Felsefenin Temel Konuları ve Problemleri

ÜNİTE 3: FELSEFENİN TEMEL KONULARI VE PROBLEMLERİ

Felsefi problemlerin irdelenmesi ve çözümlenme yollarıyla birlikte felsefenin temel ve alt disiplinleri belirginleşmeye başlar. Bu ünitede temel felsefi disiplinlerden varlık, bilgi, bilim, ahlak, din, siyaset ve sanat felsefeleri her bir alanın temel soruları ekseninde kısaca tanıtılmıştır.

Varlık felsefesi

Felsefenin ortaya çıkışındaki temel problem varlık konusudur. “Var olanı var olması bakımından ele alma” olarak tanımlanan varlık felsefesi bu yüzden “ilk felsefe” olarak görülür. İlk felsefede var olanın nitelikleri, oluşu, özü ve değişimi gibi problemler cevapları aranan önemli konulardır. Felsefenin ortaya çıkışında doğa filozofu olarak isimlendirilen düşünürler; doğanın ilk ve temel unsurunu su, toprak, hava ve ateş gibi doğanın içindeki bazı ögelerde bulmaya çalışmıştır. Fikir ayrılıkları, doğanın ilk nedenleri, ana maddesi, değişimi ve oluşuyla ilgili olmuştur. Varlık felsefesi, bir yandan var olanları açıklamaya çalışan ontoloji olarak nitelendirildiği gibi var olanların ardındaki gerçeği anlamaya çalışan metafizik karşılığında da ifade edilmektedir. Varlıkla ilgili farklı görüş ve kabullerin toplandığı varlık felsefesinde öne çıkan sorular arasında varlığın gerçekliği, varlığın nasıl ve nelerden oluştuğu, bir amaç taşıyıp taşımadığı, insanın varoluşunun anlamı (insanın özü, varoluşu ve özgürlüğü) gibi konular sayılabilir.

Bilgi felsefesi

İnsanın duyumsanabilir veya düşünülebilir olanlara dair sezgi, gözlem veya akıl yürütme etkinlikleriyle ulaştığı betimlemeler veya yaptığı belirlemeler ve kuşaktan kuşağa sürdürülen bu tür aktarımlar (öğrenmeler) bilgi olarak ifade edilebilir. Epistemoloji (bilgi kuramı) olarak da bilinen bilgi felsefesi öncelikle bilme ve bilgi fenomeni üzerine odaklanır. Bilgi felsefesinin konusunu daha iyi anlamak için onun bazı ana problemlerine bakmak gerekir. Bu problemlerin bazıları şunlardır: “Doğru bilgi mümkün müdür?”, “Bilginin kaynağı nedir? ”Bilginin sınırları ve doğru bilginin ölçütleri nelerdir?” ve “Bilginin güvenirliliği ve değeri nelerdir?

Bilim felsefesi

Bilim felsefesi; genel olarak bilimin doğasını, yapısını ve işleyişini özel olarak da onun kavramlarını, ilkelerini ve yöntemini sorgulayan felsefedir. Bilim insanları, deney-gözlem yaparak doğadaki olayları sistemli bir şekilde açıklamaya uğraşır. Bilim felsefecisi ise bilim insanlarının yapmış olduğu etkinlikte genel olarak bilim, bilimsel düşünce ve yöntemin yapı ve işleyişini sorgulayarak bilimsel etkinliğin neyi ifade ettiğini ortaya koymaya çalışır. Bilim felsefesi bilim değildir. Çünkü bilim felsefecisi bize doğadaki olaylar hakkında yeni bilgi vermekten çok bilimin yapısı, işleyişi ve insan hayatı üzerine olan etkisini sorgulayarak göstermeye çalışır.

Ahlak felsefesi

İnsan veya başka bir varlığa yönelik her tür düzenleme, ahlaki boyut taşımaktadır. Etik, felsefenin ahlakla ilgilenen ve ahlaki ilkeler üzerine düşünceler yürüten dalıdır. Ahlaki eylemin ve iyiyle kötünün ne olduğunu, irade ve seçmenin ahlaki eylemle ilişkisini, insan yaşamının amacının ne olması gerektiğini, ahlaklı ve erdemli bir yaşayışın hangi ögeleri taşıdığını araştıran felsefe alanıdır. Bir felsefe sistemi olarak etiğin görevi yeni bir ahlak
sistemi geliştirmek ve buna uyulmasını sağlamak değil ahlaki ilişkiler üzerinde düşünmek ve görüş elde etmektir. Felsefede ahlakla ilgili birçok konu üzerinde tartışılmış ve birbirinden farklı görüşler ileri sürülmüştür. Ahlak felsefesinin temel sorunları arasında öne çıkanlar; iyilik ve kötülüğün ölçütü, özgürlük ve sorumluluk ilişkisi ve evrensel bir ahlak yasasının olup olmadığıdır.

Din felsefesi

Din, felsefe gibi hayatı anlama ve anlamlandırma çabası içindedir. Felsefenin bakış açısı rasyonel tarzda şekillenirken din daha çok inanç boyutunda şekillenir. Bu iki faaliyetin insana temas ettiği noktalar arasında farklılık bulunması birbiriyle ilişkileri olmadığı anlamını taşımaz. Felsefe ve din, geçmişten bu yana ilişki içinde olan ve insanların ihtiyaçlarına cevap veren alanlardır. Felsefenin dine yönelmesiyle onun bir alt dalı olarak din felsefesi ortaya çıkmıştır. Din felsefesi, dinlere karşı çıkış veya onlardan yana olma tavrı içermez. Din felsefesi, felsefenin din üzerine rasyonel, tutarlı ve kapsamlı olarak düşünmesidir. Din felsefesi; dinin ne olduğunu, ilke ve kavramlarını ayrıca ibadet davranışlarını eleştirel tarzda sorgular. İnceleme alanı ilahi ve ilahi olmayan tüm dinlerdir. Din felsefesinin konusunu daha iyi anlamak için onun bazı temel problemlerini incelemekte fayda vardır. Bunlar; “Tanrı’nın varlığı ile ilgili görüşler nelerdir?”, “Evren sonlu mudur? Sonsuz mudur?” ve “Ölümden sonra yaşam var mıdır?” gibi problemlerdir.

Siyaset felsefesi

Siyaset, yönetmek ve idare etmek anlamına gelmektedir. Siyaset felsefesi ise toplumsal yaşamın pratiklerinden yola çıkarak siyasetin yapısını belirlemeye yönelir. Toplumsal yaşantıya yönelik sistemler düşünce olarak ortaya konur. Siyaset felsefesi, siyasetin ilgi alanı olan her konunun araştırılmasıdır. Siyaset felsefesi siyaseti oluşturan yapıyı, egemenliğin ve iktidarın kaynağını anlamaya çalışmakla birlikte, öneri sunmayı da hedefler. Filozoflar, geçmişten bu yana en iyi yönetimin nasıl olabileceğine dair fikirler ortaya koymuştur. Bu fikirlerle ideal devlet, toplum ve birey kurguları oluşturulmuştur. Siyaset felsefesinde hak, adalet, özgürlük, iktidarın kaynağının ne olduğu ve ideal devlet düzenin olup olamayacağı konuları öne çıkan problemlerdendir.

Sanat felsefesi

Sanat, insanın güzellik karşısında duyduğu hayranlık ve heyecanın yaratıcı tekniklerle dışavurumudur. Sanatta tüm duygu ve düşünce, inanç ve hayaller bir form kazanır. Sanatçı kendine has bakış açısıyla insanı, dünyayı ve evreni yorumlar. Bu yorumlama, teknik bir hünerle birleşerek sanatsal ürünü oluşturur. Sanat eseri, sanatçı ve ürün arasında köprü görevindedir. Eser, esere yönelen kişilerle birlikte başka anlamlar da kazanır. Sanat felsefesi, sanatı tüm yönleriyle ele alan felsefi bir disiplindir. Sanat felsefesinde sanatın anlamı, sanat eserlerinin özellikleri ve sanatta güzelin ne anlama geldiği gibi felsefi problemler bulunur.