TARİHİ SÖZLÜK

=A=

Abdal: Ermiş, Derviş

Abluka: Bir bölgenin dışarıyla bağlantısını kesme

Adaletname: Padişahların toplumsal düzeni sağlamak için yayınladıkları emir

Afaroz: Papa ve Kiliseye karşı gelenlere, Kilise tarafından verilen Hristiyanlıktan çıkarma cezası

Ağnam: Koyun ve keçi cinsi küçükbaş hayvanlardan alınan vergi, Ağıl resmi

Ahilik: Anadolu’da sosyal dayanışmayı amaçlayan esnaf, zanaat gibi çalışma kollarını içine alan ocak

Ahkam Defteri: Osmanlılarda yasa, yargı ve tüzük niteliğinde olan kararların yazıldığı defter

Akçe: Osmanlı Devletinin para birimi olup gümüşten kesilirdi

Alemdar: Bayraktar. Bir birliğin bayrağını ve sancağını taşıyan asker

Altı Vergi: Duyun-u Umumiye’ye verilmiş altı vergi: İpek Tütün, Balık avı, tuz, içki ve damga pulu

Amire: Devlete ait olan, resmi, tersane-i amire

Anasır: Osmanlı Devleti’nde yaşayan çeşitli etnik unsurlar

Anayasa: Bir devletin temel kanunlarını, devletin yönetim şeklini, yasama, yürütme ve yargı güçlerinin nasıl kullanacağını gösteren, devletle halk arasındaki karşılıklı hak ve özgürlüklerini belirten ana kanun

Antlaşma: İki devlet veya devletler arasında yapılan yazılı sözleşmedir

Aristokrasi: Soylular topluluğu; ülkenin yönetimini soyluların yürütmesi, ayrıcalıklı kimseler

Arpalık: Askeri sınıfından olanlara ek gelir olarak verilen mal veya para

Arşidük: Avusturya’da imparator ailesi prenslerine verilen unvan

Arz Odası: Topkapı Sarayında padişahın elçileri ya da vezirazamı kabul ettiği salon

Asimilasyon: İki veya daha fazla sayıda toplum ya da grubun kültürlerinin giderek bütünleşmesi, yok olması

Aşar: Toprak ürünlerinden alınan onda bir oranında vergi. 1925’te kaldırıldı.
Ayan: Osmanlı Devletinde bir bölgenin ileri gelenleri, eşraf, toprak ağası
Avarız: Olağanüstü durumlarda halktan alınan vergi

Azap: Bekar Türk gençlerinden meydana getirilen piyade

Azınlık (Ekalliyet): İçinde yaşadıkları toplumda nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan dil, din gibi etnik köken gibi özellikleriyle farklı olan kesim

Ayak Divanı: Osmanlılarda padişahın asker ve halkla görüştüğü divandır.

Ayguci (Üge): Eski Türklerde hükümdar olmadığı zamanlarda kurultaya başkanlık eden devlet görevlisi. Başvezir.

Ayrıcalık: Diğerlerinden üstün tutulma durumu

Azil: Görevden alma

=B=

Babıali: 19. yyda Osmanlı Devlet yönetiminin merkezi. Osmanlı Hükümeti. Kelime anlamı, Yüksek Kapı

Bac: Osmanlılarda pazarda alınıp satılan maldan alınan vergi. Bu işe bakana “Bac Emini” denirdi.

Barok: 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da görülen sanat akımı

Balyos: Osmanlı Devletinde Venedik elçilerine verilen ad

Baklava Alayı: Her Ramazanın 15. günü saray mutfağından yeniçerilere baklava verilirken yapılan tören

Bedesten: İçinde değerli eşya alınıp satılan kapılan çarşı

Bennak Vergisi: Osmanlılarda evlilik vergisidir.

Berat: Osmanlı Devletinde bir göreve tayin ya da unvan verilmesi nedeniyle verilen ferman

Beylerbeyi: Eyalet valisi, Askeri-idari amir. Orgenerallik rütbesine denk derece

Beç: Osmanlıların Viyana’ya verdikleri ad

Beylerbeyi: Osmanlı Devleti’nde eyalet valisi

Beytülmal: Devlet hazinesi ve maliyesi demektir.

Beytülmal Emini: Yerleşim yerinde kamuya ait çıkarları korumakla görevlidir.

Bimarhane: Daha ziyade akıl hastalarının tedavi edildiği hastanelerdir.

Birun: Osmanlılarda divan toplantılarının yapıldığı ve padişahın resmi hayatının geçtiği sarayın dış bölümüne verilen isimdir.

Boy: Ortak bir sosyal düzen içinde bir arada yaşayan, aynı soydan insanların meydana getirdiği topluluk.

Burç: Kale duvarlarındaki savunma kulelerine verilen isimdir.

Birun: Topkapı Sarayının Enderun dışında kalan bölümü

Burjuva: Şehirlerde yaşayan orta sınıf olan kimse, kent soylu

Bürokrat: Devlet dairesinde çalışan üst düzey görevli

=C-Ç=

Cebeciler:  Osmanlılarda silah bakım ve onarım işlerinden sorumluydu
Cebelü (Cebeli): Dirlik sahiplerinin sefer sırasında götürmekte zorunlu oldukları atlı asker
Celep: İstanbul’un et ihtiyacını karşılayan tüccarlar
Cenah: Ordunun merkeze göre iki yandan her biri
Cülüs: Padişahın tahta çıkması
lüs Bahşişi: Padişahların tahta çıkışlarında dağıttıkları bahşiş
Cihad: İslam Dini uğruna yapılan savaş

Cizvit: Katolik mezhebini koruyup yaymak amacıyla kurulan Hristiyan tarikatı
Cizye: Müslüman olmayanlardan alınan vergi
Cönk: Halk şairlerinin şiirlerini topladıkları defterler
Çelebi: Görgülü, terbiyeli, olgun kişi, Bektaşi ve Mevlevi pirlerinin en büyüğüne verilen unvan
Çiftbozan: Toprağını üst üste ekmeyen çiftçiden alınan ceza vergisi

Çift Resmi: Müslümanlara ait arazilerden alınan vergidir.

Çuhadar: Bir dairenin dışardaki ayak işlerine bakan kimse

=D=

Danişmend: Medrese öğrencisi
Darbhane-i Amire: Para basılan yer
Darülfünun: Osmanlı Devleti’nde 19. yyda açılan üniversite
Darüşşafak: Osmanlı Devleti’nde kimsesiz çocukların eğitimi için kurulmuş yatılı okul
Darüşşifa: Sağlık Yurdu, hastane

Defterdar: Osmanlılarda maliye bakanlığı görevini üstlenen divan üyesidir.

Demokrasi: Halkın egemenliğine dayanan yönetim şekli

Denge Politikası: Günün şartlarına göre güçlü devletlerden birinin tarafını tutma, duruma göre saf değiştirme
Derbent: İki dağ arasında bulunan geçit yeri, boğaz, önemli geçitlerin korunması için yapılan karakol
Derbentçi: Sınırda bulunan kaleleri, yolları koruyan görevli, Hristiyan olanlarına da Martolos denirdi.
Derviş: Herhangi bir tarikat şeyhine bağlanıp o tarikatın kurallarına göre nefsini terbiye eden kimse
Despotluk (Despotizim): Bir bölgeyi ya da ülkeyi zorla, baskıyla ve keyfi olarak yönetme anlayışı

Devalüasyon: Para değerinin, altın ve yabancı bir paraya göre, düşürülmesi

Devlet: Siyasal iktidarın örgütlenmesi ve belirlenmesi ile ilgili kuralların tümü
Devrim: Bir kurumun ya ad toplumsal sistemi genellikle zor kullanarak yıkıp, yerine eskisinden farklı bir kurum ya da toplumsal sistem yaratma

Devşirme: Devlet hizmetlerinde ve Kapıkulu ocaklarında kullanılmak üzere Hristiyan çocukların, Türk-İslam Geleneklerine göre yetiştirilmesi

Dinar: İslam ülkelerinde altın para

Dizdar: Osmanlı’da kale kumandanı
Dirlik: Devlet memurları ve askerlere görevleri karşılığı verilen maaş veya toprak

Dirlik Sistemi: Türk-İslam devletlerinde toprağı işleme hakkının hizmet karşılığı kişilere verilmesi.

Divan: İslam devletlerinde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul.

Divan-ı Ala: Anadolu Selçuklularda devlet işlerinin görüşüldüğü büyük divan.

Divanıhümayun: Osmanlılarda devletin siyasi, ekonomik, askeri, mali sorunlarının tartışıldığı ve karara bağlandığı bir meclistir. Bu meclise Veziriazam, Kazasker, Nişancı, Kaptanı Derya, Defterdar, Yeniçeri ağası ve Şeyhülislam katılırdı. Büyük divan.

Divan-ı Mezalim: Türk-İslam devletlerinde itirazların yapıldığı ve sultan başkanlığında toplanan yüksek mahkeme.

Dogmatizim: Bir takım düşünceleri her zaman geçerli ve değişmez doğrular olarak kabul etmek

Düzek Akçesi: Yeniçeri ocağına katılan acemioğlanlara verilen para
Düyun-u Umumiye İdaresi: Genel Borçlar İdaresi

=E=

Egemenlik: Yönetme yetkisi, hakimiyet

Ekberiyet Sistemi: I. Ahmet zamanında çıkartılan ve hükümdar çocuklarından en yaşlısının tahta oturmasını emreden kanundur

Eklektik: Seçmecilik, Çeşitli görüşlerden seçilmiş fikirleri bir araya toplama

Emir: Vali, komutan, yönetici

Emir-i Arz:  Türk-İslam devletlerinde ordunun maaşını verir ve ihtiyaçlarını karşılardı.

Emir-i Dad: Türk-İslam devletlerinde törelere dayanan mahkemelerden sorumlu yargıç.

Emir-il Sevahil: Türk-İslam devletlerinde deniz gücü komutanı.

Emir-ül Ümera: Türk-İslam devletlerinde kara kuvvetleri komutanıdır.

Enderun: Osmanlılarda devşirmelerin eğitim gördüğü ve devlet hazinesinin bulunduğu sarayın iç bölümüne verilen isimdir.

Ensar: Mekke’den Medine’ye göç eden Müslümanlara yardım eden Medinelilere verilen ad; yardımcı.

Esham Senedi: İç borçlanmaya gitmeyi sağlayan ve ilk olarak III. Mustafa döneminde kullanılan devlet tahvilidir.

Eşkinci: Selçuklularda haberleşmeden sorumlu görevlidir. Ulak.

Endülijans: Ortaçağ’da Katolik Kilisesi görevlilerince Hristiyan halktan alınan günahtan kurtulma belgesi

Engizisyon: Ortaçağ ve Yeniçağ’da Katolik Kilisesinin kendisine karşı gelenleri cezalandırmak için kurduğu dinsel nitelikli mahkemeler
Enterdi: Katoliklerde papanın bir ülkede dini hizmetleri durdurarak hükümdarı cezalandırması. Bir ülkeyi kralı ile birlikte dinden atmak.

Esham: III. Mustafa döneminde piyasaya sürülen borçlanma (istikraz) kuponları. Hisse senedi.
Eşraf: Bir bölgenin zenginleri, ileri gelenleri
Evkaf: Vakıflar
Evlad-ı Fatihan: Rumeli’nin fethi sırasında büyük yararlıkları görülen Türk halkı
Eyalet: Osmanlı Devleti’nde bir kaç vilayeti içine alan askeri ve sivil yönetim bölgesi
Et Meydanı: İstanbul, Aksaray’da Yeniçerilere et dağıtılan ve kazan kaldırdıkları bölge

Etnik: Soy, köken, milletle ilgili olan

=F=

Feodalite (Derebeylik): Ortaçağ’da toprağı ve yaşayan köylüleri bir kişinin malı sayan rejim
Ferman: Padişahlar tarafından her hangi bir konuda yazılan buyruk
Fetih: Bir bölgeyi veya ülkeyi savaşarak almak
Fetva: Şeyhülislamın görüşü
Fıkıh: İslam hukuku

Fırka: Tümen, siyasi parti, insan topluluğu

Firavun: Mısır hükümdarlarına verilen unvan.

Fresk: Duvarlara alçı üzerine yapılan resimler.
Fütüvvet: Yiğitlik, gençlik, cömertlik üzerine kurulmuş teşkilat. Dini özellikte esnaf birliği

=G=

Ganimet: Savaşta düşmanlardan alınan her türlü eşya ve gereç
Galebe Divan: Elçi kabulü ve Kapıkulu ocaklarına ulufe dağıtılan gösterişli divan
Gayrimüslim: Müslüman olmayan
Garp Ocakları: Osmanlı Devleti’nde Trablusgarp, Tunus ve Cezayir için kullanılan bir terim
Gaza: İslam dinini korumak ve yaymak amacıyla yapılan her türlü mücadele
Gedik: Boşluk, eksiklik, güçlük. Esnafa dükkan açma izninin verilmesi

Gravür: Ağaç ya da madeni levhalar üzerine kazılarak yapılan resim.

Gulam: Türk-İslam devletlerinde tutsak ve köle çocuklarından asker yetiştirme sistemi. Osmanlılardaki devşirme sisteminin benzeridir.

=H=

Hacip: Türk-İslam devletlerinde hükümdar ve vezirden sonra gelen en yüksek rütbeli görevlidir.

Hadis: Hz. Muhammed’in söz ve davranışlarını inceleyen bilim
Halife: Hz. Muhammed’in vekili olarak Müslümanların lideri ve şeriatın koruyucusu olan kimse
Hammadde: İşlenmemiş, doğal halde bulunan madde (maden, ağaç, bitki)
Hanedan: Soylu ve büyük aile
Haraç: Müslüman olmayanların ödemekle yükümlü oldukları vergi, Toprak mülkiyetine dayalı
Harç: Resmi işlerde devlet veznesine ödenen para
Hars: Tarla sürme, kültür
Hassa: Hükümdara ait, Hazine-i Hassa: Padişah hazinesi, iş hazine

Hazine-i Amire: Türk-İslam devletlerinde devlet hazinesi.

Hat: Güzel yazı yazma sanatı

Hegemonya: Bir devletin bir başka devlet üzerinde kurduğu baskı, ikinci devletin bağımsızlığı yok gibi 
Hendese: Medreselerde okutulan geometri
Hidiv: Osmanlı Devletine bağlı Mısır’ın yöneticilerine verilen unvan
Hisar: Sağlam surlarla çevrili küçük kale
Hiyerarşi: Makam sırası, derece düzeni, ast üst ilişkisi
Humbara: Havan Topuyla atılan demirden mermi. Humbaracı: Havan topunu kullanan asker sınıf

Hutbe: Hükümdarların her cuma namazından önce camide isminin okunması, Bağımsızlık sembolü
Hümanizm: 14. yyda ortaya çıkan felsefe, bilim ve sanat görüşü, insanlık sevgisi
Hümayun: Devlet ve saltanat sahibi padişaha ait olan, onunla ilgili olan
Hutbe: Cuma ve Bayram namazlarında okunan dua ve verilen öğüt, hükümdar adına okunan dua

 =I-İ=

Irakeyn: İki Irak demek, Bugünkü Irak; Irak-ı Arabi/İran’ın batısındaki dağlık bölge Irak-ı Acem denirdi

Islahat: Reform, iyileştirme, düzeltme

İaşe: Yedirip, içirme, bakma, besleme

İcma: Dini bir konuda ortak görüşe varma.

İfta: Yapılan işlerin şeriata uygun olup olmadığı konusunda görüş bildirme görevidir.

İhtis: Ruhsat vergisidir.

İcazet: Bilimde ve eğitimde öğrenimi tamamlayanlara verilen belge
İcmal: Özet, kısaltma
İçtimai: Toplumsal ve sosyal
İdadi: Lise derecesindeki okullara verilen ad
İhtilal: Büyük ve ani değişiklik, bir memleketin siyasi yapısını güç kullanarak ortadan kaldırma ve onun yerine yeni düzeni, gene kuvvete dayanarak yerleştirme

İhtisab: Osmanlıların klasik döneminde belediyenin işlevini yerine getiren yönetim birimi
İltizam: Vergilerden birini bedel karşılığında alma toplama yetkisi, toplayana da mültezim denirdi
İmarethane: Fakirlere ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu
İmtiyaz: Ayrıcalık

İnkılap: Değişme, bir durumdan başka bir duruma geçme toplum ve devlet hayatında kısa sürede meydana getirilen değişiklik
İptidai: İlkel, ilkokul
İskan: Yerleştirme, yer ve yurt kazandırma
İstihdam: İşsizleri iş sahibi yapma
İstihkam: Düşmana karşı savunmak için teş ve topraktan siper
İstikraz: Ödünç alma

İttifak: Birlikte hareket etmek üzere anlaşmak, bağlaşma, birleşme, birlik

İkta: Mülkiyeti devlete ait olan bir kısım toprak gelirinin bir hizmet karşılığı olarak bir kişiye verilmesi.

İkta Arazi: Savaşlarda yararlılık gösteren askerlere ve devlet görevlilerine ayrılan

İspenç: Osmanlılarda Müslüman olmayanlara ait arazilerden alınan vergidir.

İstifa Divanı:  Türk-İslam devletlerinde devletin maliye işlerinden sorumlu divandır.

İşraf Divanı: Türk-İslam devletlerinde devletin adli ve idari işleri dışındaki devlet faaliyetlerini denetleyen divandır.

=K=

Kadı: Osmanlılarda hâkim ya da yargıca verilen isimdir.

Kadı Leşker: Türk-İslam devletlerinde askeri davalara bakan görevlidir.

Kafes Sistemi: I. Ahmet’ten itibaren şehzadelerin sancaklarda değilde sarayda eğitildiği sistemdir.

Kaime: Osmanlılarda bastırılan ilk kâğıt paradır.

Kapan Emini: Osmanlılarda çevreden gelen ürünlerin vergilendirilmesinden sorumludur.

Kaptan-ı Derya: Osmanlılarda donanma komutanı olan divan üyesidir.

Kast: Hint toplumunda sosyal sınıflar; sınıf, zümre, grup.

Kaime: Resmi kağıt, Kağıt para
Kakmacılık: Keresteyi birbirine bağlı motifler koyarak işleyen kimselerin yaptığı iş
Kalem: Osmanlılarda resmi evrakı hazırlayan ünite katiplerin çalıştığı yer

Kanunname: Osmanlı Devleti’nde özel ve kamu hukuka ait yayınlanan kanunlar
Kapan: Yiyecek ve giyecek ürünlerinin toptan satıldığı kapalı çarşılar
Karavela: Osmanlı deniz kuvvetlerinde kullanılan büyük savaş gemilerine verilen isim

Katedral: Çok büyük olan kilise

Kelam: İslam felsefesi.

Kervansaray: Yolcuların konakladığı büyük han
Kethüda: Bir yeri yönetme görevi kendisine verilmiş olan güvenilir kimse

Kıraat: Kuran’ı usul ve kaidesine göre okuma.

Koşuk: Müzik eşliğinde söylenen şiirler.

Kurgan: Türkistan’da tarihi mezarlara verilen isim; höyük.

Kurultay: Eski Türklerde devlet işlerinin görüşüldüğü meclis.

Kozmopolit: içinde değişik milletlerden kimseler bulunan topluluk

Koloni: Sömürge, göçmen topluluğu veya bu topluluğun yerleştiği yer
Kölemen: (Memluk) Eskiden kölelerden oluşan bir asker sınıfı
Külliye: Bir caminin çevresinde medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastahane gibi yapıların bütünü
Kümbet: Türk-İslam devletlerinde sultanlar, melikler, beyler ve topluma hizmet etmiş önemli kişiler için yapılan anıt mezarlardır
Küttab: Katipler, Defterdar ve Nişancıya bağlı kalemlerde çalışan memurlar

=L=

Lala: Osmanlı şehzadelerinin eğitim ve öğretiminden sorumlu görevli
Levend: Osmanlı’da deniz askeri
Liberalizm: Serbestlik, özgürlük ve serbestliği esas olan siyasi ve ekonomik düzen

Liberalizm: Toplum ve devlette serbestliğin en geniş ölçüde uygulanmasını savunan siyasi ve iktisadi görüş

Lojistik: Askeri birliklerin hareketlerinde haberleşme, ikmal ve yol gibi hizmetleri sağlayan askeri bölüm
Lokata: Varisi olmayan mal veya mülkün devlet hazinesine girmesi

Lonca: Osmanlı esnaf teşkilatı, belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları içine alan dernek

=M=

Malkoç: Osmanlılarda akıncılar ocağının komutanı

Malikâne: Osmanlılarda üstün başarı gösteren devlet memurlarına verilen topraklardır.

Mecelle: Osmanlı tarihindeki ilk medeni kanundur.

Melik: Selçuklularda, yetiştirilmek amacıyla,  eyaletlere idareci olarak gönderilen

Menşur: Onay, Onaylamak. Padişah tarafından verilen bir ferman türü

Merkantilizm: Ülkenin refahını sahip olduğu altın ve gümüş gibi değerli madenlere bağlayan iktisat öğretisi
Meşveret: Herhangi bir konuda danışma, görüş alışverişinde bulunma
Meşkhane: Osmanlı Devleti’nde müzik öğretilen kurum
Mezhep: Bir dinin görüş ve anlayış ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollardan her biri
Muhassıl: Vergi tahsildarı

Mutlakiyet: Egemenlik yetkisinin bir kişiye ait olduğu yönetim şekli

Mücerred: Osmanlılarda bekar Müslüman erkeklerden alınan vergidir
Mültezim: Devlete ait bir yerin gelirini açık arttırma ile üzerine alan kimse

Minyatür: Daha çok doğu ülkelerinde gelişen bir resim türü.

Miri: Tük-İslam devletlerinde ülke topraklarının devlet malı sayılmasıdır.

Monarşi: Miras yoluyla iktidarı elinde bulunduran kişi ve ona bağlı kişilerce devletin yönetim rejimi
Muhtesip: Çarşı ve pazar esnafını din kurallarına göre denetleyen görevli, belediye memuru
Müsadere: Osmanlı Devletinde her hangi bir kişiye ait mallara padişah adına el konulması
Müşir: Mareşal
Mütareke: Ateşkes, karşılıklı olarak silah bırakılması
Müzakere: Bir konuyla ilgili görüşme, danışma

Muhtariyet: Özerklik, bir topluluğun kendi kendine yönetme hakkı, bir takım imtiyazlarla yönetilen eyalet
Mülteci: İltica eden, sığınan
Mütareke: İki tarafın anlaşarak geçici bir süre için savaşı bırakmaları, silah bırakma, ateşkes
Müttefik: Biriyle söz ve güç birliği yapmış, antlaşma ile bağlı

Müzehip: Tezhip sanatı ile uğraşan kişilerdir.

=N=

Nahiye: Bucak, Mülki Yerleşme birimi
Naib: Vekil
Narh: Tüketiciyi korumak amacıyla özellikle ihtiyaç maddeleri için devletçe belirlenen fiyat
Nazır: Bakan

Nakkaş: Osmanlılarda minyatür sanatı ile uğraşanlara verilen isimdir.

Nişancı: Padişahın ferman ve beratlarını hazırlayan, yazışmalara bakan ve bunlara tuğra (padişah imzası) basan divan üyesidir.

Nizamiye Mahkemeleri: Osmanlılarda ilk kez Tanzimat Dönemi’nde Avrupa hukuk kurallarına göre işleyen mahkemedir.

Nezaret: Bakanlık, gözaltı
Nizam-ı Cedit: Avrupa tarzında kurulmak istenen ordu, III. Selim’in Avrupa tarzı yaptığı yenilikler
Nizam-ı Alem: Dünya Düzeni
Nüve: Essas, öz

=O-Ö=

Ocaklık: Osmanlı’da miri arazi türü

Oligarşi: Devlet gücünün belli bir gruba, zümreye ait olması
Orta: Yeniçeri ocağında bölük
Otağ-ı Hümayun: Padişah çadırı

Örf: Gelenek, Örfi hukuk, geleneklere dayalı olarak konan kurallar
Örfi Hukuk: Padişahın siyasi iradesiyle oluşturduğu hukuk
Öşür: Onda bir, aşar; İslam hukukuna uygun olarak üründen alınan vergi

=P=

Panislamizm: İslam birliğini hedefleyen akım
Panslavizm: Slav birliğini amaçlayan düşünce
Pantürkizm: Türkçülük, Türk birliğini amaçlayan politik akım, Osmanlı’nın son dönemlerinde ortaya atıldı

Papa: Katolik mezhebinin lideri

Paşmaklık Arazi: Osmanlılarda geliri padişah eşleri ve kızlarına ayrılan topraklardır.

Pençik Sistemi: Osmanlılarda savaşta ele geçirilen esirlerin beşte birinin asker olarak istihdam edildiği sistemdir.

Pervaneci: Türk-İslam devletlerinde iktaları dağıtır ve bu işle ilgili defterleri tutardı.

Polis: Yunancada şehir.

Parlamento: Kanun yapma (yasama), hükümeti denetleteyen ve halk tarafından seçilen meclis

Payitaht: Başkent, taht şehri
Pençik: Asker yetiştirmek için savaş esirlerinden beşte bir oranında ayrılan acemi oğlan adaylarına verilen ad

Prototip: İlk örnek, ilk tip

=R=

Rasyonalizm: Akılcılık

Reaya: Bir hükümdarın yönetimi altındaki halk

Realizm: Gerçekçilik
Resm: Bazı iş ve eşyadan alınan vergi ve ya harç

Restore: Hırpalanmış eski bir eseri aslına uygun hale getirme
Risale: Belli bir konuya ayrılmış hacimce küçük kitap, mektup, broşür
Rüştiye: Ortaokul derecesinde olan eğitim kurumu

=S=

Sadrazam: Osmanlılarda padişahın yardımcısı, mutlak vekili ve padişahtan sonra en yetkili kişidir.

Sagu: Ölen büyükler için söylenen ağıtlar.

Sahabe: Hz. Muhammed’in arkadaşları; ashap.

Sakalar: Osmanlılarda ordunun su ihtiyacını karşılayan destek birimidir.

Salyane: Türk-İslam devletlerinde özel yönetimli eyaletlerden alınan yıllık vergidir.

Serf:  Orta Çağ Avrupası’nda toprağa bağlı olan köylü.

Sipahi: Atlı asker, süvari.

Sfenks: İnsan başlı, hayvan vücutlu heykeller.

Sahib-i Arz: Tımar ve zeamet sahipleri

Sancak: Bayrak, Osmanlı’da bir kaç kazadan meydana gelen yönetim birimi
Sanayi-i Nefise: Güzel sanatlar
Sekban: Osmanlı’da sınır boylarında görev yapan asker

Sentez: Birleştirme
Serasker: Veziriazam göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin unvanı, Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu komutanı
Serdar-ı Ekrem: Orduya başkumandanlık ettiği zaman sadrazama verilen unvan
Selef: Önce gelen
Sikke: Madeni Para

Sosyal Devlet: Toplumun bütün meselelerini bizzat devletin müdahalesi ile çözmeyi benimseyen yöntem

Stratejik (Strateji): Önceden belirlenen hedefe varmak için izlenen yol, askeri konumu önemli olan yer
Sultani: 1908’den sonra Osmanlı ülkesinde bugünkü lise dengi öğrenim kurumu
Suhte: Medrese öğrencisi
Sübaşı: Şehirlerin güvenlik işlerine bakan görevli

Sünnet: Hz. Muhammed’in davranışları.

Sipahi: Süvari

=Ş=

Şad: Eski Türklerde ülke yönetiminde tecrübe kazanması için oymak ve boylara idareci olarak gönderilen, hükümdar soyundan gelen kişilere verilen unvandır.

Şamanlık: Eski Türklerde din adamlığı.

Şehname: Osmanlılarda padişahların hayatları ve yaptıklarını anlatan eserlere verilen isimdir.

Şehremini: Osmanlılarda merkezde belediye işlerini yöneten devlet görevlisidir.

Şehzade: Osmanlılarda padişahın erkek çocuklarına verilen isimdir.

Şeyh: Arap kabile başkanı.

Şeyhül-İslam: Osmanlı devlet yönetiminde yapılan işlerin dine uygun olup olmadığına dair fetva veren divan üyesidir.

Şıhne: Türk-İslam devletlerinde taşrada eyaletlerin başındaki görevli. Vali.

Şövalye: Orta Çağ Avrupası’nda asiller soyundan gelen savaşçı insan verilen ad.
Şadırvan: Camilerin avlusunda abdest almak için yapılmış üstü kubbe ve çadır biçiminde olan çeşme
Şark Meselesi: Osmanlı Devletini paylaşmak ve yıkmak amacına yönelik düşünce
Şahi: Büyük top
Şahane: Padişaha ait
Şehzade Alayı: Sancak Beyliği görevi ile İstanbul’dan ayrılan şehzadeye düzenlenen tören
Şer’i: İslami kurallara uygun yol, şer’i hukuk
Şifahane: Hastahane
Şura: Danışma kurulu

=T=
Tampon: Stratejik bakımdan iki rakip devletin arasında yer alan devlet
Tebaa: Bir devletin hükmü altında bulunan halk
Teorik: Uygulama dışında kalan, akla dayanılarak ileri sürülen düşünce
Teokrasi: Dine dayalı, esasları ve uygulanması dinden gelen devlet yönetimi

Taht Kadısı: Osmanlılarda başkent İstanbul’da adaleti sağlamakla görevli kişidir.

Tasavvuf: Dini tarikatlara akıl ve anlayışla değil, gönül ve seziş yoluyla varmayı esas alan bir İslami felsefe.

Tefsir: Kuran’ı anlam bakımından hatmetmek ve ayetleri açıklamaktır.

Taassup: Bağnazlık, körü körüne bağlılık
Tasnif: Sınıflandırma
Tacir: Tüccar
Tenkid: Eleştiri
Tezhip: Kitap süsleme sanatı
Tahrir: Osmanlı Devletinde yeni fethedilen toprakların mülkiyet ve vergi oranlarını belirlemek amacıyla yürütülen yazım işlemi
Tekfur: Bizans döneminde vali düzeyinde olan yönetici
Tuluat: Sahnesiz ve metinsiz oynanan halk tiyatrosu
Tuğra: Osmanlı Padişahlarının imza yerine kullandıkları özel bir biçimi olan işaret
Tebaa: Uyruk, vatandaş
Teşrifat: Protokol

Totem: Tapılan bir hayvan ya da bitki.

Töre: Eski Türklerde, yazılı olmayan hukuk kuralları.

Tudun: Eski Türklerde vergi ve denetim işlerine bakan devlet görevlisi.

=U=

Uç: Sınır vilayetlerine verilen isim.

Ulak: Haberci.

Ulufe Divanı: Osmanlılarda yeniçerilerin maaşlarını dağıtan divandır
Ulema: Bilginler, din alimleri
Ulufe: Osmanlı Devletinde Kapıkulu askerlerine ve memurlara üç ayda bir ödenen maaş
Ümera: Beyler, amirler, üstsubaylar gibi emir verme yetkisine sahip olanlar
Uyruk: Devletin yönetimi altında bulunan kimse

=V=
Vakanüvis:
Osmanlı Devleti’nde tarihi olayları yazmakla görevli devlet tarihçisi
Valide Sultan: Padişahın annesi
Vakıf: Hayır işine ayrılan para, mal
Veliahd: Hükümdarın halefi olan
Veraset: Kalıtım, irsiyet, mirasta hak sahibi olmak
Vezir-i azam: Büyük vezir,sadrazam, başbakan
Voyvoda: Osmanlı’da Eflak ve Boğdan Beylerine verilen unvan

Vassal: Bir senyöre bağlı olan ve itaat etmek görevini taşıyan daha küçük senyöre denir.

=Y=
Yenisaray: Topkapı Sarayı
Yeniçeri Ağası: Yeniçeri ocağının komutanı
Yörük: Yarı yerleşik Türk toplulukları

Yuğ: Cenaze Töreni
Yurtluk: Büyük köşk, malikane, bir yerin gelirinin ömür boyu bir kimseye tahsis edilmesi

=Z=
Zabit: Subay
Zaptiye: Osmanlı Devletinde toplum güvenliğini sağlamakla görevli askeri polis kuruluşu
Zaviye: Tekkenin küçüğü
Zeamet: Osmanlı’da dirlik arazilerinin bir bölümü geliri 20.000 ile 100.000 akçe arasındadır.
Zımmi: İslam devletinin hakimiyetini kabul etmiş ve cizye ödeyen Müslüman olmayan halk
Züyuf Akçe: Ayarı düşük para