Üriner Sistem

6. Bölüm: Üriner Sistem

Canlılarda metabolizma sonucu oluşan, vücut için gerekli olmayan ya da vücuda zararlı olan maddelerin dış ortama verilmesine boşaltım denir. Boşaltımda görev alan organlardan oluşan sisteme üriner sistem adı verilir. Hücrede metabolik olaylar sonucu oluşan atıklar, zararlı ve zehirli maddeler boşaltım ürünleridir. Azotlu bileşikler olan proteinler ve nükleik asitler, hücrede yıkılırken zehir etkisine sahip amonyak açığa çıkar. Vücut, bu amonyağı karaciğerde üre döngüsüyle üreye çevirir. Üriner sistem; böbreklerden, üreterden, idrar kesesinden (mesane) ve üretradan oluşur. Böbrek atardamarıyla böbreklere gelen kan burada süzülür. İdrar, üreterle idrar kesesine taşınır. İdrar kesesinde depolanan atıklar üretrayla dışarı atılır.

Böbrekler; karın boşluğunun arka tarafında yer alan, idrar oluşumunu sağlayan bir çift organdır. Böbreklerin işlevsel birimleri nefronlardır. Nefronlar, suyun geri kazanımında ve yoğun idrar oluşumunda etkilidir. Bir nefronun yapısı glomerulus kılcalları, Bowman kapsülü, proksimal tüp, Henle kulpu, distal tüp ve idrar toplama kanallarından oluşur. Her bir nefronda nefrona kanı getiren getirici atardamar ile kanı götüren götürücü atardamar arasında bir kılcal damar yumağından oluşmuş glomerulus bulunur. Glomerulus kılcalları Bowman (Bovman) kapsülü adı verilen bir kapsülle çevrilidir. Glomerulus kılcalları ve Bowman kapsülünün oluşturduğu yapıya Malpighi cisimciği denir.

Böbrek; nefronlarda idrar oluşturma işlevini süzülme, geri emilim ve salgılama olmak üzere üç aşamada gerçekleştirir. Böbrek atardamarıyla gelen kan; oksijen, besin ve üre bakımından zengindir. Böbrek içinde kılcallara ayrılan damarlar glomerulus kılcallarını oluşturur. Glomerulustan çıkan götürücü damar, nefron kanallarını saran bir ağ oluşturur. Kan basıncı etkisiyle pasif taşımayla gerçekleşen süzülme esnasında kan hücreleri, plazma proteinleri ve yağ molekülleri gibi büyük moleküller Bowman kapsülüne geçemez. Süzüntüde su, glikoz, aminoasitler, vitaminler, çeşitli tuzlar, üre, kreatin ve hemoglobinin yıkım ürünleri gibi atık maddeler bulunur ve albumin de bulunabilir. Geri emilim, vücutta su ve madde kaybını önleyen önemli bir mekanizmadır. Nefron tübülleri ve toplama kanalı geri emilimde görevlidir. Bowman kapsülünden proksimal tübüle geçen süzüntüden su, üre, elektrolitler, bikarbonat (HCO3) iyonları, tuz, glikoz ve bazı amino asitler gibi vücut için yararlı maddeler geri emilerek kana geçer. Henle kulpunun inen kolunda suyun geri emilimi sağlanırken çıkan kolunda yalnızca tuzlar geri emilir. Çünkü Henle kulpunun çıkan kolu suya karşı geçirgen değildir. Distal tüpte bikarbonat (HCO3) iyonlarının, tuzun ve suyun emilimi devam eder. Toplama kanalında su ve çözünen maddelerin emilimi gerçekleşir.

Bir maddenin kanda bulunması gereken normal miktarına eşik değeri denir. Maddenin kandaki miktarı eşik değerinin üzerindeyse geri emilim olmaz, madde idrarla dışarı atılır. Örneğin bazı amino asitler, proksimal tüpte aktif olarak geri emilir. Sağlıklı bir insanda glikoz ve amino asitlerin %100’ü, suyun %99’u, sodyumun %99,5’i, ürenin %50’si geri emilerek tekrar kana verilir. Salgılama, nefronu saran kılcal damarlardan nefron kanalcıklarına madde geçmesi olayıdır. Süzülme, geri emilim ve salgılama olaylarının sonucunda oluşan idrarın bileşiminde su, üre, ürik asit, kreatinin, kalsiyum, potasyum, sodyum, klor, fosfat, amonyak gibi maddeler bulunur. Süzüntü, toplama kanalıyla toplanır kanalın sonuna geldiğinde artık idrara dönüşmüştür. İdrar buradan böbrek havuzcuğuna iletilir. Böbrekten çıkan idrar, böbrek toplama kanallarıyla idrar kesesine gelir. İdrar kesesinden de üretra yoluyla dışarı atılır.

Böbreklerin çalışması ve homeostasinin korunması için çeşitli hormonlar etkilidir. Vücudun su ihtiyacı hissettiği plazma ozmotik basıncının artması durumunda hipofiz bezinden salgılanan antidiüretik hormon (ADH; Vazopressin) miktarı artar. ADH, toplama kanallarının duvarındaki epitel hücreler üzerinde etkilidir ve suyun geri emilmesini sağlar. Aldosteron hormonu, nefronun distal tübüllerini ve toplama kanallarını etkileyerek daha fazla sodyum ve suyun geri emilmesini sağlar. Böbrekler; su ve tuz dengesinin korunması, boşaltım atıklarının vücuttan uzaklaştırılması ve hücre dışı sıvıların pH’ının korunmasında da görevlidir. Kandaki pH dengesinin asitliğe doğru değişmesine asidoz, bazlığa doğru değişmesine alkaloz denir.

Böbreğin görev yapamaz hâle gelmesiyle üriner sistem rahatsızlıkları ortaya çıkar. Böbrek taşları, böbrek yetmezliği, idrar yolu enfeksiyonları bu rahatsızlıklardan bazılarıdır. Böbrek taşı oluşumunun nedeni süzülen kandaki kalsiyumun fazlalığı sebebiyle kalsiyum ve fosfat minerallerinin çökelerek kalsiyum fosfat tuzlarını oluşturmasıdır. Böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarının neredeyse tamamının kaybedilmesidir. Üriner sistemin parçaları olan idrar kesesi ve üretra, çeşitli bakterilerin enfeksiyonu sonucu iltihaplanabilir. Tedavi edilmezse diğer organlarda da sorunlar ortaya çıkabilir. Üriner sistemin sağlıklı yapısının korunması için idrar uzun süre tutulmamalıdır ve hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.

11. Sınıf Biyoloji Üriner Sistem

6. Bölüm Üriner Sistem Konu Anlatım