Yerleşmelerin Özellikleri

2. Ünite: Beşeri Sistemler 2. Bölüm: Yerleşmelerin Özellikleri

İnsanların günümüzden yaklaşık 10 000 yıl önce tarımsal faaliyetlerle uğraşmaya başlaması yerleşik hayata kapı aralamıştır. Yerleşik hayatın başlamasıyla insanların bir arada yaşaması da şehirlerin temelini oluşturan köylerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Şehirsel yerleşmelerin ilk olarak görüldüğü alanlar; Mezopotamya (MÖ 3500), Mısır (MÖ 3200), Hindistan (MÖ 2200), Çin (MÖ 1500) ve Orta Amerika’dır (MÖ 200). İlk kurulan şehirlerde zamanla üretimin artması sonucu ortaya çıkan üretim fazlası ürünler, insanlar arasında değiş tokuş yöntemiyle el değiştirmeye başlamıştır. Bu durum, ticaretin başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Ticari faaliyetlerin belli alanlarda yoğunlaşmasıyla da ticaret şehirleri oluşmaya başlamıştır. Sanayi Devrimi’yle birlikte şehirler, hem oransal hem de işlevsel anlamda hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Günümüze bakıldığında büyük şehirler ve metropollerde birden fazla fonksiyonun yer aldığını görmek mümkündür.

Fonksiyonel özelliklerine göre şehirler; idari, dinî, askerî şehirler ile tarım, sanayi, maden, liman, ticaret, turizm ve kültür şehirleri olarak sınıflandırılabilir.

İdari şehirler; bir ülkenin, bölgenin ya da uluslarası bir kuruluşun yönetim merkezinin bulunduğu şehirlerdir.

Dinî şehirler, bir veya birden fazla dinî inancın merkezi ya da kutsal değerlere ve mekânlara sahip olan şehirlerdir.

• Askerî şehirler, gelişiminde stratejik öneme sahip bölgelerin veya askerî eğitim birliklerinin etkili olduğu şehirlerdir.

• Liman şehirleri; hinterlandı geniş, önemli koy ve körfezlere sahip olan, ticaretin genellikle liman aracılığıyla yapılması sonucu gelişen şehirlerdir.

• Tarım şehri, insanların geçimlerini daha çok tarımsal faaliyetlerden karşıladığı şehirdir.

• Sanayi şehirleri, Sanayi Devrimi’nin etkisiyle sanayi tesislerinin kurulması sonucu ortaya çıkmıştır.

• Maden şehirleri, önemli yer altı kaynaklarına bağlı olarak gelişen şehirlerdir.

• Turizm şehirleri, doğal ve beşerî turizm varlıklarının bulunması sayesinde gelişen şehirlerdir.

• Kültürel şehirler; bilim, sanat ve eğitim gibi çeşitli kültürel faaliyetlerin ön planda olduğu şehirlerdir.

• Ticaret şehirleri, genellikle ulaşım hatlarının geliştiği ve ticari faaliyetlerin yoğunlaştığı şehirlerdir.

Türk – İslam Şehirleri:

İslamiyet’in kabulüyle Türkler tarafından göçebe yaşam tarzı yavaş yavaş terk edilmeye başlanmış ve bu doğrultuda 9. yüzyıldan itibaren Taşkent, Fergana, Buhara, Semerkant ve Tebriz gibi önemli Türk-İslam şehirleri ortaya çıkmaya başlamıştır.

Şehirlerin etki alanları: Şehirler, kurulduğu mekânın yanı sıra çevrelerini de etkiler. Ancak her şehrin etki alanı birbirinden farklıdır. Şehirlerin etki alanının sınırları, sahip olduğu işlevsel özelliklerle yakından ilgilidir.

Şehirler; etki alanları bakımından küresel, bölgesel ve yerel etkiye sahip şehirler olmak üzere üçe ayrılır;

  • Küresel Etkiye Sahip Şehirler: Ulusal ve uluslararası ticaret, borsa, bankacılık, sigortacılık, ulaşım gibi ekonomik faaliyetlerin bulunduğu şehirlerdir. Ayrıca bu şehirlerde bilim, teknoloji ve sanatta uzmanlaşmış kurum ve kuruluşlar yer alır. Dolayısıyla bu tür şehirlerde ortaya çıkabilecek sosyal, ekonomik ve siyasi olaylar tüm dünyayı etkilemektedir.
  • Bölgesel Etkiye Sahip Şehirler: Bazı ülkelerde yer alan büyük şehirler, küresel boyuttan çok bölgesel etki alanına sahiptir. Dolayısıyla bu şehirlerde meydana gelen toplumsal, ekonomik ve siyasal olaylardan herhangi biri daha çok o ülkeyi ya da yakın çevresindeki ülkeleri etkiler.
  • Yerel Etkiye Sahip Şehirler: Geniş alanları etkileyebilecek işlevsel özelliklerin bulunmadığı ve sahip olunan nüfus miktarının az olduğu şehirlerdir. Dünyadaki şehirlerin önemli bir kısmı, yerelde etkili olup daha çok tarım ve tarıma dayalı sanayi faaliyetleriyle ön plana çıkmaktadır.
Türkiye’de Şehirlerin Fonksiyonları

Türkiye’de şehirlerin oluşmasında ve gelişmesinde tek bir fonksiyon etkili olabileceği gibi birden fazla fonksiyon da etkili olabilir. Bu bakımdan ülkemizdeki çoğu şehrin ticaretin yanı sıra tarım, sanayi, ticaret, maden, ulaşım, turizm, kültür, idari ve askerî fonksiyonları da bulunmaktadır. Küreselleşen hızlı şehir hayatına karşı 1999 yılında İtalya’da kurulan Cittaslow, nüfusu 50 000’in altındaki şehirlerin üye olabildiği uluslararası belediyeler birliğidir. İtalyanca Sakin Şehir anlamında kullanılmaktadır.

Sakin Şehir; bir şehirdeki yaşam kalitesinin iyileştirilerek kalkınmanın, şehrin kendi özgün yapısının, mimarisinin, gelenek ve göreneklerinin, yerel yemeklerinin ve tarihsel kimliğinin korunmasıyla mümkün olacağını öngörmektedir. Türkiye’den Akyaka (Muğla), Gökçeada (Çanakkale), Perşembe (Ordu), Seferihisar (İzmir), Vize (Kırklareli), Yalvaç (Isparta), Yenipazar (Aydın), Halfeti (Şanlıurfa), Taraklı (Sakarya), Uzundere (Erzurum), Göynük (Bolu), Eğirdir (Isparta), Gerze (Sinop), Şavşat (Artvin) ve Mudurnu (Bolu) belediyeleri bu birliğin üyeleri arasında yer almaktadır.

Kırsal yerleşme; insanların geçimlerini genellikle tarım, hayvancılık, ormancılık, balıkçılıktan sağladığı ve nüfus miktarı az olan yerleşme çeşididir. Ülkemizde kırsal yerleşmeler; genelde kasaba, köy ve köyden küçük kırsal yerleşmelerden oluşmaktadır. Türkiye’de kırsal yerleşmelerin bir kısmı sürekli, bir kısmı da geçicidir. Kasaba, köy, çiftlik, divan, mahalle ve mezra sürekli; yayla, ağıl, kom, oba, dam ve dalyan ise geçici yerleşmelere örnek verilebilir. Türkiye’de kır yerleşmeleri toplu (Evlerin genellikle su kuyusu, çeşme ya da dinî yapıların etrafında bulunduğu bu tür yerleşmeler, ülkemizde denizden uzak iç kesimlerde daha yaygındır), dağınık(Arazinin engebeli, su kaynaklarının fazla ve tarım alanlarının parçalı olduğu yerlerde görülen bu tür yerleşmeler, ülkemizde Kuzey Anadolu Dağları’nın kuzey yamaçlarında yaygın olarak görülmektedir) ve gevşek yerleşme dokusuna sahiptir. Doğal ve beşerî çevre etmenlerine bağlı olarak oluşan kırsal yerleşmeler, belirli bir plan dâhilinde şekillenmiştir. Yol ya da akarsu kenarlarında konumlandırılan meskenler çizgisel planlı yerleşmeleri oluşturur. Engebenin az olduğu alanlarda ise meskenlerin bir meydanın etrafında toplanmasıyla dairesel planlı yerleşmeler oluşmuştur. Genellikle meskenlerin yolların etrafında ve değişik doğrultularda konumlandırılmasıyla ışınsal planlı yerleşmeler, yerleşme çekirdeklerinin birbirine yakın ve düzensiz konumlandırılması sonucu da küme planlı yerleşme oluşmuştur.

Kasaba: Nüfusu, fiziksel özellikleri, işlevleri ve yaşam koşulları bakımından köy ile şehir arasında geçiş özelliği gösteren yerleşmedir.

Köy: 1924 yılında çıkarılan 442 sayılı Köy Kanunu’na göre cami, okul, yaylak, baltalık ve orman gibi malları bulunan; toplu veya dağınık yerleşen insanların bağ, bahçe ve tarlaları ile birlikte oluşturdukları yerleşmelerdir.

Köyden küçük kırsal yerleşmeler: Bu yerleşmeler, köyün idari sınırları içerisinde yer alan ve köye bağlı bulunan kırsal yerleşme türüdür.