Üreme Sistemi ve Embriyonik Gelişim

7. Bölüm: Üreme Sistemi ve Embriyonik Gelişim

Üreme, canlıların ortak özelliklerinden biridir. İnsanlar eşeyli olarak ürer. Erkek bireylerde üretilen sperm küçüktür ve hareketlidir. Dişi bireylerde üretilen yumurta (ovum) ise büyüktür ve hareketsizdir. Yumurta, zigot için asıl sitoplazma kaynağıdır. Sperm ise hareketli yapısıyla yumurtaya ulaşıp onu dölleme yeteneğine sahiptir. Gametler döllenmeyle birleşir ve zigot oluşur. Oluşan zigot, her iki ebeveynden de genetik madde alır. Üreme hücrelerini üreten organlara gonad adı verilir. Erkekte sperm üreten gonadlara testis, dişide yumurta üreten gonadlara ise yumurtalık denir. Üreme sisteminin çalışması sinir sistemi ve hormonal sistemle kontrol edilir. Erkek üreme sistemi; testisler, vas deferens, yardımcı bezler ve penisten oluşur. Erkek gonadları olan testisler, karın boşluğunun dışında skrotum adı verilen bir torbada yer alır. Testisler, embriyonun gelişim evresinde karın boşluğunda bulunur ve doğum sonrasında skrotuma iner çünkü karın boşluğundaki vücut sıcaklığında spermler sağlıklı gelişemez. Testisler, ergenlikten yaşlılık dönemine kadar her gün milyonlarca sperm üretir. Testislerin içinde seminifer tüpçükleri vardır. Sertoli hücreleri seminifer tüpçükleri içindedir. Tüpçüklerin arasında ise leyding hücreleri bulunur. Testislerin seminifer tüpçüklerinde üretilen spermler kıvrımlı bir tüp olan epididimise geçer. Epididimiste sperm hücreleri olgunlaşır. Spermler epididimisten sonra sperm kanalına (vas deferens) geçerek penisten dışarıya atılır. Yardımcı bezlerden olan seminal kese, cowper bezi (bulboüretral bez) ve prostat bezleri bir sıvı oluşturur. Spermlerin de içinde bulunduğu bu sıvıya semen denir. Spermler ve içinde bulunduğu sıvı, sperm kanalına geçer oradan da üretrayla dışarı atılır. Üretra hem spermlerin hem de idrarın dışarıya atıldığı kanal olduğundan erkek üreme sistemine ve üriner sisteme ürogenital sistem denir. Üretra bir seferde ya spermleri ya da idrarı dışarıya atar. Bu kontrolü sağlayan prostat bezidir.

Erkek üreme sisteminde mayozla sperm oluşumuna spermatogenez denir. Sperm hücreleri, testislerin seminifer tüpçüklerinde üretilir. Spermatogenez yaklaşık on hafta sürer. Sperm üretimi erkek bireyler eşeysel olgunluğa eriştikten sonra yaşamları boyunca devam eder. Spermin baş kısmının ucunda akrozom adı verilen kese yer alır. Bu kesede spermin yumurtaya girişini sağlayacak enzimler bulunur. Spermin boyun kısmı çok sayıda mitokondri içerir. Kuyruk kısmı ise spermin hareketini sağlar.

Dişide üreme sistemi; yumurtalıklar (ovaryumlar), yumurta kanalları (fallopi tüpleri), rahim (uterus), rahim ağzı (serviks) ve vajinadan oluşur. Dişilerin gonadları olan yumurtalıklar, karın boşluğunda rahmin her iki yanında yer alır. Yumurtalıklar bağ dokuyla bulundukları yere tutunur. Yumurtanın oluşumu yumurtalıklarda mayozla gerçekleşir. Östrojen ve progesteron adı verilen eşey hormonları yumurtalık tarafından üretilir. Rahim, karın bölgesinin alt tarafında idrar kesesinin de arka tarafındadır. Esnek, kalın ve kaslı bir yapıdadır. Rahim, gebelik gerçekleşirse 3-4 kilogramlık fetüsü barındırabilecek kadar esneyebilir. Rahmin boyun kısmına rahim ağzı (serviks) adı verilir ve rahim ağzı vajinaya açılır. Rahmin iç kısmını kaplayan epitel tabaka endometriyum adını alır. Endometriyum kan damarları yönünden zengindir. Çiftleşme sırasında spermlerin bırakıldığı yapıya vajina denir. Vajinanın kaslı ve esnek bir yapısı vardır. Gebelik oluşmuş ise doğum kanalı olarak da görev yapar. Döllenme yoksa endometriyumun iç çeperi, bir miktar doku sıvısıyla ve kanamayla vajinadan atılır. Buna menstrüasyon (adet kanaması) denir.

Dişilerde yumurtalıkta foliküllerde mayozla yumurta hücresi oluşumuna oogenez denir. Oogenez uzun bir süreçtir, embriyonik dönemde başlar. Dişi embriyosunun yumurtalığında olgunlaşmamış yumurtalar bulunur. Yumurtalar gelişmelerini eşeysel olgunlukta tamamlar. Dişilerde yumurtalıklar östrojen ve progesteron hormonu üretir. Östrojen, rahmin gelişmesinden ve dişi üreme faaliyetlerinin uyarılmasından sorumludur. Östrojen ayrıca ikincil eşey karakterlerini kontrol eder ve korur. Göğüs ve kalçalarda yağ depolanması, sesin incelmesi gibi özellikler dişilere ait ikincil eşey karakterlerdir. Hem östrojen hem de progesteron, rahmin embriyo gelişimine hazırlanmasından sorumludur. Dişilerde yumurtalıkta yumurta hücresi oluşumu ve rahimde meydana gelen olaylar belirli periyotlarda gerçekleşen olaylardır.

Kadınları hamileliğe hazırlayan, rahmi embriyonun tutunmasına uygun hâle getiren, yumurta hücresinin oluşmasını ve ovulasyonu sağlayan bir dizi olaya üreme döngüsü denir. Bu döngü yaklaşık
28 günde bir yenilenir. Üreme döngüsü ovaryum döngüsü ve menstrual döngü olmak üzere iki bölümde incelenir. Ovaryum döngüsü, yumurtalıklarda bir yumurtanın olgunlaşmasını ve salınmasını içeren olayları kapsar. Menstrual döngüde rahim, embriyonun tutunmasına hazır hâle getirilir. Hormonların düzenli salınması iki döngünün eş zamanlı ilerlemesini sağlar. Menstrual döngü dişilerin ergenlik sürecinde başlar ve çoğunlukla 45-55’li yaşlarda sonlanır. Menstrual döngünün sona ermesi menopoz olarak adlandırılır.

Döllenme, ikincil oosit ile spermin haploit çekirdeğinin kaynaşmasıdır. Bu kaynaşmanın olabilmesi için öncelikle spermin baş kısmındaki çekirdeğin yumurtaya girmesi gerekir. Dişi üreme sistemine bırakılan milyonlarca spermden bir bölümü yumurtalık kanalında canlı kalmayı başarıp bu kanaldaki yumurtaya doğru ilerler. Diğer spermler ise ölür. Sperm yumurtaya ulaştığında yumurtanın dış tarafındaki zona pellucida (zona pelusida) adı verilen jel yapıya temas eder. Zona pellucida içinde sperm için reseptör görevi yapan molekül bulunur. Bu molekül spermin zona pellucida’dan geçişini kolaylaştırır. Spermin akrozomundan salınan enzimler jeli eriterek bir açıklık oluşturur. Bu açıklıkta spermin plazma zarı ile yumurtanın plazma zarı kaynaşır. Bu kaynaşma sperm çekirdeğinin ikincil oositin sitoplazmasına girmesini sağlar. Aynı zamanda metafaz II evresinde bekleyen bu hücrede mayozun tamamlanmasını uyarır. Döllenme gerçekleşince zigotun kromozom sayısı diploit olarak korunmuş olur.

Döllenme sonrası hızla bölünen zigot, çok hücreli bir yapıya dönüşür ve rahim duvarına gömülür. Böylece hamilelik gerçekleşir. Birçok çift, çeşitli biyolojik nedenlerle çocuk sahibi olamamaktadır. Bu duruma kısırlık denir. Kısırlığın erkekte sperm sayısının azlığı, spermlerin yeterince hareketli olmaması, kadında yumurtanın serbest hâle gelememesi, yumurta kanallarının tıkalı olması gibi pek çok nedeni vardır. Kısırlık tipine göre uygun tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Bu tedavi seçeneklerinden birisi de in vitro fertilizasyon yöntemidir. In vitro fertilizasyon, laboratuvar ortamında yumurta ile spermin birleştirilerek anneye transferine dayanan bir yöntemdir. Üreme sisteminin sağlıklı yapısını korumak için sağlıklı ve dengeli beslenmek, alkol, tütün ve tütün mamullerinden uzak durmak çok önemlidir.

Üreme sisteminin sağlıklı yapısının korunması için kişisel hijyene dikkat edilmelidir. Mikropların kolayca üremelerini önlemek için dış üreme organlarının temiz ve kuru tutulması, çamaşırların her gün değiştirilmesi gerekir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların çoğu kadınlarda daha ciddi problemlere yol açmaktadır. Tek eşlilik ve kondom kullanımı frengi, bel soğukluğu, AIDS, hepatit B ve hepatit C, herpes virus, papillomavirus gibi hastalıklara karşı alınacak önemli tedbirlerdendir. Son yirmi yılda kısırlık bir üreme sağlığı sorunu olarak ortaya çıkmıştır. Bunun en yaygın nedeni cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve enfeksiyonlardır. Kısırlık tedavisinde son yıllarda büyük gelişmeler olmuştur. Kısırlık her iki cinsiyet için de sorun olmasına rağmen pek çok toplumda bu sorunun sosyal ve psikolojik sonuçlarını kadınlar yüklenmektedir. Gebelik ve doğuma bağlı sağlık sorunlarını genelde kadınlar yaşamaktadır.

Embriyonik gelişme yumurta ile spermin birleşip zigotu oluşturmasıyla başlar. Döllenme sonucu oluşan zigot, tek bir hücreyken büyüme ve gelişme sonunda milyarlarca hücreden oluşan dokuya ve organa sahip karmaşık bir organizmaya dönüşür. Bu süreç hücre bölünmeleri sayesinde gerçekleşir. Bu aşamadan sonra embriyo büyüme ve gelişmeye başlar. Büyüme, mitozla hücre sayısındaki artıştır. Gelişme, dokuların ve organların yapılarındaki değişiklikler sonucu biyolojik fonksiyonlarındaki ilerleme ve olgunlaşmadır. Embriyonik gelişim, art arda gerçekleşen bir dizi hücre bölünmesiyle başlar. Zigotun hücre bölünmelerine segmantasyon denir. Segmentasyon sonucu oluşan hücrelerden her birine blastomer adı verilir. Segmentasyon sırasında oluşan hücrelerin dut şeklinde bir araya gelerek oluşturduğu yapıya morula denir.İnsanın embriyonal gelişimi üçer aylık dönemlere ayrılır. Embriyoda en hızlı değişim ilk 3 aylık sürede gerçekleşir. İkinci üç aylık dönemde fetüsün kaşları, kirpikleri oluşur. Kemikler ve dişler oluşmaya başlar. Üçüncü üç aylık dönemde büyüme devam eder. Hamilelik süresince annenin yeterli ve dengeli beslenmesi fetüsün sağlıklı gelişimi için önemlidir. Fetüsün cinsiyeti ve gelişimi ultrason incelemesiyle değerlendirilebilir. Ultrason görüntülemenin bilinen hiçbir zararı yoktur.

11. Sınıf Biyoloji 7. Bölüm

Üreme Sistemi ve Embriyonik Gelişim 11. Sınıf