İnsanlığın İlk Dönemleri

2. Ünite: İnsanlığın İlk Dönemleri

İnsanlığın İlk İzleri

  • İnsanın geçmişini, tabiatla mücadelesini, sosyal ilişkilerini ve inançlarını öğrenmek geçmişten günümüze ulaşan izlerin incelenmesine bağlıdır.
  • İnsanoğlunun geçmiş yaşamı hakkında yerleşim yerleri, konar-göçer yaşam alanları, tapınaklar, mezarlar ve doğal çevre araştırılır, çıkarımlar elde edilir.
  • Yazıdan önceki dönemin aydınlatılabilmesi için en önemli unsur arkeolojik araştırmalardır.
  • Günümüzden yaklaşık 2,5 milyon yıl önce Dünya, buzullarla kaplı olduğu için insan yaşamına uygun değildir.
  • Buzulların yavaş yavaş erimeye başlamasıyla birlikte özellikle kuzey yarım kürenin bazı alanlarında ılıman iklim kuşakları oluşmuş, doğal çevre insan yaşamına uygun hâle gelmiş ve ilk yerleşme ile ilgili hareketlilikler bu kuşakta görülmeye başlanmıştır.
  • 12 bin yıl önce Anadolu’nun güneydoğusunda ve Mezopotamya’da Bereketli Hilal olarak da adlandırılan bu coğrafyada iklim giderek insan yaşamına uygun hâle gelmiş ve bu bölgede nüfus artmaya başlamıştır.
İlk İnsanların Hayat Tarzı ve Geçim Kaynakları
  • Yazının icadından önceki dönemde insanın hayat tarzı avcılık ve besin toplayıcılığı şeklinde tüketici, yabani tahılları ıslah ederek kendi kontrolünde planlı bir tarımsal faaliyete başlaması ile üretici hale gelmiştir.
  • Yerleşik yaşam ve tarımsal üretim sonucunda daha kolay beslenme yollarının öğrenilmesi, nüfus artışına yol açmıştır.
  • Anadolu’daki birçok yerleşim bölgesinde yapılan kazı çalışmaları sonucunda MÖ 9.000’lerden itibaren üreticiliğin başladığı görülmektedir.
  • Çayönü Höyüğü (Diyarbakır) ve Cafer Höyük (Malatya) yerleşkelerinde dünyanın en eski buğday türlerinden birisi olan “Emmer evcil buğdayı”nın bulunması buna örnektir.
  • Yazıdan önceki dönemde insanlar, mağara ve kaya sığınakları içinde küçük gruplar hâlinde tarımla birlikte kulübe şeklindeki barınaklarda yaşamaya başlamıştır.
  • “Megaron” tipi evler İzmir’deki Limantepe ve Baklatepe höyüklerinde görülür.
  • İlk insanlar, kullandığı araç-gereçlerini kabataşlardan, obsidyen ve kemikler, toprak kullanımı ile pişirilmiş topraktan, zamanla araç-gereç teknolojisi gelişmesi ile mikrolit adı verilen malzemelerden ve son olarak da madenlerden yapmaya başladılar.
Yerleşik İnsan ve Medeniyet

Yerleşik yaşama ve medeniyete ait ilk yerleşim merkezleri yazıdan önceki dönemde görülmektedir. Anadolu’da Göbeklitepe, Çatalhöyük ve Çayönü gibi yerleşim yerleri bu dönemi aydınlatan önemli yaşam bölgeleridir. – Göbeklitepe; Şanlıurfa kent merkezinin 18 km kuzeydoğusunda, Örencik köyü yakınlarındadır. – 1995 yılında Arkeolog Klaus Schmidt (Kılaus Şimit) tarafından başlayan kazılar sonucunda insanlık ve uygarlık tarihini değiştirecek veriler bulunmuştur. – Anadolu’da yazıdan önceki dönemi en iyi yansıtan yerleşim alanlarından bir diğeri ise Konya’nın Çumra ilçesi yakınlarında bulunan Çatalhöyük yerleşkesidir. – Arkeolog J. Mellart (Melır) tarafından ortaya çıkarılan “kent” oldukça iyi korunmuş yapılardan oluşur. – Çatalhöyük, günümüzde “UNESCO Dünya Mirası” listesinde olan önemli bir yerdir. – Anadolu’ bulunan Diyarbakır’ın Ergani ilçesi sınırlarındaki Çayönü’de önemli bir merkezdir. – Çayönü’nde yapılan kazılar sonucunda 8 000 m2 alan 1964 yılında Robert J. Braidwood (Rabırt J. Breydvud) ve Halet Çambel başkanlığında bir ekiple açığa çıkarılmıştır.

Sözlü Kültür

  • Yazının icadından önce insanlar, toplumsal hafızalarını sözlü olarak kuşaktan kuşağa aktarmış ve bu yolla korumuştur.
  • Eski Yunan’da mit ve efsane anlatıcıları, Türklerde ozan ve âşık, Afrika’da topluluğun en yaşlıları; bu aktarım görevini üstlenmiştir.
  • Yine toplumların sözlü anlatımlarındaki tufan ve yaratılış hikâyeleri benzerlik göstermektedir.

Tarih Öncesi Dönemlendirme

  • Yazının icadından önceki dönem olan tarih öncesi devirler sınıflandırılırken insanların kullanmış oldukları araç gereç ve madenlerden yola çıkılmıştır.
  • Tarih öncesi Çağlar: Taş Çağı ve Maden Çağı şeklinde dönemlendirilmiştir.
  • Yazının icadıyla birlikte tarihî çağlar başlamıştır. Taş Çağı: Eski Taş, Orta Taş ve Yeni Taş Çağı olmak üzere kendi içinde çağlara ayrılırken Maden Çağı da Bakır, Tunç ve Demir Çağı olarak dönemlere ayrılmıştır.
  • Dönemlendirmede üretim ve yerleşme biçimiyle yaşam koşulları etkili olmuştur.
  • Tarih öncesi devirlerin, başlangıç ve bitiş zamanları bölgelere göre farklılıklar gösterir.

YAZININ GELİŞİMİ

  • İlk Çağ’da Mezopotamya’daki dinî inanışlar etkisiyle Sümerler, mabet ekonomisinin zorunluluğu ile sembol yazısını (piktograf) icat etti.
  • Sümerlerin kullandığı ilk yazılı kil tablet örneklerine Uruk kentinde rastlanmıştır.

Yazılı Kültürün Başlaması

  • Yazının icadı, tarihî devirlerin başlangıcı kabul edilir.
  • Sümerlerden sonra çivi yazısı Akad, Babil, Asur, Hitit ve Urartu gibi medeniyetler tarafından geliştirilmiştir.
  • Hiyeroglif yazısını kullanan Mısırlılar, yazı aracı olarak papirüs ve fırça gibi araçlar kullanmıştır.
  • Mısır yazısı,24 sessiz harften oluşan Fenike alfabesinin gelişmesine de model olmuştur.
  • Bu alfabeden Sami, sonrasında da Latin alfabesi geliştirilmiştir.

İlk Çağ’da Bilim

  • Bilim, insanlığın ortak ürünüdür ve kökleri ilk insanlara kadar uzanır.
  • Tarihî süreç içinde Mısır, Yunan, Çin, Hint, İran, Arap ve Türk gibi milletlerden bilim insanlarının çalışmaları, medeniyetin gelişmesine katkı sağlamıştır.
  • İlk insanlar, doğa ile ilişkisinde basit teknik becerileri kullanmıştır.
  • Gökyüzü olaylarının izlenmesi, kaydedilmesi ve yorumlanması; günümüz modern astronomi bilimine temel oluşturmuştur.
  • Modern astronomideki matematiksel dayanaklar ilk defa Mezopotamya’da kullanılmıştır.
  • Mezopotamya uygarlıkları, Ziggurat adı verilen tapınaklarda gözlem yaparak gök biliminde bilimsel gözlem yöntemini keşfetmiş ve bilgileri tablolaştırmıştır.
  • Ay ve Güneş tutulmalarını hesaplamışlardır.
  • Amasya’da yaşamış ve coğrafya konusunda çalışmış Strabon (Sıtreybın), Anadolu ve çevresinde yaptığı geziler sonucunda on yedi bölümden oluşan “Coğrafya” isimli eseri yazmıştır.
İLK ÇAĞ’DA BAŞLICA MEDENİYET HAVZALARI
  • MÖ 3200 ………. Sümerlerin yazıyı bulması
  • MÖ 2375 ………. Urkagina Yasaları’nın çıkarılması
  • MÖ 1900 ………. Anadolu’da yazının kullanılmaya başlanması
  • MÖ 1700 ………. Hammurabi Kanunları
  • MÖ 1296 ………. Kadeş Savaşı
  • MÖ 1280 ………. Kadeş Antlaşması
  • MÖ 1260-1250 … Truva Savaşları
  • MÖ 1230 ………. Ege Göçleri
  • MÖ 776 ………. İlk Olimpiyatlar
  • MÖ 753 ………. Roma’nın Kuruluşu
  • MÖ 680 ………. Lidyalıların parayı kullanmaya başlamaları
  • MÖ 550 ………. Pers İmparatorluğu’nun kurulması
  • MÖ 359 ………. İskender İmparatorluğu’nun kurulması
  • MÖ 330 ………. Pers İmparatorluğu’nun yıkılması
  • MÖ 323 ………. İskender İmparatorluğu’nun yıkılması
  • 0 ………………… Hz. İsa’nın doğumu
  • 313 ……………. Milano Fermanı
  • 325 …………….. İznik Konsülü
  • 330 ………. …… Roma İmparatorluğu’nda Hristiyanlığın resmî din hâline gelmesi
  • 375…………….. Kavimler Göçü
  • 395 ……………. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması
  • 476 ……………. Batı Roma’nın yıkılışı

İran Medeniyeti

  • İran’da kurulmuştur.
  • Medler ve Persler en önemli devletlerdir.
  • Medler babillerle birleşip Asurluları yendiler.
  • Pers Kralı Kiros Medleri yıktı. 543’te Lidya ülkesini aldı. Anadolu’ya hakim oldu.
  • Bu hakimiyete Büyük İskender son verdi.
  • Satraplık uygulamasını Anadolu’da uygulamışlardır.

Hint Medenbiyeti

  • Hint yarımadasında gelişmiştir.
  • İklim sıcaklığı mücadeleciliği azaltılmış sık sık istilalara uğramıştır.
  • Halk sosyal sınıflara ayrılmıştır.
  • Bunlar;
  • a) Brahmalar (Din adamları)
  • b) Kşatriyalar (Asil ve askerler)
  • c) Vaysiyalar (Tüccar-sanatkarlar)
  • d) Şürdalar (köylüler)
  • e) Paryalar (köleler)
  • Bu yapılanma kast örgütüdür. Bir sınıftan diğerine geçmek mümkün değildir.
  • Hintlerin millet olmamalarının en büyük sebebi bu yapıdır.
  • Brahmanizm ve Budizm burada doğmuştur.

Uyarı: Kast sistemine ilk ciddi darbeyi Gazneli Mahmut vurmuştur. (1001-1027)

Çin Medeniyeti

  • M.Ö. 221 yılında 2400 km uzunluğundaki Çin seddini Hunlardan korunmak için yapmışlardır.
  • Feodal bir yapı vardır.
  • Sülaleler yönetir.
  • Pusula, barut, baskı tekniği mürekkep, kağıt, porselen ilk kez Çin’de geliştirilmiştir.
  • Yazıları resim yazısıdır.
  • Ordu yönetiminde Türkleri örnek almışlardır.
  • Dini bakımdan Konfüçyüs ve Lao-çe önemlidir. Budizm yaygındır.
  • Gelir kaynakları Tarım ve ticarettir.

Mezopotamya Medeniyetleri

  • Anadolu’da Güneydoğu Toroslardan, İran Körfezine kadar uzanan, Fırat ve Dicle ırmakları arasındaki bölgeye Mezopotamya denir.
  • Nehirlerin doğduğu yere “yukarı”; denize döküldükleri bölgelere “aşağı” adı verilir.
  • İlk yerleşim yerleri bu bölgededir.
  • Göç yolları üzerinde olması ve sulamanın kolaylığı gelişmede etkilidir.
  • Bir kavmin değil, birçok kavmin etkisi görülür.
  • Düz ve verimli toprakları sebebi ile istilalara uğradılar.
  • Mimaride kerpiç ve tuğla kullandılar.
  • Dört kavmin etkisi büyüktür. Bunlar;

Sümerler (M.Ö 4000-2350)

Güney Mezopotamya’ya yerleşmişlerdir.

  • İlk site devletlerini (Lagaş, Ur, Uruk, Eridu, Nipur, Kaş, Umma) kurdular.
  • Sitelerin başında “patesi” adı verilen rahip-krallar bulunmaktaydı.
  • Şehirler bir tapınak etrafına kümelenerek kurulmuştur.
  • Çok tanrı (politeist) anlayışı vardır.
  • Sümer tapınaklarında Ziggurat denir.
  • İlk yazıyı bulmuşlardı. (M.Ö 3500) (Çivi yazısı)
  • İlk yazılı kanunları oluşturmuşlardır. Sümer Kralı Urgakina, MÖ 2375’te tarihte bilinen ilk yazılı kanunları çıkarmıştır.
  • Cezalandırma fidye usulüne göre idi.
  • Sözlü edebiyat gelişmiştir. (Gılgamış Destanı, Yaratılış Manzumesi, Tufan hikayesi) önemlidir.
  • Çok tanrı inancı yaygındır.
  • İlk defa tekerleği icat ettiler.
  • Aritmetik ve Astronomide ilerlediler. Pi (π) sayısını hesapladılar.
  • Sabanı bulmuşlardır.
  • İthalat ve ihracatı başlatmışlardır.
  • Takas usulü vardır.
  • Öldükten sonra dirileceklerine (öbür dünyaya) inanç gelişmemiştir.
  • Akbaba sütunu önemlidir.
  • Mimaride kerpiç kullanmışlardır.

Akadlar (M.Ö. 2350-2150)

  • Mezopotamya’nın ortasında kurulmuşlardır. Sami soyundandırlar.
  • Sargon ilk bilinen imparatorluğu kurmuştur.
  • İlk daimi orduyu kurmuşlardır.

Babiller (M. Ö. 1800-478)

  • Kurucuları Amurlular’dır.
  • Mezopotamya’ya Arabistan’dan gelmişlerdir. Amurlular tarafından kurulmuştur.
  • Hukukları gelişmiştir. Sümer kanunlarını derlemiş olan Hammurabi kendi adı ile bilinen çağın en tutarlı gelişmiş kanunlarını yapmıştır.
  • 10 tabanlı sayı sistemini bulmuşlardır.
  • Ülke mutlak Monarşi ile yönetilmiştir.
  • Tanrı-Kral anlayışı önemlidir.
  • Asma bahçesi ve Babil kulesi meşhurdur.

Asurlular (MÖ. 2000-609)

  • Yukarı Mezopotamya’da kurulmuştu.
  • Urartular ile Anadolu’da Mezopotamya medeniyetini taşımışlardır.
  • Ticaret yollarını genişletmişlerdir.
  • Kayseri Kültepe’deki ticari içerikli yazılı belge Anadolu’nun ilk yazılı belgesidir.
  • Kara ticaret kolonileri kurmuşlardır.
  • İlk atlı birlik oluşturmuşlardır.
  • Hukuk kuralları Babil’e benzemektedir.
  • “Karum” denilen ticaret pazarları kurdular.

Yunan Medeniyeti

Girit Medeniyeti

  • Ege medeniyetinin bilinen ilk medeniyetidir.
  • Balıkçılık ve avcılık gelişmiştir.
  • Ticaret, denizcilik ve gemicilik ilerlemiştir.
  • Knossos Sarayı önemli mimari eserlerinden biridir.
  • Girit’te Anadolu Medeniyeti etkisi de görülür.

Miken Medeniyeti (Akalar)

  • Girit medeniyetine son veren Akalar tarafından kurulmuştur.
  • Miken önemli bir şehirdir.
  • Yer altı kral mezarları ünlüdür.
  • İlyada ve Odesa destanları Miken kralının Truva ile yaptığı savaşı anlatır.

Yunan Medeniyeti

  • Dorlar tarafından M.Ö. 1200 yıllarında kurulmuştur.
  • Çok sayıda şehir devletinden oluşan bir medeniyettir.
  • Şehirler arası siyasi birlik yoktur.
  • Başlıca Şehir Devletleri : Atina, Korint, Teb ve Sparta’dır.
  • Şehir yöneticileri Tiranlar’dır.
  • M.Ö. VII. yy’dan sonra Tiranların yerini “Arhonlar” aldı.
  • En ünlüleri Drakon, Solon, Klistenes’dir.
  • Eski Yunan’da iki önemli savaş görüldü. Atina ile Isparta arasında yapılan savaşlara Maraton savaşları ve Perslerle yapılan ve 27 yıl süren Peleponnes Savaşları’dır.
  • Eski Yunanda şehir devletlerinin birliğini Makedonyalı İskender gerçekleştirdi. (M.Ö. 337)
  • Deniz kolonileri kurmuşlardır.
  • Bütün bilim dallarında ilerlediler. Sokrat, Eflâtun, ve Aristo gibi önemli bilim adamları yetiştirdiler. – Çok Tanrı, inancı vardı. En ünlüsü Zeus’tu. Çocukları vardı. Apolyo ve Afrodit gibi. Olimpos dağında oturduğuna inanırlardı. Tanrılara Olimpiyatlar düzenlenirdi.
  • Heykelcilikte ve mimaride ilerlemişlerdir. Dor, İyon ve Korint mimarisi geliştirmişlerdir.
  • Alfabeyi Fenikelilerden almışlardır.

Hellenistik Medeniyeti

  • Makedonya Devleti M.Ö. VII yy.’da kuruldu.
  • Makedonya kralı II. Flip’in oğlu İskender’in yönetimi ile oluşan ve geniş bir alanı etkileyen, Doğu-Batı sentezinin gerçekleştiği bir medeniyettir.
  • Yunan Uygarlığı ile Ön Asya uygarlığının bir kaynaşmasıdır. Hellen Birliğini kurdu.
  • Büyük İskender Yunan şehir devletlerini bir birlik altına aldı.
  • Perslere karşı ilk başarı Oranikosta elde edildi.
  • Persleri Anadolu’dan attı. İsos (Dörtyol) Savaşı ile Pers hükümdarı Dara’yı yendi.
  • Persleri Anadolu’dan attı. Ülke Sınırlarını Hindistan’a kadar genişletti.
  • Perslerin Satraplık (Eyalet) sistemini ülkesinde uyguladı.
  • Bergama Efes ve İskenderiye dünyanın önemli kültür merkezidir.
  • Asklepion sağlık merkezi ve Zeus tapınağı Bergama’dadır.
  • İskenderiye şehrini kurdu.
  • Batı’dan doğu’ya göç başladı.
  • Dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye feneri Helenistik medeniyete aittir. İskender’in ölümü ile imparatorluk üçe ayrıldı:
  • a- Mısır’da Ptolemeler
  • b- Trakya’da Batı Anadolu Saleşkaslar
  • c- Makedonya’da Antigonitler

Roma Medeniyeti

  • Roma, Romulus tarafından kuruldu.
  • Merkezi İtalya’dır.
  • Avrupa, Asya ve Afrika’da geniş bir medeniyet kurmuşlardır.
  • Kavimler göçü bu devletin gelişimini etkilemiştir.
  • İtalya’nın ilk siyasi oluşumudur.
  • 395 yılında Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı. – Doğunun merkezi İstanbul oldu.
  • Roma imparatorluğunun üç yönetim şekli vardır.
  • a- Krallık (M.Ö 723-510)
  • b- Cumhuriyet (M.Ö 510-27)
  • c- İmparatorluk (M.Ö 27-395) (Agustus dönemi)
  • Roma imparatorluğunda Krallık döneminde halk üç sınıfa ayrılmıştır:
  • a- Patriciler= Soylular – Yönetici sınıf
  • b- Plepler = Orta sınıf (Memur tüccar)
  • c- Köleler = esir anne ve baba çocuklarıdır.
  • Roma M.S. 313 yılında çıkan Milano Fermanı ile Hıristiyanlığı (İmparator Konstantin döneminde) resmen kabul etti.
  • 381’de Hristiyanlık Roma’nın resmi dini oldu.
  • “12 Levha kanunları” bugünkü Avrupa kanunlarının temeli oluşturmuştur.
  • Tanrı anlayışları Yunan Tanrılarına benzerdi.
  • Tanrı Kapital dağında bulunurdu.
  • Mısır’da aldıkları Güneş takvimini geliştirdiler. Sezar ve Papa XIII. Gregor tarafından düzenlendi.
  • Latin alfabesine son şeklini verdi.

Anadolu Medeniyetleri

  • Anadolu Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında bir köprü durumundadır.
  • “Anatolia” (güneşin doğduğu yer) adı ile bilinir.
  • Göç yolları üzerindedir.
  • İnsanların yaşayışına elverişli bir coğrafi alandır.
  • Yerleşim Yontma taş devri ile başlar.
  • İlk yazılı belgeler, Asurlu tüccarlardan kalma Kültepe (Kayseri) tabletidir.
  • Anadolu’da Tarih öncesi Devirlere ait bulunan merkezleri şunlardır:
  • a- Paleolitik (Yontma Taş): Antalya – Karain, Beldibi, Belbası
  • b- Mezolitik (Orta taş): Antalya – Karain, Göller Barandiz, Ankara Maunçay
  • c- Neolitik (Yenitaş): Diyarbakır-Çayönü, Gaziantep-Sakçagözü, Samsun-Tekkeköy, Konya-Çatalhöyük

Uyarı: Anadolu’da Hititler öncesi ilk siyasi birliği M.Ö. 3. bin yılında Hattiler kurmuştur.

Hititler (M.Ö. 2000-1200)

  • Kızılırmak kıvrımında, Kapadokya bölgesinde kurulmuştur.
  • Başkent Hattutaş (Boğazköy)’dür.
  • Mezopotamya ve Mısır Medeniyetinden etkilenmiştir.
  • Anadolu’da kurulan en önemli medeniyettir.
  • Anadolu’daki diğer medeniyetleri etkilemiştir.
  • İlk tarih yazıcılığını başlatmışlardır.
  • “Anal” adı verilen yıllıklar aynı zamanda Tanrılara hesap verdikleri belgelerdir.
  • Objektif tarih yazıcılığının ilk örneğidir.
  • Ülke “bin tanrı ili” diye anılırdı.
  • Rahip-Kral anlayış vardı.
  • Kralı denetleyen “Pankuş” meclisi bulunurdu.
  • “Tavananna” adı verilen Kraliçe yönetimi de söz sahibi idi.
  • Ahiret inançları zayıftı.
  • Hiyegrolif ve çivi yazısını kullanmışlardır.
  • Tarihi ilk yazılı anlaşmasının Mısırlılarla yapmışlardır. (Kadeş Antlaşması)
  • Yasalarında fidye esastır.
  • Hitit tarihi Eski Devlet – Yeni Devlet – Geç Hitit Devletleri diye üç bölüme ayrılmıştır.
  • Evlenme sözleşme ile yapılırdı. Resmi nikah uygulaması görülür.
  • İlk köprü uygulamasını yaptılar.
  • En önemli kalıntılar İvriz ve Yazılıkaya’dır.
  • Eli silah tutan herkes askerdi.
  • Frigler tarafından yıkılmıştır.

Frig Medeniyeti (M.Ö 800-676)

  • İç Anadolu’da Sakarya nehri kıyılarında Gordion şehri merkezli kurulmuştur.
  • Krallarına Midas adı verilir.
  • Ekonomisi tarıma dayalıdır.
  • Öküz kesme, saban kırmanın cezası ölümdür.
  • Mimari eserlerinin en önemlisi Midas Mezarıdır.
  • En büyük Tanrı Tanrıça Kibela’dır.
  • Hitit ve Yunan sanatı etkisinde kalmıştır.
  • Fenike alfabesini kullandılar.
  • Maden ve tahta işlemeciliği gelişmiştir.
  • Seramik ve dokumacılıkta ilerlemişlerdir.
  • Kimmerler tarafından yıkılmıştır.
  • Dokumacılıkta Anadolu’ya yeni bir usul getirmişlerdir. “Tapetes” adı verilen Halı ve Kilim dokumaları önemlidir.

İyonlar (M.Ö 1000-546)

  • Efes – Milet – İzmir Bölgesinde Dor istilasından kaçan Akalar tarafından kuruldu.
  • Ticaret ve kolonicilik gelişmiştir.
  • Yunan kolonilerinin kurucusudur.
  • Fenike Alfabesini Yunanistan’a taşımıştır.
  • İlyada ve Odesa destanları oluşmuştur.
  • Pozitif bilimler ve hür düşünce gelişmiştir.
  • İyon usulu mimariyi geliştirmişlerdir.
  • Matematikte; Tales, Pisagor – Tıpta – Hipokrat – Tarihte – Heredot – Felsefede – Diyojen gibi şahıslar bu bölgede yetişmiştir.
  • Büyük İskender tarafından yıkılmıştır.
  • Artemis tapınağı en ünlü eserleridir.
  • İyon alfabesi geliştirilmiştir.

Urartular (M.Ö 900-600)

  • Hurriler tarafından kuruldu.
  • Doğu Anadolu’da Tuşpa (Van) merkezli kurulmuştur.
  • Maden işlemeciliğinde ilerlediler.
  • Sulama projeleri geliştirilmiştir.
  • Medler tarafından yıkılmıştır.
  • Anadolu’nun ilk federal devletidir.
  • Urartuların baş tanrısı Haldi’dir.
  • Çivi yazısı ve Hiyogrolif kullandılar.

Lidya Medeniyeti (M.Ö. 687-547)

  • Gediz ve Menderes nehirleri arasında kurulmuştur.
  • Merkezi Sard’dır.
  • Ekonominin temeli ticarettir.
  • İlk kez parayı kullanmışlardır. (M.Ö VII yy.)
  • Kral yolunu ticarete açmışlardır. Bu yol Efes’ten başlayıp, Asurların başşehri Ninova’ya kadar uzanır.
  • Maden işlemeciliği ileridir.
  • Devletin başında kral bulunur.
  • Her şeyi para ile halledeceklerini düşünürlerdi.
  • Ordu paralı askerlerden oluşmakta idi.
  • Persler tarafından yıkılmıştır.
  • Lidyalılar; Kibele, Artemis Zeus ve Apoliyo gibi tanrılara tapmışlardır.
  • Fenike alfabesini kullandılar.

Not: Anadolu Medeniyetlerinde Mezopotamya’nın etkisinde destanlar gelişmiştir. Kumurbi Destanı, Gılgamış Destanı gibi Gılgamış Destanı Hititçeye çevrilmiştir.

Mısır Medeniyeti

  • Nil Nehri ve havzasında gelişmiştir.
  • Coğrafi yapısı sebebi ile dışardan etkilenmemişlerdir. Özgün bir medeniyet merkezidir.
  • İstilalara kapalıdır.
  • Nil’in akışına göre aşağı-yukarı adı ile ayrılır
  • Mısır krallıklarla yönetilir.
  • Devletin başında Firavun denen Tanrı-kral bulunurdu (Amon ve Ra da Tanrıdır).
  • “Norm” adı verilen şehir devletleri kurmuşlardır.
  • “Papirüs” adı verilen kağıt yapmışlardır.
  • Resim yazısı kullanmışlardır. (Hiyeroglif)
  • Edebiyat ve eğitim dine dayanırdı.
  • Ölümden sonraki hayata inanırlardı. Bu inanç mumyacılığı geliştirmiştir.
  • Kralları için piramitler yapmışlardır.
  • Diş dolgusu, kırık, çıkık tedavisi yapmışlar, tıp ilerlemiştir. (Dinin etkisi)
  • Tarihinin ilk yazılı anlaşmasını (Kadeş) Hititlerle yapmışlardır. II. Ramses zamanında (Yeni İmp. Dönemi) etkileri artmıştır.
  • Güneş takvimini bulmuşlardır. Nil’in taşmasının büyük etkisi vardır. Yunan ve Romalılar Kullanmıştır.
  • Geometri ve matematik gelişmiştir.
  • Ticarette takas sistemini kullanmışlardır.
  • Ekonomi tarıma dayalıdır.
  • Halk, bürokratlar, rahipler, köylüler diye üçe ayrılmıştır.
Doğu Akdeniz Medeniyeti

Fenikeliler (Kenaniler)

  • Lübnan Dağları ve Akdeniz arasında kurulmuştur.
  • Coğrafi durumları tarıma elverişli olmadığı için ticarete, daha çokta deniz ticaretine yönelmişlerdir.
  • Kuzey Afrika, Malta, Kıbrıs ve İngiltere’de koloni kurmuşlardır.
  • Tarihte bilinen ilk denizci kavimdir.
  • Ticari gelişmişlikleri birçok medeniyetle karşılaşmalarına ve yazının geliştirilmesine etki etmiştir. Günümüz alfabesi Fenikelilere dayanır.
  • Camcılıkta ilerlemişlerdir.
  • Boyayı bulmuşlardır.
  • Gemicilik ve tersanecilikte ilerlemişlerdir.

İbraniler

  • Sami kavmindendirler.
  • Hz. Davut tarafından kuruldu. İsrail ve Yahudi devletleri diye ikiye ayrılmıştır.
  • Mısır’da Hz. Musa zamanında kölelikten kurtularak Sina yarım adasına döndüler.
  • Irk esasına dayalı bir medeniyettir.
  • Yahudilik milli din olarak gelişmiştir.
  • En ünlü eserleri Süleyman mabettir.
  • Ekonomileri tarım ve hayvancılığa dayanıyordur.
  • Asur, Babil ve Romalılar tarafından, son olarak da Almanya tarafından sürülmüşlerdir.
  • Yazı ve dilleri İbranice’dir.
  • Kutsal kitapları Tevrat ibadet yerleri Havra ve Sinagog’tur.
İNSAN VE GÖÇ

İlk Çağ’ın Tüccar Toplulukları

Asurlar

  • Asurların iki yüzyıl kadar Anadolu’da sürdürdükleri ticari faaliyetler, Koloni Devri (MÖ 1950 -1750) olarak isimlendirilir.
  • Hâkimiyet alanlarını zamanla Doğu Anadolu, Güney Doğu Anadolu, Suriye, Filistin ve Mısır’a kadar genişletmişlerdir.

Lidyalılar

  • Lidyalıların, insanlık tarihinde ilk kez madeni parayı (sikke), ücretli askerlerinin maaşlarını ödemek için icat ettikleri tahmin edilmektedir.
  • Lidyalılar, bu icatla dünya ticaretinde yeni bir atılımı başlattı.
  • Aristotales’in deyimiyle değiş tokuşun zorunlu gerekliliğinden para ortaya çıkmış bir başka tarz kazanç becerisi olan ticaret işi oluşmuştur.

Fenikeliler

  • Doğu Akdeniz sahil şeridinde genel olarak denizcilik ve deniz ticareti ile uğraşmışlardır.
  • Bu denizci kavim, gemilerin inşası amacıyla gerekli keresteleri temin etmek için gelişmiş bir ormancılık faaliyeti de yürütmüştür.
  • Doğu Akdeniz’de çok iyi bir ticaret ağı kurmuş olan Fenikeliler, Batı Akdeniz’de de ticaret kolonileri kurmayı başarmıştır.
  • Zamanla Mısır, Kıbrıs, Girit ve Rodos dışında Sicilya, Sardunya ve İspanya’ya kadar uzanan birçok yerde ticaret kolonileri kuran Fenikeliler, bu sayede dünya deniz ticaretini kontrol etmeyi başarmıştır.

Soğdlar

  • İslam öncesi Orta Asya tarihinde, merkezi Semerkant olmak üzere birçok şehir devletinden oluşurdu.
  • V. yüzyılın ortasında Eftalitlerin (Ak Hunlar) ve 558 yılında Kök Türklerin hâkimiyetine giren Soğd bölgesi, özellikle Kök Türk zamanında Orta Asya’nın ekonomik, siyasi ve kültürel merkezi oldu.
  • Soğdlu tüccarlar Kök Türk koruması altındaki Çin’den İtalya’ya kadar uzanan İpek Yolu üzerindeki ticareti kontrol etmiştir.
  • İslam öncesinde olduğu gibi İslami dönemde de Soğdlar, İpek Yolu üzerinde etkin rol oynamayı sürdürmüştür.

KABİLEDEN DEVLETE

  • Kabile, aynı atadan gelen ve birbirine kan bağıyla bağlı bulunan büyük insan topluluğuna verilen isimdir.
  • Büyük devletler ve imparatorluklar kurulduktan sonra bile kabile konfederasyonları varlıklarını büyük oranda sürdürmüştür.
  • Coğrafya veya iklimin hayat tarzlarını şekillendirmesiyle köyler ve kabile konfederasyonları zamanla şehir devletlerini oluşturmuştur
  • İlk Çağ medeniyet alanlarına bakıldığında Mısır’da “norm”, Sümerlerde “site”, İyon ve Dorlarda “polis” adı verilen şehir devletleri kurulmuştur.

İlk Devletlerde Gücün Meşruiyet Kaynağı

  • İlk Çağ’ın başından itibaren Mezopotamya, Mısır, Anadolu gibi bölgelerde geniş alanlara hükmeden güçlü siyasi oluşumlar ortaya çıkmıştır.
  • Bu siyasi oluşumların çoğu monarşi ile yönetilmiştir.
  • Krallar, yönetimdeki meşruluğunu yani güçlerini dinden almıştır.
  • Bu nedenle ilk devletlerde gücün meşruiyet kaynağı tanrısaldır.
  • Anadolu’da Hititlerin yönetimi dine dayalı bir krallık veya teokratik bir monarşidir.
  • Urartularda krallar yaptıkları işleri tanrıları “Haldi” adına yaparlardı.
  • İlk Çağ Yunan medeniyetinin temellerinin atıldığı Girit Adası’nda halk, soylular ve kral tarafından yönetilirdi.
  • Yöneticiler; sanat, ticaret, din gibi hemen her konuda söz sahibi olup egemen sınıfı oluştururdu. Yöneticilerin din adına söz sahibi olması yönüyle yönetimleri teokratikti.
  • Batı Anadolu’da güçlü bir medeniyet oluşturan İyonlar, genel olarak Yunan tanrılarına inanırlardı. – İlk Çağ’ın önemli bir diğer medeniyet merkezi olan Mezopotamya uygarlıklarından Sümerlerde yönetici olan “Ensi”ler yani rahip-krallar; en yüksek rahip, yargıç ve komutandı.
  • Asur ve Babillerde ise kral, büyük tanrıların yeryüzündeki temsilcisi olup onlar adına ülkeyi yöneten rahip krallardı.
  • Ünlü Babil Kralı Hammurabi, bu anlayıştan farklı olarak kendisini adaletin kralı olarak ifade etmiştir.
  • Mısır Krallığı’nın ilk dönemlerinde krallar, tanrının yeryüzündeki temsilcisidir.
  • Makedonya Krallığı, diğer Yunan şehir devletlerinde olduğu gibi aristokrasi ile yönetilirdi. Aristokraside soylulardan oluşan konsül, pek çok yetkiye sahipti. Ancak Makedonya Kralı II. Philippos (Filip) Dönemi’nde bu durum değişmiş ve konsülün öneride bulunma yetkisi dışında kral üzerinde herhangi bir etkisi kalmamıştır. Doğu kültürlerinden etkilenerek gücünün meşruiyet kaynağını tanrısallaştırmıştır.

İlk Siyasi Organizasyon Türleri

  • Sümerlerde site olarak bilinen şehir devletleri ortaya çıkmıştır.
  • Babil Devleti benzer bir yapıda olsa da iktidarı ele geçiren güçlü krallar merkezî otoriteyi daha da güçlendirmiştir.
  • Bir diğer Mezopotamya medeniyeti olan Asurlular ise istilacı bir yapıya sahiptir.
  • Mezopotamya dışında pek çok yeri yönetimine alarak imparatorluk görünümüne kavuşmuştur.
  • Hititlerde kralın yanında “Pankuş” adında bir meclis vardır.
  • Yunan medeniyetinin ortaya çıktığı coğrafya, dar bir sahil şeridine sahip olması ve yüksek dağlarla birbirinden ayrılması nedeniyle burada merkezî devletler kurulamamış, polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır.
  • Atina ve Sparta gibi polisler arasında bitmek bilmeyen mücadeleler yaşanmıştır.
  • Kralın yetkilerinin azalması, onu denetleyen meclislerin yetkilerinin artmasıyla krallık artık saltanat olmaktan çıkmış ve krallar belirli bir sınıf tarafından seçilmeye başlamıştır.
  • Böylece soylular, iktidarı ele geçirerek aristokratik yönetim anlayışını kabul ettirmiştir.
  • İlk Çağ Yunan kentlerindeki bu seçim, cumhuriyet ve demokrasi anlayışının ilk izleridir.
  • Yunan medeniyeti içinde, soyluluğa dayalı ayrıcalıklı sınıf olan aristokratlara veya halka karşı zaman zaman güç kullanarak yönetimi ele geçiren kişiler olmuştur. Bu kişilere “tiran” bunların yönetimine de “tiranlık” denmiştir.
  • İlk Çağ’da Persler; İran, Anadolu, Mezopotamya, Mısır ve hatta Yunanistan’ın bazı bölgelerini içine alan büyük bir imparatorluk kurmuşlardı.
İlk Devletlerde Askerî, Sosyal ve Ekonomik Yaşam
  • Medeniyetlerin ekonomik yaşam ve askerî yapılarında coğrafya belirleyici bir unsurdur.
  • Mezopotamya’da toplum; soylular, din adamları ve köleler gibi sınıflara ayrılmıştır.
  • Halkın çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerdir.
  • Toplumda marangozlar, yazıcılar, çömlekçiler, mimarlar, duvarcılar gibi zanaatkârlar ve zengin tüccarlar vardır.
  • Batı Anadolu’da zengin tarım alanlarına ve maden yataklarına sahip olan Lidyalılar, Kral Yolu’nu kullanarak ticarette gelişmiş ve büyük bir refaha kavuşmuştur.
  • Friglerin temel geçim kaynağı ise tarım ve hayvancılıktır. Tarım, başta hukuk olmak üzere Frig toplumunda hayatın her alanını etkilemiştir.
  • İlk Çağ’da, Yunan coğrafyasında kurulan polisler, dağlık arazi nedeniyle yeterli hububatı üretememiştir. Bazı şehirler bu sorunu çevre bölgelerin kolonizasyonu yoluyla çözmeye çalışmıştır.
  • Şehir devletleri gıda ihtiyaçlarını karşılarken ticari alanda da gelişme göstermiştir.
  • Yunanlar; zeytinyağı, şarap ve imal ettikleri malların ihracına karşılık buğday ve hammadde ithal etmiş ve böylece ticari alanda da gelişme göstermiştir.
  • Büyük İskender, Doğu Seferi’ni Pers İmparatorluğu’na ait ticaret yollarını ele geçirmek amacıyla düzenlemiştir.
  • Roma İmparatorluğu da kurulduğu coğrafya gereği deniz ticaretine ve kolonizasyon faaliyetlerine yönelmiştir.
  • Romalı tüccarlar, Akdeniz ve Batı Avrupa’daki Roma topraklarında oluşan barış ortamından faydalanarak uzun mesafeli ticaret yapmıştır.
  • Mısır’da Nil Nehri etrafında verimli ovaların oluşması, Mısır’ın temel geçim kaynağının tarım olmasını sağlamıştır.
  • Nil’in sularının taşması sonucu tarlaların sınırları birbirine karışmış ve bu tarlaları ayırmak için Mısır’da geometri ilmî gelişmiştir.
  • Mısırlılar, yine bu taşkınların zamanını tespit etmek için güneş yılını hesaplamıştır.
  • Ölümden sonraki yaşama inandıkları için ölülerini mumyalamışlar böylelikle insan vücudunu tanımışlar, tıp ve eczacılık bilimlerinde gelişmişlerdir.

KANUNLAR DOĞUYOR

  • İnsanların toplum hâlinde yaşamaya başlaması ve ilk siyasi teşkilatların oluşmasıyla birlikte hukuka ihtiyaç duyulmuştur.
  • İlk Çağ’da yapılan hukuk kuralları kaynağını akıl, gelenek ve kutsal kitaplardan almıştır.
  • Yazının icadından önce hukuk kuralları, sözlü olarak nesilden nesile aktarılmıştır.
  • Türkler de sözlü hukuk kurallarını uzun süre uygulamıştır. Hunlarda hukukun temelini, kaynağını geleneklerden alan sözlü hukuk kuralları yani töre oluşturmuştur.
  • Yazının icadıyla birlikte yazılı hâle gelen hukuk kurallarının ilk örnekleri Sümerlerde görülür.
  • Baş Tanrı tarafından hükümdarlığın kendisine verildiğini ifade eden Sümer Kralı Urgakina, kötü idare sebebiyle meydana gelen yolsuzlukları, halkın huzursuzluğunu ve hoşnutsuzluğunu gidermek için bir adaletname hazırlamıştır.
  • Babil Kralı Hammurabi’nin yaptığı kanunlar önemli bir yere sahiptir. Her ne kadar Hammurabi kendini adaletin kralı olarak ifade etse de kanunlarını Tanrı Şamaş’ın önünde durduğu bir stelin alt kısmına yazdırmıştır.
  • İlk Çağ Anadolu medeniyetlerinden biri olan Hititler, gelişmiş bir hukuk sistemine sahiptir.
  • Hitit Hukuku ile ilgili günümüze kadar ulaşan tabletler vardır. Hitit Kanunları, içerik bakımından Sami kavimlerinin kanunlarından farklı olup Sümer Kanunları gibi insancıldır.
  • İbranilere kadar çok tanrılı din inanışı yaygınken İbraniler tek tanrılı semavi din inancını benimsemiş ve bunun sonucunda ilahi kökenli hukuk kuralları bu dönemde görülmeye başlanmıştır.
  • “On Emir” olarak bilinen bu hükümler, İsrailoğulları’nın Mısır’dan çıkışlarından sonra Sina Dağı’nda Allah tarafından Hz. Musa’ya bildirilen emirlerdir.
  • Yahudi inancına göre Tanrı ile İsrailoğulları arasında yapılan ahdi (anlaşma) içeren, Yahudiler’in kutsal kitabına Hristiyanlar, günümüzde “Ahd-i Atîk” (Eski Ahit) demektedir.