaktan çok görünürlük önemsenmiş, görüntünün okuyucunun zihninde çağrışım yapması amaçlanmıştır.Kübist şairlerin şiir kitapları resimlenerek basılmıştır.
  • Şiirde dilin yapısı, söz dizimi bozulmuş; noktalama işaretleri kullanılmamıştır.
Fütürizm (Gelecekçilik)
  • Resim, heykel ve şiirde etkili olmuş bir akımdır.
  • Geçmişe isyan, yenilik ve özgürlük bu akımın temellerini oluşturur.
  • Dinamizmi, makine gücünü ve hızını sanata aktarma ve bu yolla geleceğe yönelme amacı vardır.
  • Şiirde biçim, özgürlüğü kısıtladığı için, önemsenmemiştir.
  • Şiirde sanayileşme, makineleşme, çark sesleri, fabrika gürültüleri, otomobil, tren, gemi, uçak vb. makineler yer alır.
  • Nazım Hikmet Ran
Dadaizm
  • Savaşa karşı olan aydınların başlattığı bir akımdır. Savaşa karşı, insan varlığını her şeyin üstünde tutmayı hedeflemiştir.
  • Dadaistler tüm kurallara karşı çıkmışlardır.
  • Kuralsızlığı benimsemişlerdir.
  • Şiirde yeni ve şaşırtıcı imgelerle çağrışımlara ve anlam kapalılığına yer vermişlerdir.

Ercüment Behzat Lav

Mümtaz Zeki Taşkın

Sürrealizm (Gerçeküstücülük)

  • ”Bilinçaltı, sanatın gerçek kaynağıdır. Aklın ve mantığın kontrolünde yazılan eserler sahtedir.”
  • Bilinçaltının karanlık ve karmaşık dünyasını sanata yansıtmak istemişlerdir.
  • Rüya, sayıklama, çağrışımlar sürrealizmin temeli sayılmıştır.
  • Mizaha önem vermişlerdir.
  • Bilinci hatırlatan bütün dil kurallarına karşı çıkarak alışılmışın dışında imajlar kullanmışlar, noktalama işaretlerine karşı çıkmışlardır.

Garipçiler (I. Yeni)

İkinci Yeniciler

Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk)

  • Modern toplumdaki insanın kendi değerini kendisinin oluşturabileceğini, geleceğini yine kendisinin kurabileceğini savunan bir akımdır.
  • Descartes’in “Düşünüyorum, öyleyse varım.” görüşüne dayanır.
  • Varoluşçular insanın umutsuzluğunu, bunalımını ele alır; özgürlük, dayanışma, sorumluluk sahibi olma gibi kavramları edebiyat aracılığıyla okuyucuya ulaştırmaya çalışır.

AYT Edebiyat Ana Sayfa